"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/786 E., 2023/364 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan taşınmaz 1989 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılmıştır.
Davacı ... ve arkadaşları; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince “3 jeodezi ve fotogrametri uzmanı, 1 fen bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılarak dava konusu edilen yerin tescil harici alan içerisinde kalıp kalmadığının tespit edilmesine” değinilerek bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (A) ile gösterilen bölümün davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, temyizen incelenen Mahkeme kararının bozma kararına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
Ancak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326/1 hükmünde “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” hükmü ve aynı Kanun’un vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir edilecek vekalet ücretinin yargılama giderlerinden sayılacağı yönündeki 323/1-ğ hükmü göz ardı edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen kısım yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değildir. Davalı Hazine vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerindedir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Mahkeme kararının hüküm kısmına 8. bent olarak “8. Davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 3.950,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin eklenilmesi ile Mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Kahta 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.