"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/61 E., 2025/17 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu ...ili, Merkez ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan 1 15... , 1 18... parsel sayılı taşınmazlar, Toprak Komisyonunca oluşturulan tapu kaydı nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ...; miras yoluyla gelen hakka, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalı ...; taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarına tutunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davalı ... adına tapuda kayıtlı olduğu, davacının zilyetliğinin tapunun oluşumundan 20 yıl öncesine ulaşmadığı, tapulu yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince davacı lehine, davalı ... tapusunun oluşum tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1 ve 14. maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin yöntemince belirlenmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı ... tapusunun oluşum tarihine kadar davacı yararına iktisap koşullarının oluştuğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Ancak; Mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. 4753 sayılı Yasa uyarınca teşekkül eden Toprak Komisyonunun iş bitirme tutanağına göre çalışma alanında kalan belirtme numarası verilen taşınmazların bir bölümünün tapu ve vergi kaydı uyarınca belirtildiği, kalan bölümünün ise Hazineye ait taşınmazlar ile meradan elde edildiği belirtilmek suretiyle menşe-i açıklandığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, bozma kararında açıkça belirtilmesine karşın taşınmazların toprak tevzi sırasında hangi belirtmelik numarası ile ve ne sebeple Hazine adına belirtildiği tespit edilmemiş, taşınmazların komisyon parsel numarası ile belirtme numaraları arasında ilişki kurulmamış, taşınmazların menşeinin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden yahut meralardan olup olmadığı, bu anlamda zilyetlikle kazanıma engel hallerinin bulunup bulunmadığı araştırılmamış, öte yandan bir taşınmazın evveli itibariyle vasfının belirlenmesi hususunda en etkili metod hava fotoğrafları olduğu halde bu delilden yararlanılmamış, davalı ... tapusunun oluşum tarihine kadar davacı yararına iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeden sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varabilmek için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan toprak tevzii çalışmalarına ilişkin tüm evraklar okunaklı ve incelemeye elverişli biçimde ikmal edilmeli, çekişmeli taşınmazlar yönünden Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre toprak tevzi tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edilmelidir.
Bundan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazların bulunduğu köyde ikamet eden ve toprak tevziinden öncesini bilebilecek yaşta şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile hayatta iseler belirtmelik tutanağında imzaları bulunan bilirkişiler, teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden yahut mera vasıflı taşınmazlardan olup olmadıkları ya da mera niteliğindeki taşınmazdan kazanılıp kazanılmadıkları, kime ait bulundukları, kimden kime nasıl intikal ettikleri, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldıkları, toprak tevzi tarihinden geriye doğru davacı taraf ve bayilerinin maliki evvellerinin 20 yılı aşkın zilyetliklerinin bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalıdır.
Teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, kadastro paftası ile toprak tevzii paftasının ölçekleri çakıştırılmak sureti ile hazırlanmış, taşınmazların toprak tevzi sırasında hangi belirtmelik numarasıyla ve hangi sebeple Hazine adına belirtildiğine dair incelemeyi de içeren ayrıntılı kroki ve rapor alınmalı; 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan dava konusu taşınmazların öncesinin mera yahut Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadıklarını, toprak yapıları, eğimleri, bitki desenleri itibariyle vasıflarının ne olduğu, taşınmazlarda sürdürülen ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp tarımsal niteliklerini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor istenmelidir.
Yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde, taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlettirilmelidir.
Bu şekilde yapılan araştırma sonucunda taşınmazların menşeinin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, meralardan olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, taşınmazların öncesi itibariyle iktisaba engel bir hallerinin bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1 ve 14. maddelerinde düzenlenen şartların davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan şekilde ayrıntılı tahkikat yapılmadan hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın ...4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.