"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/15 E., 2025/186 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ:... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/195 E., 2024/419 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; ...ili,... ilçesi, ...Mah. 1 42... parselde bulunan, tapu kayıtlarında taşlık ve kayalık olarak gösterilen ancak esasında tarım arazisine dönüştürülmeye uygun, hatta bir kısmı da tarım arazisi olarak kullanılan 220 - 250 dönüm arazinin müvekkiline ait olduğunu, dava konusu taşınmazın yakınlarında müvekkiline ait başka taşınmazın da yer aldığını, taşınmazın uzun yıllar müvekkili tarafından kullanıldığını, müvekkilinin taşınmaz üzerinde emek ve masraf yaptığını ve aynı zamanda malik sıfatıyla zilyedliğinde bulundurduğunu, taşınmazın yakınlarında maden işletme fabrikasına giden yolun 2 tarafındaki kısım olan yaklaşık 30 dönümlük yer ile yine aynı taşınmaz içerisindeki su kuyusu hizasından toprak kümelerini de kapsayacak şekilde maden işleme fabrikasına doğru olan yaklaşık 120 dönümlük yer ile birlikte toplam 150 dönüm olan kısımların müvekkili adına tescil edilmesi gereken yerler olduğunu ileri sürerek taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın 30.05.2000 tarihinde yapılan kadastro işlemlerinde taşlık ve kayalık vasfı ile Hazine adına tespit gördüğünü, yine dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, beyanlar hanesinde de görüleceği üzere 28.11.2001 tarihin Orman Genel Müdürlüğü adına ağaçlandırma sahası olarak işlem gördüğünü, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak zilyetlikle iktisaba ait şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve ..., davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılamanın devamı sırasında davacı ve davalının 19.04.2024 tarihli duruşmaya katılmadığı, duruşmada dosyanın taraflarca takip edilmemesi sebebi ile HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği; bu tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde davanın yenilenmediği anlaşıldığından HMK'nın 150/5 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; İlk Derece Mahkemesi tarafından çıkarılan muhtıraya rağmen tamamlama harcının yatırılmadığı gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırıldığı ve üç aylık sürede yenilenmediği için davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, yapılan incelemede 6. celsede davacıya eksik harcın tamamlanması için sonraki celseye kadar kesin süre verildiği ve muhtıranın davacı vekiline 27.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği, çıkarılan muhtıranın usulüne uygun olduğu, davacı tarafından kesin süreye rağmen eksik harcın ikmal edilmediği, 7. celsede Mahkemece Harçlar Kanunu 30. maddesi gereğince muhtıraya rağmen eksik harcın yatırılmaması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, daha sonra dosyanın üç ay içerisinde yenilenmemesi üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla kararın usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.