Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1451 E. 2026/3066 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/290 E., 2024/347 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/189 E., 2022/102 K.

Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davacının 1990 yılından bu yana ...Pazarlama A.Ş'nin ile çalıştığını, davalılardan ...'ın tek yetkili ve sorumlu olduğunu, diğer davalılar ... ve ...'ın şirket ortağı olduğunu, davacının anılan şirkete ait ürünlerin uzun yıllar pazarlamasını yaptığını ve ticari ilişkinin temini olarak alacak-borç ilişkisinin bitiminde iade edilmek üzere dava konusu 6 49... , 15, 16, 17, 18... parselleri 17.03.1999 tarihinde satış suretiyle davalılara devrettiğini, 2004 yılında ...Pazarlama A.Ş'nin kapandığını, bunun yerine davalı şirketlerin kurulduğunu, davacı tarafından inanç sözleşmesi gereği devredilen dava konusu taşınmazların da davalı şirketler adına tescil edildiğini, davacının 2008 yılında ilgili şirketlere olan tüm borçlarının bittiğini ancak taşınmazların iade edilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ve ... Seramik Turizm San. A.Ş. vekili; davanın zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava dilekçesinde ...Pazarlama isimli bir şirketten bahsedilmiş ise de bahsedilen bu şirket ile davalıların bir ilgisi olmadığı gibi böyle bir şirketin gerçekten var olduğunun da tespit edilemediğini, davalı ... Seramik ve Turizm A.Ş’nin 1989 yılında kurulmuş bir şirket olduğunu, iddianın doğru olmadığı belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... ve ...Turizm ve Madencilik A.Ş. vekili; zamanaşımı süresinin geçtiğini, davalı ...’ya husumet yöneltilemeyeceğini, diğer davalı şirketin iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu, davalılar ile davacı arasında inanç anlaşması yapılmasını gerektirir ne alım-satım ne inanç ne de teminat sözleşmesi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... ve ...Porselen San. A.Ş. vekili; davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğu, temliklerin inançlı işleme dayandığına ilişkin herhangi bir beyan veya şerh bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının iddiasını 05.02.19 47... /6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı bir belge ile kanıtlayabileceği, ancak davacı tarafından yazılı bir belge sunulmadığı gibi delil başlangıcı teşkil edecek nitelikte bir belge de ibraz edilmediği, dava dilekçesinde bir takım e-posta (elektronik posta) yazışmalarına ve şirket sözleşmesine yer verilerek bu yazışmaların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğundan bahisle 6100 sayılı HMK'nın 202/1. maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu ile ilgili tanık dinletilmek istenmiş ise de söz konusu yazışmaların yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, davacıya yemin teklifinin hatırlatıldığı ve iddianın kanıtlanamadığı, bir kısım davalının ise kayıt maliki olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§