"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/611 E., 2024/747 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Mardin ili, Midyat ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... ve 1 06... parsel sayılı taşınmazlar, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ...; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazların bazı bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine vekili; aşamalarda dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığının yöntemince belirlenmesi gereğine değinilen bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının eklemeli zilyetliğinin miras bırakan ...'a dayandığı, miras bırakanının terekesinin taksim edilmediği, söz konusu taşınmazın terekeye ait olduğu, davacının kendi adına tescil isteğinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairece, davacının müstakil zilyetliğine dayandığı ve ispat edilmesi halinde davacının zilyetliğinin başladığını iddia ettiği tarih ile taşınmazın kadastro tespitinin yapıldığı tarih arasında müstakil zilyetlikle iktisap süresinin dolduğunda davacının bu nitelikte bir iddia ile dava açabileceği, bu nedenle işin esasına girilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı lehine eklemeli zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda 106/A ile gösterilen 2.004,35 metrekare ve 106/B ile gösterilen 4.150,93 metrekare yüz ölçümündeki bölümleri ile 1 01... parselin 101/A ile gösterilen 15.330,29 metrekare ve 101/B ile gösterilen 8.900 metrekare yüz ölçümündeki bölümlerinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; 4721 sayılı TMK'nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerinde, orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici taşınmazlardan imar-ihya edilerek dava tarihine kadar 20 yıl süreyle çekişmesiz ve aralıksız olarak zilyet edilenlerin zilyetleri adına tescil edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Terk edilmiş dere yatakları, kayalık, taşlık, yol ve yol boşluğu gibi taşınmazlar ancak imar-ihya yolu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca iktisap edilebilirken; ham toprak, hali arazi, köy boşluğu gibi basit ameliye ile zilyet edilebilecek yerler ise aynı Yasa'nın 14. maddesi gereğince iktisap edilebilir.
Somut olayda; yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi bozma gereklerine de riayet edilmemiştir. Davacı ..., muris ...’den intikal eden eklemeli zilyetliğe dayandığı ve adına tescil isteğinde bulunduğu halde zilyetliğin ...’den davacıya hangi hukuki sebeple (bağış, taksim vb.) intikal ettiği araştırılmamış, jeodezi mühendisi bilirkişinin kök raporunda 1 01... parselin ekli krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü ile 1 06... parselin ekli krokide (B) harfi ile gösterilen bölümünde imar-ihyanın tamamlanmadığı, bilahare ek raporda ise bu bölümler yönünden imar-ihya şartlarının oluştuğu rapor edildiği halde çelişki üzerinde durulmamış, zilyetlikle iktisap koşulları hususunda toplanan deliller ile mahallinde çekilen görüntüler arasında çelişki mevcut olup taşınmazda yoğun taşlık sorunu bulunduğu halde bu yön üzerinde durulmamış, tüm bunlar dışında önceki hükümle fen bilirkişi raporunda 106/A harfi ile belirtilen 2.004,35 metrekarelik alan ile 1 01... parsel kapsamında kalan 101/A harfi ile gösterilen 15.330,29 metrekarelik alan yönünden davanın kabulüne hükmedilip karara karşı davalı Hazine tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğu, temyiz isteğine konu kararda ise bu kez dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda 106/A ile gösterilen 2.004,35 metrekare ve 106/B ile gösterilen 4.150,93 metrekare yüz ölçümündeki bölümleri ile 1 01... parselin 101/A ile gösterilen 15.330,29 metrekare ve 101/B ile gösterilen 8.900 metrekare yüz ölçümündeki bölümlerinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmek suretiyle davacı lehine, davalı Hazine aleyhine olacak şekilde usuli müktesep haklara riayet edilmemiştir.
Hâl böyle olunca; öncelikle davacıdan çekişmeli taşınmazın muristen kendisine ne şekilde kaldığı, hangi hukuksal nedene dayanarak (taksim, bağış, satış vs.) adına müstakilen tescil talebinde bulunduğu sorularak açıklattırılmalı; davacıya bu yöndeki iddiasını ispat açısından imkan tanınmalı; bu şekilde davacının aktif dava ehliyeti bulunduğu sonucuna varılması halinde tespit tarihinden öncesine ait fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, uydu fotoğrafları ile memleket haritaları ilgili kurumlardan celbedilmeli, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi, üç kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, kimden kime nasıl ve hangi sebeple intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde yöntemine uygun şekilde çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan taşınmazların niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, dava konusu taşınmazın geri kalanı ile karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini irdeleyen, taşınmazda mevcut bağ omcalarının ve ağaçların adedi, bakım ve ıslah durumu ile ekonomik verimliliğinin ve taşınmazın taşlılık durumunun tartışıldığı, önceki ziraatçi bilirkişi raporunun değerlendirildiği somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kuruluna dosyada mevcut hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak çekişmeli taşınmazların fotoğrafların çekildikleri tarihlerdeki niteliği, kullanım şekli ve süresi ile varsa imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, belirtilen dönemlere ilişkin memleket haritaları ile uydu fotoğrafları yapılacak inceleme sırasında dikkate alınmalı ve çekişmeli taşınmazların değişik yönlerden ve komşu parseller ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde çekilmiş yakın plan panoramik fotoğrafları dosya arasına konulmalı; fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir rapor ve harita düzenlettirilmeli; bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek taşınmazlar üzerinde tespit tarihine kadar 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda değinilen yönler göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.