Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2518 E. 2026/474 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1544 E., 2025/515 K.

ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN 2020/51 E. SAYILI DAVADA

BİRLEŞTİRİLEN 2019/150 ESAS ve 2020/51 ESAS SAYILI DAVALARDA

ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN 2019/150 - 2020/51 ESAS SAYILI DAVALARDA

BİRLEŞTİRİLEN 2020/51 ESAS SAYILI DAVADA

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/147 E., 2022/455 K.

Asıl ve birleştirilen davalar; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, tenkis ve bedel istemlerine ilişkindir.

Asıl davada davacılar ... ve ...; birleştirilen 2019/150 Esas sayılı davada davacı ...; mirasbırakan babaları ...’nün maliki olduğu 430 parsel sayılı taşınmazdaki A-Blok 7 nolu bağımsız bölümü damadı olan davalı ... ’e satış suretiyle devrettiğini, ...’in de taşınmazı murisin oğlu olan diğer davalı ...’a devrettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, kentsel dönüşüm işlemleri sonucu ana taşınmazın yıkıldığını ve yeni oluşan 442 parsel sayılı taşınmazda 184651/15869556 payın davalı ... adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Birleştirilen 2020/51 Esas sayılı davada davacılar ..., ... ve ...; asıl ve birleştirilen 2019/150 Esas sayılı davadaki taleplerinin kabul edilmemesi halinde, yapılan muvazaalı temlik işlemleri nedeniyle saklı paylarının tenkisi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için şimdilik 50,00 TL ‘nin davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

Birleştirilen 2019/150 Esas ve birleştirilen 2020/51 Esas sayılı davada davacı ...; davalardan feragat ettiğini bildirmiştir.

Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ..., dava konusu taşınmazı 2002 yılında edindiğini, annesinin diyaliz hastası olup tedavi giderlerinin yüksek olduğunu, murisin bu süreçte damadı ...’ten borç aldığını, bu nedenle taşınmazı damadına devrettiğini, kendisinin maddi durumu düzeldiğinde zaten ikamet ettikleri taşınmazı ...’ten satın aldığını, muris ve eşine ölünceye kadar kendisinin baktığını, temlikte mal kaçırma amacının bulunmadığını belirterek asıl ve birleştirilen davaların reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin lüks hastahanelerde tedavi gördüğü, emekli olduğu ve paraya ihtiyacının bulunduğu, davacı ...’un davalardan feragat ettiği ve feragat beyanlarında davalının savunmalarını desteklediği, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davacı ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş, kararın asıl ve birleştirilen davalarda davacılar ... ve ... vekili ile asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın murisin tek malvarlığı olduğu, davalının taşınmaz için bedel ödediğini savunduğu, tanıkların ise muris ve eşine davalının bakması nedeniyle temlikin yapıldığını beyan ettikleri, temliklerin mal kaçırma amacıyla bedelsiz ve muvazaalı olarak yapıldığı, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar ... ve ...’ün istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davacı ... yönünden birleştirilen 2020/51 Esas ve 2019/150 Esas sayılı davaların feragat nedeniyle reddine, davacılar ... ve ... yönünden asıl ve birleştirilen 2020/51 Esas sayılı davaların kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine, 07.05.2025 tarihli ek karar ile kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 07.05.2025 tarihli ek kararı ve asıl kararı asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.

Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak pay oranında açılan tapu iptali ve tescil davalarında, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur. Öte yandan davalar birleştirilse de bağımsız dava olma özelliklerini korurlar.

Dosya içeriğine göre; asıl ve birleştirilen davalarda dava konusu 8 06... parsel sayılı taşınmazdaki A-Blok 7 nolu bağımsız bölümün asıl ve birleştirilen 2019/150 Esas sayılı dava tarihlerindeki keşfen saptanan değerinin 356.831,00 TL olduğu, asıl davada davacılar ... ve ...’in ayrı ayrı 1/6’şar miras payına isabet eden dava değerinin 59.471,83 TL olduğu, dava tarihleri (2019) itibariyle 58.800,00 TL olan kesinlik sınırı dikkate alındığında anılan değerin temyiz sınırının üzerinde kaldığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 07.05.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2025 tarihli kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 7.509,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§