"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/122 E., 2024/394 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/210 E., 2022/1018 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava; tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro sırasında ...ili,...ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan davaya konu taşınmaz tescil harici bırakılmıştır.
Davacılar vekili; sol tarafında ...ili,...ilçesi,... Mahallesinde 4112 ada, 1 parsel, alt tarafında ... Mahallesi 110 ada, 2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13 parsel olan tarlaların arasında bulunan yaklaşık 5.350 m² yüz ölçümlü taşınmaza davacıların en az 30 yıldan bu yana zilyet olduklarını, 1980 yılına kadar tarıma elverişli olmayan (taşlık, kayalık, aşırı kireçli) arazinin davacılar tarafından emek ve para harcanarak 3 yıl içerisinde tarıma elverişli hale getirildiğini, davacıların nizasız-fasılasız bir şekilde zilyetliğini sürdürerek malik sıfatıyla tasarruf ettiklerini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davacılar adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; çekişmeli taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, keşifte dinlenen mahalli tanıklar ile davacı tanıkları, 20 yıldan çok uzun bir süredir davacıların dava konusu yerde olduklarını, talep ettikleri yerde depreme kadar buğday ektiklerini, ekip biçme işlerini yine depreme kadar hiç ara vermeden sürekli olarak sürdürdüklerini beyan ettikleri, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın 1988 yılından bu yana sürülü olduğu, imar ve ihyasının yapıldığı, taşınmazın komşu parseller ile benzer özellikler gösterdiği, taşınmaz sınırında eylemli bir sınır değişikliğinin bulunmadığı tespitlerine Mahkemece itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Belediyeden gelen yazı cevabına göre imar planının 2019 yılında kesinleşmiş olması, edinim şartlarının bu tarihe göre değerlendirilmesi gereği, 06.06.2022 tarihli harita mühendisi bilirkişi raporunda 1988 yılındaki hava fotoğraflarında dahi imar ihyanın tamamlanmış olduğunun bildirilmiş olması, yine 03.08.2022 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi kurulu raporunda da taşınmazın mülk edinmeye elverişsiz olduğuna dair bir belirlemenin olmadığı belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; 4721 sayılı TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddeleri gereğince, imar-ihyaya muhtaç olan taşınmazların onaylanmış imar planı kapsamında kalması halinde onay tarihine kadar imar-ihyasının tamamlanmış ve devamında 20 yıllık zilyetlik süresinin doldurulmuş olması halinde kişiler adına tesciline karar verilebileceği tartışmasızdır.
Somut olayda; zilyetlikle taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davacılar yararına gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; dosya arasında yer alan ...Büyükşehir Belediye Başkanlığının 17.03.2026 havale tarihli cevabi yazısında, dava konusu 110 ada kuzeyinde bulunan bölge için yapılan genel analizde, bölgede 1994-1996-1997-1998 yıllarında 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı etaplarının İlbank tarafından onaylandığı, bu planların akabinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 29.08.2013 tarih ve 13301 sayılı Olur, 20.11.2013 tarih ve 18883 sayılı Olur ile onaylanan “...(Merkez) ve Çevresi Revizyon İlave Nazım İmar Planı (Güney Etabı)” bulunmakta olup yine Bakanlıkça 11.04.2018 tarih ve 64775 sayılı yazı ile onaylanan “...Çevre Yolu ve Civarı İmar Planı (Kuzey...Etabı)” bulunduğu bildirilmiştir. Bu durumda davacının zilyetlikten edinim şartlarının imar planı kapsamına alınma tarihi olan 1994 yılına göre değerlendirilmesi gerektiği, bu haliyle mevcut bilirkişi raporlarında tespit edilen imar-ihyanın tamamlandığı tarih itibariyle 20 yıllık zilyetlikle iktisaba ilişkin sürenin tamamlanmadığı anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne hükmedilmesi doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görüldüğünden kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece ...4. Asliye Hukuk Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.