Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3148 E. 2026/2653 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/214 E., 2025/429 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/58 E., 2024/275 K.

Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması ve hile hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde tazminat ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davalı alıcı ... adına yetkili vekilleri olan diğer davalılarla müvekkilinin maliki bulunduğu ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi,... Mevkii, 1228 parsel sayılı 38.000,00 metrekare yüz ölçümlü tarla vasfındaki taşınmazın 5.000.000,00 TL bedelle, dava konusu olmayan ...Merkez 6 43... parsel numaralı taşınmazın da yine 5.000.000,00 TL bedelle satışı ile satış bedelinin beş eşit taksitte ödenmesi hususunda anlaşmaya vardığını, taşınmazın alıcı davalıya temlik ve adına tescil edilmesine rağmen sözleşme bedelinin ödenmediğini, sözleşme gereği vekillerin de ödenmeyen satış bedelinden sorumlu olduğunu, sözleşme her ne kadar resmî şekilde yapılamamış olsa da Yargıtayın konuya ilişkin uygulamasına göre tapu devri yapılması durumunda resmî şekilde yapılmayan sözleşmelerin de artık geçerlilik kazanacağını, davalıların birlikte hareket ederek müvekkili adına satışı yapılan taşınmazın tapu devrinin yapılmasına rağmen bedelini ödemediklerini ileri sürerek ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi,... Mevkii, 1228 parsel sayılı 38.000,00 metrekare yüz ölçümünde tarla vasfındaki taşınmazın tapuda yapılan satış işleminin iptali ile anılan taşınmazın müvekkil adına tescilini, aksi takdirde taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden yasal faizi ile birlikte ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedeli dahil olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; davanın usule uygun açılmadığını, davaya dayanak yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkili adına işlem yaptığı iddia olunan davalıların vekâletnamede yer alan yetkileri aşarak yaptıkları sözleşmenin davacıyı bağlamayacağını, zira vekillere sözleşme ve/veya satış bedelini belirleme hususunda yetki verilmediğini, sözleşmenin yetkisiz temsilci ile yapıldığını, sözleşmeye dayalı talepte bulunulmasına rağmen dava değerinin sözleşmede yer alan tutardan daha düşük gösterildiğini, hile iddialarının doğru olmayıp müvekkilinin hangi aldatıcı davranışının hile olgusuna sebebiyet verdiğinin açıklanamadığını, bilakis müvekkilinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden davacı ve önceki malik ve davacının bulduğu vekilleri tarafından mağdur edildiğini, kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından tapuda gösterilen satış bedelinin muvazaalı olarak düşük gösterildiği iddiasına itibar olunamayacağını, davacının iki gün önce satın aldığı taşınmazı kâr elde ederek müvekkiline resmi senette yazılı bedel üzerinden sattığını ve satış bedelini aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamışlardır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, ihtilaf konusu ... ili, ... ilçesi,... Mevkii, 1 56... parsel sayılı taşınmazını 06.01.2023 tarihinde davalılardan ...'a temlik ettiği, resmî şekilde yapılmayan satış sözleşmesinin dosyaya ibraz edildiği, davalı ...'ın herhangi bir ödeme belgesi sunmadığı, her iki vekilin de temsil yetkisini aştığının iddia edildiği

05.01.2023 tarihli harici taşınmaz sözleşmesinin davacı ile davalı ... vekili olarak davalılar ... ve ... arasında düzenlenmiş olduğu, vekaletnameleri incelendiğinde; 30.06.2023 tarihine kadar süreli olup"dilediği zaman, dilediği bedel ve koşullarda, dilediği gerçek ve tüzel kişilerden... taşınmaz mallar, bağımsız bölümler satın almaya, satış bedellerini ödemeye" yetkilerini haiz olduğu, 06.01.2023 tarihinde davalı ...'ın iki vekili de azlettiği, bu hâliyle davalı ... vekillerinin yetkilerini aştığı, yetkisiz temsilin söz konusu olduğu yönündeki iddiaların kabul görmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 246. maddesinin yaptığı yollama ile 235. maddesi hükmü uyarınca, satış bedelinin ödenmemesi halinde akdi feshederek satışa konu şeyin geri alınması hakkı sözleşmede açıkça saklı tutulmadıkça, satılan şeyin geri verilmesinin istenemeyeceği hüküm altına alınmış olmakla davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmediği, yapılan keşif sonucu tespit olunan taşınmazın gerçek değerinin harici taşınmaz satış sözleşmesindeki bedel ile uyumlu sayılabilecek tutarda olduğu, keşfen belirlenen rayiç değerin davalı tanıklarının beyanlarındaki bedel ile arasında fahiş fark bulunduğu, bu sebeple tanık beyanlarının bedel yönünden esas alınamayacağı, en nihayetinde ortada bir taşınmaz temlikinin bulunduğu ve kararlaştırılan bedelin ödenmediği sabit olmakla son kayıt maliki...n iyiniyetli olmadığı sonucuna varıldığı, davalılar ...ve ...'nın temsil yetkilerini aşmadıkları, bu sebeple kendilerine sorumluluk yüklenemeyeceği belirtilip davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli olarak taşınmaz bedelinin ödenmesi yönündeki talebin ise kabulüne, diğer davalılar ...ve ... yönünden ise husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilerek tespit olunan taşınmaz bedeli 6.378.240,37 TL'nin davalı ...'dan tahsiline dair hüküm tesis edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine göre davalı ...'ın vekâleten temsil edildiği satış sözleşmesi gereği dava konusu taşınmazın davacı tarafça davalıya satılarak bedeli konusunda anlaşmaya varıldığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 893. maddesi uyarınca bedelin sonradan ödenmesi taraflarca kararlaştırılmış ve ihtirazi kayıt konulmamış ise satıcının hakkı bedel olup ödenmemesi halinde yasal yollara müracaat ederek tahsili sağlanabileceğinden ödememenin tapu iptali ve tescilin hukuki nedenini teşkil etmeyeceği, davacı ile davalı ... vekilleri arasında 05.01.2023 tarihli harici taşınmaz satış sözleşmesinde bedelin sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dosya içeriğine göre ve konuya ilişkin mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucu davacının vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde veya kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gibi vekilin, vekâlet görevini kötüye kullandığını davacı da bilmediğinden vekil eden davalının satış sözleşmesiyle bağlı olduğu, bu durumda tapu iptal ve tescil talebinin reddi ile taşınmazın rayiç değerinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine ilişkin kabul ve değerlendirmede herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 326.774,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§