Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2255 E. 2026/644 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/250 E., 2023/199 K.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R-

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucu, Erzurum ili, Pazaryolu ilçesi, ... Mahallesi çalışma alınında bulunan 1 06... parsel sayılı 162.118,04 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek hali arazi vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ...; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir kısmına yönelik tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, zilyetlikle kazanım şartlarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Kapatılan 16. Hukuk Dairesince “hava fotoğrafları incelenmesi ve yeniden keşif yapılması” gereğine değinilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda zilyetlikle kazanım şartlarının davacı lehine oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ne var ki; Mahkemece bozma kararına uyularak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir.

Bilindiği üzere, bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir.

Somut olayda; Mahkemece, dava konusu taşınmazın sınırında bulunan mera taşınmazlarına ait kadastro tespit tutanakları varsa dayanağı kayıtlarla birlikte getirtilmemiş, taşınmazın bulunduğu yerde mera tahsis çalışması yapılıp yapılmadığı sorularak varsa mera tahsis kayıtları, belgeleri ve mera tahsis haritası istenmemiş, taşınmazın meradan açma yapılan yerlerden olup olmadığı tespit edilmemiş, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği ile taşınmazın imar- ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı ve davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmemiştir.

Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, taşınmazın bulunduğu yerde mera tahsis çalışması yapılıp yapılmadığı araştırılarak varsa mera tahsis kayıtları, belgeleri ve mera tahsis haritası ile tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirtilip mahallinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ile teknik bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kim tarafından ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, mera ise kadim mera olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar - ihyaya konu edilip edilmediği, imar- ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmelidir.

Mahkeme hakiminin taşınmazın niteliğine ve fiziksel özelliklerine ilişkin ayrıntılı gözlemi tutanağa geçirilmeli; teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, kayıt kapsamlarını gösterir krokili rapor aldırılmalıdır.

Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı olarak dava konusu taşınmazın niteliği, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve kullanım durumunun ne olduğunu belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.

Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasında bulunan hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya edilmişse ihyanın tamamlandığı tarihi açıklar şekilde rapor düzenlettirilmelidir.

Bundan sonra, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip taşınmaza arı kovanı koymanın ekonomik amaca uygun zilyetlik olmadığı göz önünde bulundurulmak suretiyle kadastro tespitinden önceki niteliği belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ile karar verilmesi doğru değildir.

Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine Harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İspir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§