"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/8 E., 2024/1946 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıkamış 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/633 E., 2019/431 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 06... parsel sayılı taşınmaz; tapu kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve 3402 sayılı Yasanın 46. maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesi ile eşit paylarla ... ve ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı Hazine vekili; 1 06... parsel sayılı taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonu çalışması sırasında 1554-267 parsel numarası ile sınırlandırılarak Hazine ve davalı adına kayıtlandığı, ancak 1554 parselin evveliyatı Hazine olan 1401 parselin ifrazı ile oluştuğu, kadastro tespiti sırasında koşulları oluşmadığı halde iktisaba elverişli zilyetlik gerekçesiyle şahıslar adına tespit ve tescil edildiği iddiasıyla dava açmış, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın yer aldığı kadastro krokisi ile toprak tevzi çalışmalarına ait krokinin fen ve ... mühendisi bilirkişilerce çakıştırıldığı, dosyaya sunulan krokiler incelendiğinde 2006 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tevzi çalışmalarında oluşturulan parsellerden kabaca yararlanıldığı, bilirkişilerce toprak Tevzi Komisyon çalışmaları sonucu oluşan 267, 15 54... numaralı tevzi parsellerinin dava konusu taşınmaza karşılık geldiği, ancak birebir çakışmamakta olup kadastro tespitleri yapılırken tevzi paftasından şeklen yararlanıldığının belirtildiği, bahsi geçen tevzi parsellerinin 18.11.1969 tarihinde ayrı ayrı ... oğlu ... ..., ... oğlu ... ... ve ... oğlu ... ... adlarına tapuya kaydedildiği, dava konusu taşınmaz üzerinde nizasız ve fasılasız eklemeli zilyetliğin halihazırda devam ederek tarımsal faaliyette bulunulduğunun mahalli bilirkişilerin anlatımlarından anlaşıldığı, ayrıca fen ve ... mühendisi bilirkişilerce 1955, 19 84... yılları hava fotoğraflarına göre her üç yılda da dava konusu taşınmazın tamamında kullanımın bulunduğu, sabit ve belirgin sınırlara sahip olduğu, komşu parsellerinde de kullanımın olduğunun belirtildiği, bahsi geçen tevzi parsellerinin yukarıda isimleri geçenler adına tapuya kaydedildiği ve o günden bu yana taşınmaz üzerinde bir bütün halde zilyetliğin devam ettiği, Hazinenin dava konusu taşınmaz üzerinde bir hakkının olmadığı gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesi ile davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Tevzi çalışmaları sırasında yapılan işlemlere ilişkin belirtmelik tutanakları, tablendikatif listesi ve ilgili tüm evrak eksiksiz olarak getirtilmemiş, fen bilirkişisinden denetime elverişli şekilde tevzi paftası ile kadastro paftasını çakıştırır rapor alınmamış, davalılar açısından usulünce senetsiz araştırması ve çekişmeli taşınmazın sınırında mera parseli olmasına rağmen usulünce mera araştırması yapılmamış, ziraat bilirkişisinden dava konusu taşınmazın mera parselinden ne şekilde ayrıldığını ayrıntılı şekilde açıklayan denetime elverişli şekilde rapor alınmamıştır.
Hâl böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmaza ve çekişmeli taşınmaza komşu parsellere ait belirtmelik tutanakları ve tablendikatif listeleri ile tevzi paftaları eksiksiz olarak getirtilmeli, ... Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılmalı ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmalı, toprak tevzi çalışmalarından ve tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle ... Genel Müdürlüğünden getirilmeli, bundan sonra mahallinde elverdiğince yaşlı (taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının oluşumundan öncesini bilebilecek yaşta), tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek aynı köy ve komşu köyler halkından ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, daha önceki keşfe katılmamış 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başladığı, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak gibi yerlerden olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı; çekişmeli taşınmazın belirtmelik tutanağı ve ilgili kayıtlar mahalli bilirkişiler aracılığı ile zemine uygulanarak kapsamları belirlenmeli; keşifte alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli; ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde önceki ve mevcut niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve kullanım durumunu, mera vasfında olup olmadığını, üzerinde meraya özgü bitkiler bulunup bulunmadığını, komşu taşınmazlarla arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını ve komşu parseller ile nasıl ayrıldığını açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden ve özellikle komşu mera parseli ile müşterek sınırının bulunduğu bölümlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine dosya arasına alınacak ve dosyada bulunan hava fotoğraflarından taşınmazı kapsayan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanıma ara verilip verilmediğini, taşınmazda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, mera vasfında olup olmadığını, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak veren, kadastro paftası ve toprak tevzi komisyonu paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren, denetime elverişli ayrıntılı rapor ve kroki istenmeli; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca davalılar ile murisleri adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı; belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilip ve eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Sarıkamış 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.