"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/840 E., 2025/173 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/377 E., 2022/600 K.
Dava, Devletin hüküm ve tasarrufu altında (kıyı-kenar çizgisi içerisinde) olduğu iddia edilen taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
Davacı Hazine vekili; Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... köyünde Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan, kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan dava konusu taşınmazda ve deniz yüzeyinde davalı tarafından muhdesat yapılmak ve kullanılmak suretiyle dava konusu alanın işgal edildiğini, müdahalelerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kıyı-kenar çizgisi içinde mevcut davalı işgallerinin ve kesin ölçümlerinin keşifte belirlenerek davalının kıyı vasfındaki alana müdahalesinin önlenmesine ve muhdesatların kâl'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili; kıyı şeridinin içinde kalan alanın tatil köyü yapılmak üzere Maliye Bakanlığınca tahsis edilen parselin deniz kıyısı olduğunu, kıyı şeridinin hiçbir zaman sahiplenilmediğini ve kamunun kullanımına kapatılmadığını, parselin deniz kıyısının kullanılacağının tahsisi yapan Hazine tarafından bilinen açık bir gerçek olduğunu, Medeni Kanun'un 2. maddesinin Maliye Hazinesinin bu davayı açmasına izin vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu yere ilişkin davalı Şirket lehine irtifak hakkı tesis edildiğinden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen ilk kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kararda; dava konusu kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alana ilişkin irtifak hakkı tesis edilmediği, herhangi bir izin, kira durumunun bulunmadığı açıkça belirtildiği halde Mahkemece yazı cevabının yanlış değerlendirildiği, eksik araştırma ve inceleme yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1/a-6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; dava konusu yerin kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı, davalının kıyıya izinsiz, ruhsatsız olarak müdahale ettiği gerekçesiyle kıyı-kenar çizgisinin deniz tarafından kalan kısımlara ilişkin müdahalenin önlenmesine, müdahaleye konu alan üzerindeki yapı ve müştemilatların kal'ine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 15.071,69 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.