Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2700 E. 2026/2246 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/337 E., 2025/504 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gelibolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/365 E., 2023/672 K.

Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davacının, davalı ...'in diğer davalılar ... ve ... ile yapacağı ticarette maddi olarak yardımcı olmak amacıyla taşınmazının satışı için vekaletname verdiğini, davalı ...'in borcu ödedikten sonra taşınmazı tekrar davacıya devredeceği konusunda protokolde anlaştıklarını, davalı ...'in paraya ihtiyacı olması nedeniyle 4318 parsel sayılı taşınmazı vekaleten önce ...’e devrettiğini, daha sonra yediemin olarak davalı ...'a devrolunduğunu, davalı ... borcunu davalı ... ve ...'a ödediği halde taşınmazın iade edilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, mümkün olmaması halinde davacının uğradığı zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...; dava konusu olayda davacının sunmuş olduğu protokole göre borçlu ...'in alacaklı olan ...'a protokolün imzalandığı tarih olan 05.03.2015 tarihi itibariyle 98.000 USD borcu olduğunu, ilgili borca ilişkin olarak başlatılmış İstanbul 2. İcra Dairesinin 2014/32399 Esas, ... . İcra Dairesinin 2014/24327 Esas ve İstanbul 31. İcra Dairesinin 2014/28915 Esas sayılı icra takip dosyaları bulunduğunu, borca ilişkin olarak protokol tarihinde borçlu ...'in alacaklı ...'a 24.000 USD nakden ödediğini ve bu ödemenin protokole yansıtıldığını, protokolde ayrıca borçlunun 24.04.2015 tarihinden başlayarak ödemeler yapacağı ve bu ödemelerle borcun 30.11.2015 tarihine kadar ödeneceğinin belirtildiğini ancak borçlu ...'in bugüne kadar ödeme yapmadığını, davacının borcun ödendiği iddiasının asılsız olduğunu, borçlunun ayrıca protokol düzenlenirken üç adet 41.617,00 TL’lik çek verdiğini, 30.11.2015 tarihinde protokolün şartları yerine gelmediğinden, protokol uyarınca taşınmazın satış hakkının doğduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, ön inceleme duruşmasında davayı kabul etmiş, davalıya olan borcu ödemesine rağmen taşınmazın geri verilmediğini belirtmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; alacaklı ... ile borçlu ... arasında 98.000,00 USD borca ilişkin protokol düzenlendiği, borcun teminatı olarak dava konusu taşınmazın yediemin sıfatıyla önce davalı ...'e, ... tarafından da yine yediemin sıfatıyla davalı ...'e devredildiği, borçlu ... tarafından diğer davalı ...'e toplam 35.888,87 USD ödeme yapıldığı, bakiye borcun 62.111,13 USD olduğu, davacı tarafından verilen kesin sürede bakiye borç depo edilmediğinden tapu iptali ve tescil talebinin reddine, dava konusu taşınmazın dava tarihinde değerinin 274.125,00 TL olduğu, dava tarihi itibariyle ödenen miktarın 105.954,68 TL olduğu, davacının taşınmazın dava tarihindeki değeri tutarında zararı bulunduğu, bu zararın tamamından davalı ...'in sorumlu olduğu, yapılan ödeme dikkate alındığında 105.954,68 TL'lik kısımdan davalı ...'in diğer davalı ... ile müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılarak anılan davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... ve ...'in yediemin sıfatının bulunması ve borcun tarafı olmaması birlikte değerlendirilerek anılan davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacı tarafın imzası bulunmasa da davalıların tümünün imzalarının bulunduğu, 05.03.2015 tarihli protokolün inançlı işlemin belgesi kabul edilmesi gerektiği, dolayısı ile inançlı işlem iddiasının kanıtlandığı, 22.09.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı ...'ın 62.111,13 USD borcunun kaldığı, protokol gereğinin yerine getirilmediği, bu durumda taşınmazın iadesi şartlarının oluşmadığı, davanın tümden reddedilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine; davalılar ..., ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§