Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2877 E. 2026/3706 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/46 E., 2025/121 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/200 E., 2021/274 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davacının muris ...'in oğlu, davalının ise murisin torunu olduğunu, murisin kayden tam paylı maliki olduğu 1 37... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını davalı torununa satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı gerçekleştirildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/2 payın tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; murisin sağlığında maliki olduğu taşınmazları iki oğluna paylaştırdığını, dava konusu taşınmazı ise uhdesinde tuttuğunu, murisin emeklilik maaşı ya da başkaca bir geliri bulunmadığını, dava konusu taşınmazı ihtiyaç nedeniyle rayiç bedeli üzerinden sattığını, davacının kızının davalı ile evli olduğunu ancak yakın tarihte boşandıklarını, eldeki davanın da bu boşanmadan sonra doğan husumet nedeniyle açıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kızı ... ile davalının öncesinde evli oldukları, dava konusu payın temlik tarihinde evli olan ... ve ... tarafından taşınmazda bir ev inşa etmeleri nedeniyle muris tarafından devredildiği, davacının kızının da ikamet ettiği taşınmazın temlikinden haberi olduğu ancak kızının evliliği süresince bu konuda bir itirazda bulunmadığı, ... ve ...'nin 26.10.2020 tarihinde boşanmalarından sonra eldeki davanın açıldığı, davacı tarafça temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla gerçekleştirildiğinin ispatlanamadığı, akitte gösterilen bedel ile keşfen saptanan değer arasındaki farkın da tek başına temlikin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tanıkları ... ve ...'in dava konusu taşınmazın temliki hakkında bilgi sahibi olmadıkları, davalı tanıkları ... ve ...'nın ise davalının ödeme savunmasını doğruladığı, dava konusu taşınmazın tam paylı maliki olan murisin, taşınmazın tamamını devredebilecekken yalnızca 1/2 payını devrettiği, eldeki davanın davacının kızı ile evli olan davalının boşanmasından sonra açıldığı, bu haliyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.04.2025 tarihli ek kararı ile temyiz talebi, kararın kesin nitelikte olması nedeniyle reddedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi asıl ve ek kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başkaca gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Bilindiği üzere 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı açıktır. Öte yandan, pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davalarda dava değerinin davayı açan mirasçının payına isabet eden değer olacağı da kuşkusuzdur.

Diğer taraftan, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.

Somut olayda; dava konusu taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanan değeri üzerinden davacının miras payına isabet eden toplam 275.401,66 TL'nin dava tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin üzerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin 22.04.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, ek karar bakımından peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren AAÜT uyarınca gelen temyiz eden vekili için 40.000,00 TL duruşa vekalet ücretinin davalıdan alınmasına,

Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Temyiz edilen davalı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§