Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3143 E. 2026/2226 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2085 E., 2025/45 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Şenkaya Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/59 E., 2021/120 K.

Dava; Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki dava konusu 1 77... parsel sayılı taşınmazın Hazineye intikâl gereken yerlerden olmadığı, kamu orta malı niteliğini taşımadığı, çalışma alanı içinde bulunan 1. derece sit alanlarının ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 11.04.2008 tarihli ve 891 sayılı kararında ve ekli 1/25.000'lik haritalarda gösterildiği şekilde sınrılandırmalarının yapıldığı ve 1. derece sit alanı içerisinde bulunan taşınmazların tutanağın beyanlar hanesinde belirtildiği gerekçesiyle çayır vasfıyla davalı ... adına tespit edildiği, askı ilân süresi içerisinde itiraz edilmeyen tespitin 08.09.2009 tarihinde kesinleştiği, beyanlar hanesinde taşınmazın 1. derece doğal sit alanı içerisinde olduğu ve korunması gerekli kültür varlığı şerhi bulunduğu anlaşılmaktadır.

Davacı Hazine; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlik ile iktisap edilemeyeceğini, davalı lehine zilyetlik ile iktisap şartlarının oluşmadığını, taşınmazın 1. derece doğal sit alanı içerisinde bulunduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.

Davalı, beyan dilekçeleri ve beyanlarında; taşınmazı 1995 yılında senetle önceki zilyedinden satın aldığını, önceki zilyet ve kendisinin uzun yıllardır taşınmazı çayır olarak kullandığını, kendisinin başka köyden olması nedeniyle taşınmazının elinden alınmaya çalışıldığını, civardaki tüm taşınmazların tapusu iptal edilecekse kendi taşınmazının alınmasını da kabul ettiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2017 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmaz ile mera parseli arasında sınır taşları olduğu, sınırlarının belirgin şekilde ayrılmış olduğu, kadim mera olmadığı, meradan açılma yoluyla elde edilmediği, çayır vasfında olduğu, önceki zilyedi ve davalı tarafından eklemli olarak tespit tarihine kadar 20 yılı aşkın çayır olarak kullanıldığı, yöre itibariyle bu kullanımın ekonomik amacına uygun zilyetlik olduğu, 2863 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca korunması gereken tabiat ya da kültür varlığı bulunmadığı, aynı Kanun'un 6. maddesindeki özellikleri taşımadığı, zilyetlikle kazanılabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusu üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 17.05.2018 tarihli kararıyla; komşu parsellerin dayanak tapu ve mahkeme kararlarının getirtilip uygulanmadığı, usulüne uygun mera araştırması yapılmadığı, satış senedinin keşifte zemine uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli kararıyla; komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirildiği, yeniden yapılan keşifte dinlenen komşu köyden mahalli bilirkişilerin taşınmazın önceki zilyedi ve satın alan davalı tarafından çayır olarak kullanıldığını beyan ettikleri, taşınmazın 1. derece doğal sit alanı içinde kaldığı, arkeolog bilirkişinin taşınmazın arkeolojik ve tarihi sit alanı içinde kalmadığını, çayır vasfında olduğunu ve 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesindeki özellikleri taşımadığını bildirdiği, mera tahsisi yapılmadığı, dava konusu parselin (A) ve (B) kısımlarının birbirinin devamı ve tek bir parsel olduğu, çevre şahıs taşınmazlarına benzediği, mera parseli ile farklılık gösterdiği, imar-ihya olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunmadığı, mera parseli ile sınır taşlarıyla belirgin sınırı olduğu, tespit tarihi itibariyle davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 17.01.2025 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazın kuzeydeki 1 77... sayılı mera parseline bitişik olduğu, 25.09.2019 tarihli ziraat bilirkişileri heyet raporu ekinde yer alan dava konusu taşınmazın komşularıyla sınırlarını gösteren fotoğraflara göre dava konusu taşınmazın mera parseli ile aralarında ayrıcı doğal veya yapay sınırları bulunmadığı, mera bütünlüğü içerisinde kaldığının anlaşıldığı, buna göre dava konusu taşınmazın öncesinin mera olduğu ve öncesi mera olan taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin hükümsüz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne, tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§