"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/68 E., 2025/441 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/100 E., 2021/530 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapusuz taşınmazın tescili ve tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
-... ili, ... ilçe, ... Mahallesinde 29.01.1953 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümlerinin tescil harici bırakıldığı, dava konusu alan içerisindeki bir kısım taşınmaz bölümünün 05.08.1986 tarihinde ... Belediyesi adına ihdasen 6.700 metrekare yüz ölçümlü arsa vasfıyla tescil edildiği, parsel üzerinde 2981 sayılı Kanun'a istinaden dava dışı ... oğlu ... adına 400 metrekarelik tek katlı kerpiç ev için tapu tahsis belgesi düzenlenerek ihdas parseli kütüğünün beyanlar hanesine işlendiği, dava konusu alanın ilk kez 1988 yılında imar planı kapsamına alındığı, 6664 parsel sayılı ihdas parseli üzerinde 400 metrekarelik tapu tahsis belgesi sahibi dava dışı Sinan'ın 13.12.1989 tarihli noterde düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle 6664 parselin tamamını dava dışı ... ... ...'a; ... ...'ın da 21.04.1995 tarihli noterde düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davacıya devrettiği,
- İhdasen 02.06.2008 tarihinde Hazine adına tapulanan 3, 7 ve 13 parsel, kadastro sonucunda 28.02.1953 tarihinde Hazine adına tapulanan 460, 461, 463, 464, 465, 467 parsellerin imar uygulaması sonucunda 4.06.2008 tarihinde dava dilekçesinde ve ön inceleme zaptında dava konusu olduğu tespit edilen 37.609 metrekare yüz ölçümlü 42 28... parseli oluşturduğu, 04.05.2022 tarihindeki ifraz sonucunda 42 28... ve 8 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 42 28... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazda davalı Hazinenin 37304/37609 paylı, dahili davalı ...'nin 305/37609 paylı malik oldukları ve bu parselin fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş su arıtma tesisi olarak kullanıldığı, temyize konu hükme esas alınan 27.02.2020 tarihli fen bilirkişileri raporuna göre davacının talep ettiği (E) harfli bağ ve bahçe olarak kullanılan 674,54 metrekarelik kısmın 42 28... parsel içerisinde kaldığı,
-İhdasen 02.06.2008 tarihinde Hazine adına tapulanan 7 parsel ile ihdasen 05.08.1986 tarihinde ... Belediyesi adına arsa vasfıyla tapulanan 6664 parsel sayılı taşınmazların imar uygulaması sonucunda 04.06.2008 tarihinde dava dilekçesinde ve taraflarca imzalı ön inceleme zaptında dava konusu olduğu belirtilen 42 27... parsel sayılı taşınmazı oluşturduğu, bu parselin 04.05.2022 tarihli ifraz işlemi sonucunda 42 27... parsel ve 42 27... parsel sayılı taşınmazlara gittiği, davacının dayandığı 09.12.1986 tarihli tapu tahsis belgesinin 42 27... parselin tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlendiği, hükme esas alınan 27.02.2020 tarihli fen bilirkişi raporuna göre davacının keşifte gösterdiği 77,52 metrekaresi fiilen ev ve ahır olarak kullanılan (A) harfli 767,69 metrekarelik kısmın 42 27... parsel içerisinde kaldığı, bağ ve bahçe olarak kullanılan (B1) harfli 67,94 metrekarelik kısmın, bağ ve bahçe olarak kullanılan (B2) harfli 2.848,83 metrekarelik kısmın, taşlık ve kayalık olan (G1) harfli 396,01 metreakrelik kısmın 42 27... parsel içerisinde kaldığı,
-İhdasen 05.08.1986 tarihinde ... Belediyesi adına tescil edilen 6664 parselin, hükme esas alınan 27.02.2020 tarihli fen bilirkişileri raporunda davacının 137,54 metrekaresini ev ve ahır olarak kullandığı (C1) harfiyle gösterilen 266,39 metrekarelik kısmının 2008 yılındaki imar uygulaması sonucu imar yolunda kaldığı,
-27.02.2020 tarihli fen bilirkişileri raporunda (D) harfiyle gösterilen bağ ve bahçe olarak kullanılan 541,76 metrekarelik kısmın 42 29... parsel sayılı Hazine adına arsa vasfıyla kayıtlı taşınmaz içerisinde kaldığı,
-Öncesi tescil harici olan, bağ bahçe olarak kullanılan 617,60 metrekarelik (C1) harfli kısım, bağ bahçe olarak kullanılan 1.037,37 metrekarelik (C3) harfli kısım, bağ bahçe olarak kullanılan 71,37 metrekarelik (C4) harfli kısım, taşlık ve kayalık vaziyetteki 61,57 metrekarelik (G1) harfli kısım ve taşlık kayalık vaziyetteki (G3) harfli kısımların imar yolunda kaldığı,
-Kadastro sonucu hükmen 11.06.1954 yılında dava dışı ... adına tapulanan 462 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucunda 04.06.2008 tarihinde 42 28... parsele gittiği, bu parselin de 18.05.2016 tarihinde kamulaştırma sonucu ... adına tescil edildiği, 27.02.2020 tarihli fen bilirkişileri raporunda gösterilen 189,13 metrekarelik (F) harfli kısmın bu parsel içinde kaldığı, davacı vekilinin 15.09.2020 tarihli celsede kamulaştırılan kısım hakkında talepleri olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı; ... ili, ... ilçe, ... Mahallesindeki 42 27... parsel ve 42 28... parsel sayılı taşınmazın 40 yılı aşkın nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyedi olduğunu, taşınmazı kadimden beri kullanan ve adına 1986 yılında ... Belediyesince 2981 sayılı Kanun uyarınca tapu tahsis belgesi düzenlenen kişilerden 1995 yılında satın aldığını, taşınmazların Hazine adına tescil edildiği 2008 yılından geriye önceki zilyetlerin süreleriyle eklemeli olarak kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap şartlarının oluştuğunu ileri sürerek 42 27... parsel ve 42 28... parsel sayılı taşınmazların adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine; dava konusu 42 28... parsel sayılı taşınmazın ihdasen tescil edilen parseller ve 1953 yılında tapulaması kesinleşen parsellerin 2008 yılındaki imar uygulaması sonucu oluştuğunu, dava konusu 42 27... parsel sayılı taşınmazın ise ihdasen oluşan 66 64... parsellerin 2008 yılındaki imar uygulaması sonucu oluştuğunu, tapu tahsis belgesinin yetkisi olmayan belediye tarafından verildiğini, zilyetlik ile iktisap şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ...; davacının dava konusu parsellerde hakkı olmadığını, 42 28... parselin lehtarlarına kamulaştırma bedeli ödenerek 2016 yılında mahkeme kararıyla ... adına kamulaştırıldığını, 42 28... parselin ise Hazine tarafından ...'ye tahsis edildiğini, taşınmazların ilk defa ne zaman imar planı kapsamına alındığının, davacı ve eklemeli zilyetlerin belgesizden kazandığı taşınmaz miktarının araştırılması gerektiğini, imar-ihya şartlarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2017 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazların Hazine adına tescilli bulunduğu, imar planı içerisinde kaldıkları, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, zilyetlik ile iktisabın mümkün olmadığı, ayrıca davacının keşifte gösterdiği alanın, dayandığı 400 metrekarelik tapu tahsis belgesindeki miktardan çok fazla olduğu, 2981 sayılı Kanun'daki şartların oluştuğunun da ispatlanamadığı, 2981 sayılı Kanun'un amacına aykırı olarak konut alanı dışında tahsis yapmanın mümkün olmadığı, imar yolunda kalan kısım yönünden tescilin mümkün olmadığı, davacı lehine olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve 2981 sayılı Kanun'daki şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2018 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazların keşfen dava tarihinde belirlenen değeri üzerinden nispi peşin harcın ikmâl edilmediği, 42 27... parselde paylı malik olan ... yönünden taraf teşkili sağlanmadığı, dava konusu 42 28... parselin geldilerinden 460-461-463-464-4 65... parseller 28.02.1953 tarihinde tapulama sonucu Hazine adına tespit ve tescil edildiğine göre 42 28... parselin tapulama gören kısımları belirlenerek bu bölümler yönünden hak düşürücü sürenin değerlendirilmediği, tespit harici bırakılan kısımların belirlenerek ihdas tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşup oluşmadığının, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının dava konusu kısımları nasıl okuduğunun araştırılmadığı, hava fotoğraflarının getirilmediği gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların bir kısmının 1959 yılındaki kadastro sonucu tespit harici bırakıldığı, 42 28... parselin kamu hizmetine tahsisli olduğu, 42 27... , 3 ve 4 parseller ile 42 28... , 2 parsellerin 1988 yılında imar planı kapsamına alındığı, 42 27... parselin bir kısmının geldisi olan 6664 parselin 1986 yılında ihdasen oluştuğu, 42 28... parselin geldisini oluşturan 464, 467 parsellerin 28.02.1959 tarihinde tapulama ile tescil edildiği, 42 28... parselin geldisi 462 parselin 1954 yılında hükmen ... adına tescil edildiği, 42 27... parsel yönünden 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, 42 27... parselden ifrazen oluşan 3 parseldeki (C1) ve (A) harfleri yönünden 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, 42 28... parselin kamu hizmetine tahsisli olduğu, davacının dayandığı tapu tahsis belgesi aslını sunmadığı, tahsise istinaden ödeme yapıldığı bilgisine ulaşılmadığı, davacının da ödemeyi ispatlayamadığı, dava konusu taşınmazların 1988 yılında imar planına alındığı, davacının taşınmazları imar planı sonrasında 1995 yılında noter satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığı, iki ayrı jeodezi bilirkişisinden alınan raporlara göre 1967 yılında taşınmaz sınırlarının oluşmadığı, imar-ihyanın bulunmadığı, ekili-dikili alana rastlanmadığı, 19 76... yılında ise (A)-(B2)-(D2) alanlarda imar-ihya olmadığı, ekili-dikili alana rastlanmadığı, (B1)-(D1) kısımlarında ise ekili-dikili alana rastlandığının bildirildiği, taşınmazların imar- ihyasının imar planı tarihi olan 1988 yılından geriye 12 yıl önce tamamlandığı, taşınmazlar Hazine adına tescil edilmeden önce TMK'nın 713. maddesi ve Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre hükmün usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm veremeye yeterli olduğu söylenemez.
Şöyle ki; davacının ilk olarak dayandığı tapu tahsis belgesinin düzenlendiği 2981 sayılı Kanun uyarınca ... Belediyesi adına ihdasen tescil edilen 6664 parselin ihdasen oluşum tescil bildirimindeki krokiye göre parselin çevresinin mera olduğu, mera tahdit haritası kapsamında kaldığı, davacının dava dilekçesi ekinde tapu tahsis belgesine ilişkin sunduğu vaziyet planı ve ölçü krokisinde 20... = 400 metrekarelik tahsis konusu yerin dört tarafının mera olarak gösterildiği, komşu kök 467 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağındaki krokinin de dava konusu taşınmaz yönünü mera olarak okuduğu, mera tahdit haritalarının getirilmediği, dava konusu taşınmaz kısımlarının bulunduğu alanın ilk tesis kadastrosu sırasında ne işlem gördüğünün, hakkında herhangi bir tutanak düzenlenip düzenlenmediğinin, tescil harici bırakılmış ise neden tescil harici bırakıldığının araştırılmadığı, (C1) ve (A) harfli bölümler yönünden hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiş ise de 24.02.2020 tarihli hükme esas fen bilirkişi krokisinde bu kısımların kadastro sırasında tescil harici bırakılan ve sonradan ihdasen belediye adına tescil edilen 6664 parsel sınırları içerisinde kaldığından hak düşürücü süreye tabi olmayacağı, 6664 ihdas parseline komşu kök 4 59... parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanakları ve dayanak evraklarının getirilmediği, dava konusu taşınmazların yönünü ne şekilde okuduğunun denetlenmediği, Mahkemece ... Genel Müdürlüğünden istenen ve ... Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen hava fotoğrafının 1976, 19 84... yıllarına ait çift hava fotoğrafları olduğu, dosyada ve tüm bilirkişi raporlarının eklerinde 1967 tarihli herhangi bir hava fotoğrafı yer almadığı halde bilirkişi ...'ın 28.02.2019 tarihli kök ve 23.11.2020 tarihli ek rapor içeriğinde 1967 yılına ait değerlendirmeler yapıldığı, ekinde 19 76... tarihli hava fotoğraflarına yer verildiği, 18.10.2021 tarihli jeodezi bilirkişisi ... ...'nin sunduğu rapor içeriği ve ekinde de yalnızca 19 76... tarihli hava fotoğraflarına yer verildiği halde Mahkemece dosyada bulunmayan ve değerlendirilmeyen 1967 yılına ait hava fotoğrafları üzerinden imar-ihya durumu değerlendirmesi yapıldığı görülmektedir.
Hâl böyle olunca; Mahkemece doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle 1953 yılında kesinleşen tesis kadastrosu sırasında dava konusu taşınmaz bölümleri hakkında ne gibi işlemler yapıldığı, haklarında tutanak düzenlenip düzenlenmediği, özellikle kamu orta malı-mera sicil kaydı, mera tahsis kayıtları da incelenerek alınacak belgelerin, komşu kök 4 58... parsellerin kadastro tutanakları ve dayanaklarının, güncel olarak 42 27... parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde "Haritasında 330 numaralı 400 metrekarelik kısım ... adına tapu tahsis belgesi vardır". şeklinde bulunan şerh ve dava dilekçesi ekinde bu 400 metrekarelik alana ait ölçü krokisi ve vaziyet planı bulunduğu da göz önüne alınarak, şerhe dayanak tüm evrak, harita ve krokilerin ... Belediyesi ile ilgili ... Müdürlüklerinden sorularak temini, ayrıca alandaki ilk imar planı tarihi olan 1988 yılında geriye 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafı çiftlerinin ve öncesinin mera olup olmadığının tespiti yönünden tespit edilecek en eski hava ve uydu fotoğraflarının ... Genel Müdürlüğünden temin edilmesi, öncesi mera olan taşınmazlar üzerinde sürülen zilyetliğin hiçbir şekilde hukuki kıymeti olmadığı da göz önünde bulundurularak ziraat mühendisleri kurulundan dava konusu taşınmazın kullanım durumunu, öncesinin imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, böyle yerlerden ise imar-ihya edilip edilmediği, ne şekilde imar-ihya edildiği, edilmiş ise hangi tarihte tamamlandığı, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, varsa ağaçların yaş ve cinsleri, taşınmazın tarıma elverişliliği, taşlılık, tuzluluk, alkalilik, eğim ve erozyon gibi tarımsal faaliyete engel teşkil edecek olumsuzlukların bulunup bulunmadığı hususlarında önceki ziraatçi bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki tarımsal niteliğini açıklayan, komşu parsellerle ve karşılaştırmalı biçimde toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu ham toprak ve mera parselinden nasıl ayrıldığı, taşınmazın meradan açılan bir yer olup
olmadığı, taşınmazın imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı, taşınmazın eğim yahut taşlılık sorununun olup olmadığı, zeminin toprak yapısının işlenmek suretiyle pulluk tabakasına ulaşıp ulaşmadığını, sürdürülen zilyetlik var ise zilyetliğin şeklini ve süresini bildiren, taşınmaz bölümünün ve komşu parseller ile sınırlarının değişik yönlerden çekilmiş ve hangi bölüme ait olduğu işaretlenmiş renkli fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden dava konusu taşınmaz bölümlerinin tesis kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle 1988 yılı öncesi hava fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmaz bölümünün niteliğini, imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmeli, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir ve denetime elverişli kroki ile ayrıntılı rapor düzenlettirilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve uygulama ile hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.