"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1599 E., 2024/1612 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/290 E., 2018/500 K.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili ve zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
... ili,...ilçesi,...Mahallesi çalışma alanında 1974 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmaz bölümlerinin bulunduğu alan paftasında “taşlık” olduğu belirtilerek tescil harici bırakılmıştır. Aynı çalışma alanında bulunan 1 56... parsel sayılı taşınmazın geldisi 1917 parsel sayılı taşınmaz taşlık olarak tescil harici bırakıldıktan sonra 2008 yılında “taşlık” vasfı ile, aynı nedenle tescil harici bırakılan 1 56... parsel sayılı taşınmaz ise tarla vasfı ile Hazine adına idari yoldan 08.06.2012 tarihinde tescil edilmiştir.
Davacı vekili; davacıya ait ... ili,...ilçesi,...Mahallesinde (...) bulunan 1 56... parsel, 1 56... parsel, 1 56... parsel, 1 56... parsel, 1 56... parsel, 1 56... parsel arasında kalan ve kısmen de 1 56... parsel içerisinde kalan tarla vasfına sahip taşınmazın kadastro çalışması sırasında tescil harici boşluk olarak bırakıldığını, 1 56... parsel sayılı taşınmazın ise evvelinde tescil harici olup idari yolla tescil edilerek ... adına kaydedildiğini, dava konusu yaklaşık 30.0 00... yerin 20 yıldan önce imar ve ihya edilerek en az 20 yıldan beridir davacının zilyetliğinde bulunduğunu ve davacının nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla tarım arazisi olarak kullandığını, davacı lehine oluşan kazandırıcı zamanaşımından kaynaklı edinme koşulları oluştuğunu ileri sürerek davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; ... köyünde kadastro tutanağının 1974 yılında kesinleştiğini, kadastro tutanakları kesinleştikten sonra 10 yıllık süre içerisinde dava açılmasının gerektiğini, davacı tarafından 10 yıllık süre içerisinde dava açılmadığından hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek da...ın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; da...ın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmazların neden tescil harici bırakıldığının tespit edilmesi gerektiğini, sonrasında zilyetlikten edinim koşullarının oluşup oluşmadığına karar verilmesi gerektiğini, edinme koşullarının oluşmaması halinde da...ın reddine karar verilerek dava konusu taşınmazların davalı adına tescilini istemiştir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili; da...ın usulsüz ve dayanaksız olduğundan reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; mahalli bilirkişi ve tanıklar her ne kadar davacının 1970'li yıllarda dava konusu taşlık vaziyetteki taşınmazın taşlarını temizlemeye başladığını, 1980'li yılların başında tam manasıyla tarıma uygun hale getirdiğini ve o tarihten beri de kendisinin buğday, arpa, yonca ekmek suretiyle kullandığını beyan etmişlerse de dava konusu yere ait hava fotoğrafları ardışık olmadığı için stereoskopik değerlendirme yapılamadığı, tek hava fotoğrafına göre yapılan değerlendirme sonucu gerek 1988 yılı gerekse 2001 yılı hava fotoğraflarına göre dava konusu yerin içerisindeki taşlık-kayalık alanların mevcudiyetini koruduğu, nitekim mahkemece keşif sırasında yapılan gözlemde ve fotoğrafçı bilirkişinin çektiği fotoğraflarda da açıkça görüleceği üzere dava edilen alanın tam ortasında çoğunluğu B ile gösterilen alanın içinde bulunan ve fen bilirkişilerin raporlarında T1-T2-T3 olarak gösterdikleri 4 64... , 2 05... , 8 29... 'lik küçük taş niteliğinden çok öte, zeminin tamamında kesintisiz devam eden kayalık alanlar olduğu, ziraatçi ve fen bilirkişiler her ne kadar adeta bu büyük çaplı alanlar yokmuş gibi veya bu kısımlar göz ardı edilerek kalan kısımlarla ilgili olumlu rapor vermişlerse de davacı bu alanın tamamında imar-ihya ve zilyetlik iddiasında olduğuna göre imar-ihya olgusunun taşınmazın tümü üzerinde tamamlanması gerekmekte olup tamamı 12 00... 'yi bulan kayalık alan hariç tutularak imar-ihyanın diğer alanlar için tamamlandığı kabul edilemeyeceğinden, zaten bu kayalık kesimin büyüklüğü ve toprak derinliği nazara alındığında bu çapta kayalık tarzdaki arazide zilyetlikle kazanımının mümkün olamayacağı nazara alınarak davacı bakımından TMK’nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14... . maddelerine dayalı zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle da...ın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; imar-ihya suretiyle zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.