Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2592 E. 2026/548 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2022 E., 2024/1993 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kağızman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/449 E., 2021/216 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.

2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda Kars ili, Kağızman ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 56... parsel sayılı taşınmaz (10393, 71... , tarla) irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların murisi ... adına tespit edilmiş, tespit itiraza uğramadan 02.09.2006 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacı Hazine temsilcisi; 16.07.1964 tarih, 101 sayılı tapu kaydına dayanarak Hazinenin maliki olduğu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 1 56... parsel numarası ile senetsizden davalıların murisi ... adına tespit ve tescil edildiğini, tapuda kayıtlı olsun ya da olmasın taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek tapu iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.

Davalılar; taşınmazın kendilerine ait olduğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesinde belirtilen kamu orta mallarından mera vasfını taşımadığı, davalıların kadastro tespiti sonucunda sahip olduğu mülkiyet hakkını ortadan kaldıracak hukuki bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamından, mahalli bilirkişi beyanları ile teknik bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, taşınmazın uzun yıllardan beri davalı tarafından otunun biçilmesi suretiyle kullanıldığı, komşu taşınmazların batı sınırı dışında şahıs arazileri ile çevrili olduğu, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davalı taraf yararına gerçekleştiği, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Ne var ki; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; yargılama sırasında davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının oluşum sebebi araştırılmamış, oluşum nedenine göre kaydın krokisinin bulunup bulunmadığı belirlenmediği gibi, kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişi ve tanıklar marifetiyle zemine uygulanmak suretiyle yöntemince kapsam tayini yapılmamış, 17.05.2019 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve tutanak bilirkişisinin sınırları okunan tapu kaydının dava konusu taşınmaza tamamen uyduğunu belirtmelerine rağmen bilirkişi raporunda bu hususta herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiş, keşfin takibi ve beyanların denetlenmesi için fen bilirkişisinden ayrıntılı rapor alınmamıştır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşabilmek için Mahkemece öncelikle davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydı, varsa haritası ve oluşum belgeleri ile birlikte tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmeli, tapu kaydının revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon gördüğü parsellerin bulunması halinde bu taşınmazlara ait tespit tutanakları ve dayanağı belgeler getirtilmelidir.

Ardından mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşif sırasında davacının dayandığı tapu kaydının varsa haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmeli, tapu kaydının haritası bulunmuyor ya da uygulanma kabiliyeti yoksa, sınırlarına itibar edilmeli, bu halde tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, kayıtta yazılı olup da yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli; teknik bilirkişiye, uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir, tanık beyanlarında geçen nokta, yer ve sınırların işaretlendiği kroki düzenlettirilmeli, davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı kesin olarak belirlenmeli ve buna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmeli, karar verilirken dosyada mevcut jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporu ve ek raporunda 1989 yılı hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazda zilyetliğin olmadığına ilişkin tespit de göz önünde bulundurulmalıdır.

Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Davacı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile; temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§