Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2686 E. 2026/520 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/521 E., 2023/205 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro çalışmaları sonucu, Artvin ili, Yusufeli ilçesi, ... köyünde bulunan 5 22... parsel sayılı taşınmaz, 3.045,63 metrekare yüzölçümü ve üzerindeki ''üç katlı otel ve tek katlı dükkan ve balık havuzu ... oğlu ...'a aittir'' şerhi ile ''bahçe'' vasıflı olarak Hazine adına tescil edilmiştir.

Davacı vekili; 5 22... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının miras yoluyla intikal suretiyle davacıya ait olduğunu, diğer kısmını köydeki komşularından davacının satın aldığını, zilyetlikle tasarruf ederken pansiyon ve yardımcı tesislerini inşa ettiğini, zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğini, ancak dava konusu yerin davalı Hazine adına tescil edildiğini öğrendiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine temsilcisi; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması ile davacı adına iptal-tescile karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığına değinilerek muhdesat şerh sahibine karşı ayrı dava açması için davacıya süre verilmesi, dava açılması halinde açılan davanın eldeki dava ile birleştirilmesi, kadastro tespitinden önce Yusufeli Sulh Hukuk Mahkemesine açılan dava dosyasının getirtilmesi, stereoskopik hava fotoğrafı ile aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlara ait tutanak ve varsa dayanaklarının dosya arasına alınması, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede idarece belirlenen kıyı kenar çizgisi olup olmadığının sorulması, mahallinde yeniden keşif yapılması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma kararı üzerine açılan tapu kaydındaki şerhin terkini talebine yönelik dava eldeki dosya ile birleştirilmiş, verilen kesin süre içerisinde birleştirilen dava yönünden harç yatırılmadığı gerekçesiyle birleştirilen dosya tefrik edilmek suretiyle HMK'nın 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına dair hüküm tesis edilmiş; taşınmazın tamamının dere taşkın sahası içerisinde kaldığı, imar-ihya edilmediği ve taşınmaz üzerinde zirai faaliyetler yapılmadığının tespit edildiği, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğu kabul edildiği takdirde dahi kadastro tespit tarihi 2012 yılından 20 yıl önce imar ve ihyanın tamamlanmadığı gerekçesiyle tapu iptal-tescil davasının reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine.

Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

Somut olayda; hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın zemin değerinin 91.917,11 TL olarak belirlendiği, davacının talebi zemine yönelik olup, dava değerinin de zemin değeri olan 91.917,11 TL olduğu ve harç ikmali de yapıldığı gözetilmek suretiyle anılan değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, taşınmaz üzerindeki yapıların değeri de eklenmek suretiyle fazla vekalet ücreti takdir edilmesi isabetsizdir.

Ne var ki, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile, Mahkeme kararının; hüküm fıkrasının (4) numaralı bendindeki "81.495,62 TL" ibaresinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "14.706,74 TL" ibaresinin yazılması suretiyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§