"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1139 E., 2024/1444 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/218 E., 2021/18 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Erzurum ili, ... ilçesi,...köyü çalışma alanında bulunan 1 36... parsel, 1 36... parsel ve 1 34... parsel sayılı taşınmazların maliklerinin kim olduğunun belirlenmediği belirtilerek çayır vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmediğinden 05.10.2010 tarihinde tespitin kesinleştiği ve taşınmazın Hazine adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili; dava konusu 1 34... , 1 36... ve 121 parsel sayılı taşınmazların müvekkilinin babası...'a ait olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına çayır olarak tespit edildiğini, taşınmazların müvekkilinin babası olan... tarafından 40-50 yıl önce imar ve ihya edildiğini, yıllarca nizasız ve fasılasız olarak çayır vasfı ile kullanıldığını, murislerinin vefatı ile taşınmazların mirasçılarına intikal ettiğini ve mirasçılarının da kullanmaya devam ettiklerini ileri sürerek dava konusu taşınmazların Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile muris... mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın eski tarihlerden beri davacıların murisi ve kendileri tarafından otunu biçmek suretiyle çayır olarak kullanılan bir taşınmaz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların çayır niteliğinde olup gerçek kişiler adına kayıtlı olduğu, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerin beyanlarında, dava konusu taşınmazları davacının murisi...'ın kullandığı, vefat ettikten sonra ise 20 yılı aşkın süredir çocuklarının kullandığı ve mirasçılarının taşınmazları ot biçmek suretiyle çayır olarak kullandıklarının belirtildiği nazara alındığında, 3402 sayılı Kanun'un 14. ve TMK’nın 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin belirlenmesine göre davalı Hazine temsilcinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.