"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/709 E., 2024/1685 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/105 E., 2024/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
1955 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında Ankara ili, Sincan ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu taşınmaz bölümü "ekilemez arazi" niteliğiyle tescil harici bırakıldıktan sonra 05.06.2002 tarihinde 2148 sayılı mera parseli olarak kamu orta malları siciline tescil edilmiş, sonrasında ise mera tahsis çalışmaları ile mera vasfıyla tahsisi yapılarak özel siciline kaydedilmiş, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sonunda 1 12... sayılı parsel numarasını almıştır.
Davacı, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazla ilgili zilyetlikle edinim koşullarının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
... vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, dava konusu taşınmazda davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün mera kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmaz bölümünün tarımsal faaliyet yürütülmekte olan yerlerden olduğu, dava konusu edilen ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün 1955 yılında yapılan tesis çalışmalarında ekilemez arazi olarak bırakıldıktan sonra 2002 yılında 4342 sayılı Mera Kanunu'na göre yapılan tespit ve tahdit çalışmalarında 4342 sayılı Kanun'un 5/b maddesi (Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerin) gereğince mera olarak tespit edilerek 2148 sayılı parsel altında 05.06.2002 tarihinde mera vasfıyla tescil edildiği, ancak öncesinin kadim mera olmadığı, mera olarak kaydedildiği 2002 tarihinden geriye doğru davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 17... . maddesinde öngörülen imar-ihya ile kazanım koşullarının oluştuğu, böylece Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf talebi reddedilmiş ise de davacı dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğu iddiası ile dava açmasına ve Mahkemece yapılan ilk keşifte dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğu beyan edilmesine rağmen Mahkemece yapılan 05.07.2022 tarihli keşifte taşınmazın irsen intikal yoluyla davacının kullanımında olduğu beyan edilmiş, Mahkemece zilyetlik konusunda meydana gelen çelişki giderilmemiş, dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği ile dava konusu taşınmazın tümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmemiştir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varabilmek için öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, çekişmeli taşınmazın davacıya ne şekilde kaldığı hususu davacıdan sorularak açıklattırılmalı; bu konuda davacıya ispat hakkı tanınmalıdır.
Bundan sonra; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek aynı köyden ve komşu köylerden yerel bilirkişi kurulu ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile önceki keşiflere refakat etmeyen fen bilirkişisi, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, mera olup olmadığı, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren hangi hukuki nedene dayalı olarak ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın davacıya murislerinden mi intikal ettiği, murislerinden intikal ediyor ise davacıya ne şekilde kaldığı, taksim, bağış, satış yollarından biriyle intikal edip etmediği, taşınmazın mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde taksim edilip edilmediği ve taksimen davacıya isabet edip etmediği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalıdır.
Ziraat mühendisi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümü ile çevresindeki taşınmazlar arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliği, kullanım durumu, imar-ihya edilip edilmediği, edilmiş ise imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü itibariyle özel mülke konu olup olamayacağını belirtir şekilde taşınmaz bölümü üzerindeki bitki örtüsünü ve taşınmazın ne suretle kullanıma konu olduğunu açıklayan, taşınmazın ve çevresinin işaretlendiği, bitki desenini ve diğer yönlerden mera vasfında veya meradan açma olup olmadığını, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetlik var ise zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazı içerisinde kullanılmayan yer olup olmadığını bildiren, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazı kapsayan hava fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmaz bölümünün niteliğini, imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, başından itibaren mevcut sınırları dahilinde zilyet edilip edilmediğini, taşınmaz içerisinde kullanılmayan alan olup olmadığını ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmelidir.
Teknik bilirkişiden keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir krokili rapor alınmalı; bu suretle iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda değinilen hususlar gözardı edilerek ve eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerden ötürü kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.