"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1464 E., 2025/502 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/367 E., 2023/182 K.
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Davacı; maliki olduğu 1 64... ve 4 parsel sayılı taşınmazların borcuna karşılık olarak teminat amacıyla davalılara devri konusunda protokol imzalandığını, ancak davalıların taşınmazları diğer davalı ...’ya devrettiğini, borçları için mahsupların yapılmadığını belirtilerek borcun ödenmesi gerektiğini kendisine iletiklerini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili, davacı tarafın iddia ettiği inançlı işleme dair herhangi bir sözleşme sunmadığını çünkü ortada böyle bir sözleşme bulunmadığını, davacının düzenlendiğini iddia ettiği protokol başlıklı belgenin inançlı işlemin değil, satış yapıldığının kanıtı olduğunu, dava konusu taşınmazın davacıdan satın alındığını, davacı taşınmaz üzerindeki borçları ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yazılı delil dışında hiçbir delile muvafakati olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuş; davalı ..., iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, dava konusu taşınmazı piyasa koşullarına göre değerinde diğer davalılardan satın aldığını, yıllardır ve halen kiralık dükkanda izolasyon işi yaptığını, kendine ait iş yeri aradığını, emlakçı vasıtasıyla dava konusu taşınmazı bulduğunu, davacıyı tanımadığını, davacının iddialarını öncelikle yazılı delille ispatlamak zorunda olduğunu, davacı ve diğer davalılar arasında yapılan sözleşme ya da protokolden haberi olmadığını, taşınmazın iskan ruhsatı bulunmadığını, buna ilişkin gerekli başvuruların yapıldığını, bu durum göz önüne alındığında taşınmaz bedelinin gayet makul olduğunu, taşınmaz üzerindeki ipotekten, krediden vs. kaynaklı olarak davacı adına ...a taksitli olarak toplam 245,000,00 TL ödeme yapması ve bu ödemenin satış bedelinden düşülmesinin kararlaştırıldığını, davalı müvekkilin bugüne kadar davacı adına ...a taksit taksit toplam 210.177,37 TL ödeme yaptığını, temlik günü ... hesabından davalı ...'a dava konusu taşınmazın satış bedeli olarak 10.000,00 TL havale yapıldığını, davalı ...'a 4 adet her biri 10.000,00 TL bedelli ...'a ait toplam 40.000,00 TL dava konusu taşınmazın satış bedeli olarak çek verildiğini, davalı ...'e 6 adet her biri 10.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 60.000,00 TL dava konusu taşınmazın satış bedeli olarak çek verildiğini, bir çok masraf yaptığını belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; protokol başlıklı, 02.11.2018 tarihli belgenin taraflar arasında yapılan satışa ilişkin düzenlendiği, belge içeriğinde taşınmazın belli şartlar gerçekleştikten sonra iade edileceğine dair hiçbir hüküm içermediği, anılan nedenlerle belgenin yazılı delil başlangıcı mahiyetinde kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla inançlı işlem iddiası yönünden tanık beyanlarının hükme esas alınmadığı, davaya konu edilen devrin muvazaalı olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir beyan ya da belgenin bulunmadığı, davacının davalı ... ve ...'e herhangi bir borç ödemesi yapmadığı, taşınmazın üzerinde bulunan takyidatlar ve hukuki durumu dikkate alınarak tespit edilen bedeli ile satış bedeli arasında misli fark bulunmadığı, davalılardan ...'ın zaten iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, iddianın ispatına yarar yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı bulunmadığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.