Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1282 E. 2026/546 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/176 E., 2024/527 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2013/483 E., 2020/361 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda Hakkari ili, Merkez ilçesi, ... köyü 1 56... ve 1 57... parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi gereğince mera vasfıyla kamu orta malı olarak sınırlandırıldıkları anlaşılmıştır.

Davacılar; ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında kendilerine ait bir kısım taşınmazların içinde bulunduğu çok büyük bir alanın 1 56... ve 1 57... parsel numaraları ile sınırlandırılarak mera olarak tespit ve tescil edildiğini, yüzyılı aşkın zamandır tapuya dayalı olarak taşınmazların malik ve zilyedi olduklarını, taşınmazları kendilerinin ve atalarının ekip biçtiğini ileri sürerek taşınmaz bölümleri bakımından tapu iptali ile eşit paylarla adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davacılar vekili 23.05.2014 tarihli dilekçesi ile; davalarının asıl olarak zilyetliğe dayandığını beyan etmiştir.

Davalı Hazine vekili; davanın süresinde açılmadığını, mera niteliğinde olan taşınmazın mülkiyetinin zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağını belirtip davanın reddini savunmuş; diğer davalılar; usulünce tebliğe rağmen davaya cevap vermemişlerdir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1 57... parsel sayılı taşınmazın mera vasfın haiz olup zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olmadığı, 1 56... parsel sayılı taşınmazın ise ziraat bilirkişi kurulu raporuna göre tarım arazisi vasfında olduğu ve jeodezi bilirkişi raporundan taşınmazın tespit tarihinden geriye doğru 15-20 yıl, öncesinde ise bir kısmının sürülü olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 1 56... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişisinin 07.11.2019 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 205713,21 m²'lik kısmının taşınmazdan ifrazı ve aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacıların her biri adına 1/4'er pay oranında tapuya kayıt ve tesciline, 1 57... parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; meraların özel mülkiyete elverişli olmayıp bu vasıftaki arazilerde gerçekleştirilen zilyetliğin de herhangi bir hukuki kıymetinin bulunmadığı, dört tarafı mera ile çevrili alanın meradan açma yer olduğunun da kabulünün zorunlu olduğu, bu kapsamda dosya içerisinde bulunan harita bilirkişi raporunda davaya konu 1 56... parselden talep edilen yerin tamamen, 1 57... parselden talep edilen yerin ise üç tarafının mera parseli ile çevrili olduğu, ayrıca keşifte alınan beyanlara göre zilyetliğin tarımsal kullanıma değil ot biçmeye dayalı olduğu, bu tarz zilyetliğin ise ekonomik amaca uygun malik sıfatıyla zilyetlik şartını sağlamayacağı, belirtilen hususlar göz önüne alınarak şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davanın reddine verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323/1-ğ maddesine göre, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamında olup yine aynı Kanun'un yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 326/1. maddesinde; “Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bilindiği üzere konusu para ve para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda vekalet ücreti nispi tarifeye göre hesaplanır. Taşınmazlarla ilgili davalarda vekalet ücretine esas olan değer ya dava dilekçesinde gösterilen değer veya mahkemece keşifte belirlenen ve buna göre eksik harcı tamamlanan değerdir.

O halde, Mahkemece istinafa ve temyize konu edilen 1 56... parsel sayılı taşınmaz bölümünün harcı ikmal edilen değeri olan 154.284,90 TL esas alınıp karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi de gözetilerek kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine lehine 30.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetsizdir.

Ne var ki anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

Açıklanan sebeplerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “Davalı yasal hasım olduğundan lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,” ibaresinin çıkartılarak yerine; “Davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§