Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1766 E. 2026/2616 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2810 E., 2024/3071 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/509 E., 2023/604 K.

Asıl ve birleştirilen dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Asıl davada davacı vekili; davacının maliki olduğu 17 21... parseldeki 84 nolu bağımsız bölümde kiracısı olan dava dışı ... ve ailesinin ikamet ettiğini, davacı Şirket yetkilileri ile 2019 yılı Eylül ayında davalılardan ... vasıtasıyla irtibata geçen davalı ...’nin yabancı uyruklu müşterilerinin vatandaşlık için yüksek fiyatlı taşınmaz aradıklarını ancak bu kişilerin güven duymaları ve yurt dışından para gönderebilmeleri için vekâletname düzenlenmesi gerektiğini belirttiğini, vekaletnamenin dava konusu taşınmaz ile sınırlı olmak üzere düzenlendiğini, bir süre sonra vekil ...’nin ortağı olan davalı ...'in, davacı Şirket yetkililerinin babası olan ... ile iletişime geçtiğini ve müşterilerin henüz Türkiye’ye gelmediklerini, geldiklerinde haber vereceğini, çok kârlı yüksek fiyattan satışlar yaptıracaklarını belirttiğini ancak bu sırada davalı ...'nin vekalet görevini kötüye kullanarak dava konusu taşınmazı 28.05.2021 tarihinde davalı ...’e, bu kişinin de 11.06.2021 tarihinde diğer davalı ...’a devrettiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu, satış bedelinin ödenmediğini, ayrıca 26.01.2018 tarihli dilekçe ile vekaletname ile işlem yapılamayacağının tapu kaydına şerh edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline, her türlü takyidattan ari bir şekilde davacı Şirket adına tesciline, olmadığı takdirde bedelin en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleştirilen davada davacı vekili; asıl davadaki iddialarını tekrar ederek ve davalı ...'nin, diğer davalı ...'in eski eşi ve vekil ...'nin akrabası olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline, her türlü takyidattan ari bir şekilde davacı şirket adına tesciline, olmadığı takdirde bedelin en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve dosyanın Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/509 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

Asıl davada davalılar ... ve ... vekilleri; aşamada, iddianın doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.

Birleştirilen davada davalı ... vekili; davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafından Adana 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/579 Esas sayılı dosyası ile uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin ... ve davalı aleyhine istihkak iddiasına dayalı dava açıldığını, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu taşınmazın davacı şirketin tasarrufundan çıkmış olduğu tarih ve davalının diğer davalıdan boşanma tarihi arasında 10 yılı aşkın bir süre bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen davada davalı ...; davacı Şirket ile ortaklaşa inşaat yapma projelerinin olduğunu, davacı Şirketin sahibi olan ...'e elden nakit para verdiğini ancak söz konusu proje ile ilgili ... ile anlaşmazlık yaşadıklarından dolayı projeye başlayamadıklarını, vermiş olduğu paranın da kendisine ödenmediğini, bu sebeple davacının kendisine borcu olduğunu, borçlarını ödeyemedikleri için dava konusu taşınmazın satışı için vekaletname düzenlendiğini, taşınmazı ...a sattığını, daha sonra da evi ...un da para kazanacağı şekilde davalı ...'a sattığını, davalı ...'ye nafaka borcu olduğunu,... ile aralarının kötü olmasından dolayı ...'a ev bedeli olarak bono hazırlamasını ve...'ye taşınmaz alım vekaletnamesi vermesini kendisinin söylediğini, davalı ...'un bedeli ödeyememesi üzerine davalı ...'nin takip başlattığını, taşınmazın malikinin kendisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden vekilin, vekil edenin adına veya yararına yaptığı tüm işlerden dolayı hesap verme yükümlülüğü gereği davalı vekilin satış bedelini aldıktan sonra davacı tarafa ödeme yaptığını ispatla mükellef olduğu ancak davalı ... tarafından satış bedelinin davacı tarafa ödendiği iddiasının ispat edilemediği, vekilin vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranmadığı, davalı ...'un kısa bir süre sonra taşınmazı davalı ...'a temlik ettiği, satış işlemleri arasında kısa süre bulunduğu, resmi senette gösterilen satış bedeli ile keşfen belirlenen değer arasında misli fark olduğu hususları ile davalıların aralarındaki yakınlık birlikte değerlendirildiğinde vekilin vekalet görevini kötüye kullandığı ve diğer davalıların vekil ile el ve iş birliği içinde hareket ettiği sonucuna varıldığı gerekçesi ile asıl davanın kabulüne; birleştirilen davada davalıların kayıt maliki olmadığı gibi sadece ikinci satış işleminde vekil sıfatı ile yer alan kişiler oldukları gerekçesi ile davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının asıl ve birleştirilen davada davacı ve asıl davada davalılar Sabahattin ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 130.411,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davalı ...’ten alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§