"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/45 E., 2024/107 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 11... ve 1 15... parsel sayılı 183.268, 76... ve 119.646, 71... yüzölçümündeki taşınmazlar Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, tarım arazisine dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olduğu ve kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı belirtilerek ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı; dava konusu 1 11... ve 1 15... parsel sayılı taşınmazlar içerisinde kalan bölümlere zilyet olduğunu ileri sürerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmak suretiyle bu kısımların tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların Hazinenin özel mülkiyetinde olduğunu, davacı taraf yararına kanunda aranan şartların gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 1 11... parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen 5.810, 00... lik bölümünün davacıya ait olduğunun tespitine dair verilen karara karşı davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.09.20 20... /15679 E., 2020/3317 K. sayılı kararı ile Mahkeme gerekçesinin dava konusu 1 15... parsel sayılı taşınmaz yönünden yerinde olmadığı, davacı tarafa bu taşınmazda hangi bölümleri istediğinin sorulup açıklattırılmadığı, zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının getirtilerek uzman bilirkişiye incelettirilmesi, taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki vasfının belirlenmesi, taşınmaz bölümü üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte başladığı, nasıl sürdürüldüğü, kimden kime nasıl intikal ettirildiği hususlarının araştırılması, zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluşup-oluşmadığının kesin olarak belirlenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 1 15... parsel sayılı taşınmazda (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımların imar ihyasının tamamlanmadığı, ham toprak yapısında olmaları nedeni ile bu taşınmaz hakkında açılan davanın reddine, dava konusu 1 11... parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen kısımda, davacı yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle bu taşınmaz hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının davacıdan alınmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Elbistan 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.