"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/425 E., 2024/10 K.
Mahkeme kararı, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, ... ili,... ilçesi,... köyü çalışma alanında bulunan 1 02... ( yeni 1 31... ) ve 57 ( yeni 1 31... ) parsel sayılı 26.070,68-8.783,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları, dava konusu ... ili,... ilçesi,... köyü çalışma alanında bulunan 1 02... ( yeni 1 31... ) ve 57 ( yeni 1 31... ) parsel sayılı taşınmazların yirmi yılı aşkın süredir zilyet ve kullanımlarında olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, 23.03.2009 tarihli bilirkişi raporunda 1 02... parselde (B) harfi ile gösterilen 18.535,59 metrekare ve 1 02... parselde (A) harfi ile gösterilen 16.749,64 metrekare yerin davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ..., ..., ... ve Kamber Tüm adlarına tesciline karar verilmiş; davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; “...yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Taşınmazların kullanım süresi ile niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olup Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamış, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının doğru olup olmadığı denetlenmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacılar yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 04.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda 1 31... parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen 16.749,64 metrekare yerin davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar ..., ..., ... ve Kamber Tüm adlarına tesciline, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, Mahkemece davacıların fazlaya ilişkin talepleri yönünden davacı taraf lehine zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Davacılar vekilinin, reddedilen kısma yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ;
Mahkemece, 04.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda 1 31... parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen 16.749,64 metrekare taşınmaz bölümü yönünden davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Bilindiği üzere; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan toplam yüz ölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan ( 40... dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”; 17. maddesinde; “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.”; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesinde ise; "Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. " düzenlemeleri yer almaktadır.
Somut olayda; bozma sonrası alınan jeodezi mühendisi bilirkişisinin 22.10.2023 tarihli raporunda, 19 85... yıllarına ait hava fotoğrafında 1 31... parsel sayılı taşınmaz ve (A) harfi ile gösterilen bölümünün bir kısmının işlenip kullanıldığının, bir kısmının da taşlık ve çalılık olduğu, sınırlarının belirgin olmadığının, raporun sonuç bölümünde de bu kısmın 1980 yıllarında taşları ve çalıları temizlenmeye, parselin üzerinin işlenerek imar ve ihyaya başlandığının, 2000 yılında parselin üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığının ve parsel sınırlarının belirginleştiğinin, imar-ihyanın tamamlandığının belirtildiği, Mahkemece mahalli bilirkişi beyanlarına üstünlük tanınarak sonuca gidilmişse de zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimini en iyi belirleme yöntemi olan hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri incelenerek hazırlanan bilimsel verilere dayalı bilirkişi raporlarına göre imar-ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile 1 31... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenden ötürü kabulüyle, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince kararın BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.