"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/295 E., 2025/3 K.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
... ili, ...ilçesi, ... köyünde bulunan 24.12.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 28.389, 39... yüz ölçümlü dava konusu taşınmaz 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 2. maddesine göre tescil harici bırakılmıştır.
Davacı; ...ilçesi, ... köyü muhtarlığına bağlı...mezrası arasında bulunan tapulamanın tespit ve tehdidinden sonra ... köyü ve...mezrası arasında dedelerinden ve babasından kalan yerde 50-60 yıldan beri arpa, mercimek, buğday ektiğini, taşınmazların üzerindeki fuzuli taşları da toplayıp kültür haline getirdiğini, taşınmazı 50-60 yıldır nizasız ve fasılasız elinde bulundurduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Hazine, ... ve Köy Tüzel Kişiliğine dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.01.2014 tarih ve 2011/266 Esas, 2014/24 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulu ile; fen bilirkişi raporunda, (B), (C) ve (D) harfi ile gösterilen yerlerin tapulu taşınmazlar içerisinde kaldığı gerekçesiyle bu parseller yönünden davacının talebinin reddine; krokide (A) harfi ile gösterilen 28.576, 30... 'lik kısım yönünden ise davacı lehine olağanüstü zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.05.2017 tarihli ve 2017/2080 Esas, 2017/3117 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece çekişmeli taşınmazın imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı ve davacı lehine olağanüstü zamanaşımı ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulduğu, ancak dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları getirtilerek harita mühendisi veya jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi tarafından hava fotoğrafları üzerinde uygulama yapılması gerekirken bu incelemenin ziraatçi bilirkişi kurulu tarafından yapıldığı, ayrıca çekişmeli taşınmazda imar-ihyaya ve tarım arazisi olarak kullanıma ne zaman başlanıldığının açıkça belirlenmediği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili bozma ilamına karşı karar düzeltme talebinde bulunmuş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.03.2020 tarihli ve 2020/80 Esas, 2020/1068 Karar sayılı kararıyla; karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen tanık beyanlarında davacının dava konusu taşınmazı taşlık arazi halindeyken temizleyerek tarım arazi haline getirdiği, ekime ara vermediği, 30-40 yıldır dava konusu taşınmazı ekip biçtiği yönünde bilirkişilerin beyanlarının mevcut olduğu, akabinde zilyetliğin sürdürülüş şekli ve süresi ile ilgili olarak da imar-ihya çalışmasının mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının bilirkişi raporları ile uyumlu olduğu, tüm bu nedenlerle taşınmazların imar-ihyasının tamamlandığı, dava tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle 24.12.2023 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen A=28.389, 39... 'lik kısmının davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın ...1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.