Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1630 E. 2026/2387 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2127 E., 2024/2406 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/62 E., 2022/8 K.

Dava, taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve terkin istemine ilişkindir.

Davacı Hazine vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 3351 parsel sayılı taşınmazın 4.065,00 metrekarelik kısmının kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiş, bilahare kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan 3987,97 metrekare ve 844,59 metrekarelik kısma yönelik talepte bulunmuştur.

Davalı vekili; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, kıyı-kenar çizgisinin belirlenmesine yönelik idari işlemlerin bağlayıcılığı bulunmadığını, taşınmazın bir kısmının kıyı-kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığının Mahkemece belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fen bilirkişi raporu ve eki krokide (A) harfi ile gösterilen 3987, 97... ile (B) harfi ile gösterilen 844, 60... yüz ölçümlü alanların, dosya kapsamı ve yerleşik kararlara uygun olduğu anlaşılan ve itibar edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle anılan kısımlar yönünden tapu kaydının iptaline karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıyı-kenar çizgisi kapsamında kalan kısmın tapu kaydının iptaline karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince davalı tarafından yatırılan temyiz peşin harcının istek hâlinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§