Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2199 E. 2026/2366 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/117 E., 2025/31 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1 19... parsel sayılı taşınmaz kadastro sonucunda, toprak tevzi çalışmaları sırasında 9 parsel numarasıyla mera olarak sınırlandırıldığı gerekçesiyle özel siciline kaydedilmiş, 1 19... parsel sayılı taşınmaz ise Ocak 2001 tarih, 98 sıra numaralı tapu kaydı uyarınca Hazine adına arsa vasfıyla tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı; tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 1 19... ve 5 parsel sayılı taşınmazlar hakkında tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın toprak tevzi sırasında mera olarak sınırlandırıldığını, kadim nitelikte meralardan olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceği ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2019 tarih ve 2011/194 Esas, 2019/140 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile çekişmeli 1 19... ve 5 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde bir isabetsizlik yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairenin 2024/1057 Esas, 2024/2362 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırmanın eksik olduğu açıklanarak tapu kayıt uygulaması ve taşınmazla ilgili mera araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların mera veya kamuya tahsisli yerlerden olmadığı, taşınmazların biçenek olarak kullanıldığı, davalı ... Hazinesinin ise davaya konu parselin Hazinenin mülkiyetinde olduğu iddiasını ispatlar nitelikte Toprak Tevzii Komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik tutanakları haricinde bir delil sunamadığı, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tassarrufu altında olan yerlerden olmadığı, zilyetlikle iktisabı olan özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu, dava konusu taşınmazların davacının tapu kaydının sınırları içerisinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmaların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına biçenek vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Ne var ki; Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bozmaya uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, dayanak kayıtlar mahallinde usulünce uygulanmamış, tapu kayıt maliki ile davacı arasındaki irsi ve akdi ilişki kesin olarak saptanmamış, dosya kapsamından dava konusu taşınmazların Yenimahalle’de bulunan taşınmazlarla mükerrerlik arzedebileceği anlaşılmasına rağmen bu husus gözardı edilerek mükerrer sicil oluşturabilecek şekilde karar verilmiştir.

Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için bozma ilamında işaret edildiği üzere öncelikle davacının dayandığı tapu kaydı ve varsa haritası ile çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin tespit tutanakları ve varsa tespitlerine esas alınan tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile eksiksiz ve denetime elverişli şekilde okunaklı olarak getirtilmeli, tapu kaydının revizyon durumu, başkaca davaya konu olup olmadığı ve davacı ile tapu kayıt maliki arasındaki akdi ve irsi ilişki araştırılmalı, kaydın revizyon gördüğü taşınmaz ya da taşınmazlar bulunması halinde bu taşınmazların tespit tutanakları ile başkaca davaya konu olması halinde ilgili dava dosyaları celbedilmeli, ... Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre yörede yapılan toprak tevzi ve tespit tarihinden öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait hava fotoğrafları tarihleri açıkça yazılmak suretiyle ... Genel Müdürlüğünden stereoskopik hava fotoğrafları getirtilerek dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra taşınmazların başında davada menfaati bulunmayan, yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, mera araştırması yönünden komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek mahalli bilirkişiler, önceki keşfe katılmamış 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi uzmanı harita mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişisi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ve varsa haritası yöntemince uygulanıp kapsamı öncelikle 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmeli; tapu kaydının haritasının/ krokisinin olmaması ya da uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde ise kaydın sınırlarına itibar edilmeli, bu amaçla dayanak tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli, kayıtta yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için davacı tarafa tanık dinletme imkanı tanınmalı, kayıt uygulamasında komşu parsel tutanakları ile dayanaklarından yararlanılmalı ve bu yolla kayıt uygulamasına ilişkin tanık ve yerel bilirkişi sözleri denetlenmeli, kayıt maliki ile davacı arasında akdi yahut ırsi ilişki olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir.

Dava konusu taşınmazların davacı dayanağı tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı saptandığı taktirde, taşınmazların öncesinin zilyetlik yolu ile iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli parsellerin öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak gibi özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olup olmadığı sorulmalı; komşu köy bilirkişilerinden çekişmeli taşınmazların ve gerektiğinde çevredeki diğer parsellerin Toprak Tevzi çalışmasından önce mera olarak kullanılıp kullanılmadığı, kadim nitelikte mera olup olmadığı sorulup saptanmalı; bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve tespit dayanakları olan belgelerle denetlenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazları değişik yönlerden gösteren fotoğraflar da eklenmek suretiyle taşınmazların toprak yapısını, bitki örtüsünü ve niteliğini, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak gibi yerlerden olup olmadığını, komşu parsellerle aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, imar-ihya gerektiren yerlerden olmaları halinde imar-ihyaya konu olmaya başladıkları ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir denetlemeye elverişli rapor alınmalıdır.

Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazların hava fotoğraflarında gösterilmesi istenilmeli ve taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu ile taşınmazların kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak gibi yerlerden olup olmadığını, var ise taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini tespit edecek biçimde rapor alınmalı; fen bilirkişisine tapu kaydı, belirtmelik tutanağı, varsa mera tahsis haritası ve dava dosyası kapsamını belirtir, keşfi izlemeye elverişli çakıştırmalı harita düzenlettirilmeli; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmazların tevzide mera olarak sınırlandırılan kısımda kalmaları ve kadim nitelikte mera olmadıklarının anlaşılması halinde mera sınırlandırılmasının yapıldığı tarihe kadar Kadastro Kanunu’nun 46/1, 14 ve devamı maddelerinde sözü edilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının davacı lehine gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmalı, dava konusu taşınmaza komşu olan ve Yenimahalle’de bulunan taşınmazlarla mükerrerlik arzedip arzetmediği belirlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, açıklanan hususlar gözardı edilerek ve eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenden ötürü kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Yüksekova 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§