"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/347 E., 2024/1942 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıkamış 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/573 E., 2019/297 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu 1 06... parsel sayılı taşınmaz; tapu kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı Hazine vekili; 1 06... parsel sayılı taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonu çalışması sırasında 1542-1543 parsel numarası ile sınırlandırılarak şahıslar adına kayıtlandığı, ancak Hazine adına kayıtlı 1555 parselin ifrazı sonucu 15 42... parsellerin oluştuğunu, bunlardan 1543 parselin tablendikatifte Hazine adına yazıldığını ancak kadastro tespiti sırasında tablendikatif listesi dikkate alınmadan davalı adına tespit ve tescil edildiği iddiasıyla dava açmış, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2006 yılında yapılan kadastroda tevzi çalışmalarında oluşturulan parsellerden kabaca yararlanıldığı, fen bilirkişilerince Toprak Tevzi Komisyon çalışmaları sonucu oluşan 15 42... numaralı tevzi parsellerinin dava konusu taşınmaza mevki itibariyle uyduğu, bahsi geçen tevzi parsellerinden ... numaralı tevzi parselinin 18.11.1969 tarihinde ... oğlu ... adına, ... numaralı tevzi parselinin ise yine aynı tarihte ... adına tapuya kaydedildiği, dava konusu taşınmaz üzerinde nizasız ve fasılasız eklemeli zilyetliğin halihazırda devam ederek tarımsal faaliyette bulunulduğu, 1955 yılında taşınmazın bir kısmının sürülü olduğu, 1955 yılı hava fotoğrafı incelendiğinde bu hususun renk farklılığından açıkça anlaşıldığı ve bu nedenle Hazine adına bulunan tapu kaydındaki miktar nispetinde zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı, 1969 yılında ... numaralı tevzi parseli dava dışı şahıs adına tapuya kaydedildiğinden ve belirtilen tarihten bu yana hibe yoluyla taşınmaz üzerindeki zilyetliğin davalı ... adına sürdürüldüğü, Hazinenin dava konusu taşınmaz üzerinde ... numaralı tevzi parseline ilişkin kayıt miktarı dışında hukuken bir hakkının olmadığı, ... mühendisi bilirkişi tarafından taşınmazın kuzey sınırından itibaren kayıt miktarınca 30 00... 'lik alanın belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde "A" ile gösterilen 3.0 00... 'lik kısmının tefrik edilerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tarla vasfı ile aynı adada son parselden sonra gelmek üzere yeni bir parsel numarası verilerek tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmının aynı ada parsel numarası ve aynı vasıfla davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesi ile davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Tevzi çalışmaları sırasında yapılan işlemlere ilişkin belirtmelik tutanakları, tablendikatif listesi ve ilgili tüm evrak eksiksiz olarak getirtilmemiş, fen bilirkişisinden denetime elverişli şekilde tevzi paftası ile kadastro paftasını çakıştırır rapor alınmamış, davalı açısından usulünce senetsiz araştırması ve çekişmeli taşınmazın sınırında mera parseli olmasına rağmen usulünce mera araştırması yapılmamış, eksik ve yetersiz ziraat bilirkişisi raporu ile yetinilmiştir.
Hâl böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmaza ve çekişmeli taşınmaza komşu parsellere ait ait belirtmelik tutanakları ve tablendikatif listeleri ile tevzi paftaları eksiksiz olarak getirtilmeli, ... Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılmalı ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmalı, Toprak Tevzi çalışmalarından ve tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle ... Genel Müdürlüğünden getirilmeli, bundan sonra mahallinde elverdiğince yaşlı (taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının oluşumundan öncesini bilebilecek yaşta), tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek aynı köy ve komşu köyler halkından ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, daha önceki keşfe katılmamış 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başladığı, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak gibi yerlerden olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, çekişmeli taşınmazın belirtmelik tutanağı ve ilgili kayıtlar mahalli bilirkişiler aracılığı ile zemine uygulanarak kapsamları belirlenmeli, keşifte alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli; ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde önceki ve mevcut niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve kullanım durumunu, mera vasfında olup olmadığını, üzerinde meraya özgü bitkiler bulunup bulunmadığını, komşu taşınmazlarla arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını ve komşu parseller ile nasıl ayrıldığını açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden ve özellikle komşu mera parseli ile müşterek sınırının bulunduğu bölümlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine dosya arasına alınacak ve dosyada bulunan hava fotoğraflarından taşınmazı kapsayan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanıma ara verilip verilmediğini, taşınmazda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, mera vasfında olup olmadığını, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı; fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, kadastro paftası ve toprak tevzi komisyonu paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren, denetime elverişli ayrıntılı rapor ve kroki istenmeli; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, davalı ile bayii adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan hususlar gözardı edilip ve eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davacı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Sarıkamış 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.