"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/959 E., 2024/1463 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Cizre 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/51 E., 2022/402 K.
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı ..., oğlu ... ile davalı ... arasında alacak-borç ilişkisi nedeniyle sorunlar yaşandığını, bu sorunların aşılması amacıyla kendisine maliki olduğu dava konusu 11 01... parsel sayılı taşınmazı üzerine oğlunun borcu nedeniyle ipotek tesis edileceğinin söylendiğini, bu nedenle Tapu Müdürlüğünde resmi senede imza attığını, ancak davalının hilesi ile taşınmazı satış suretiyle davalıya devrettiğini, amacının taşınmazın satışı değil, ipotek tesisi olduğunu davalının, kendisi ve oğlunu şikayeti üzerine öğrendiğini, okuma-yazma bilmediğini, 76 yaşında olduğunu, davalı ve oğlu ... tarafından yaşlılığından yararlanılarak taşınmazın temlikinin sağlandığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya devam etmiştir.
Davalı; davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu, ilgili taşınmazı usulüne uygun resmi prosedürle satın aldığını, bu konuda herhangi bir hile veya yolsuz tescilin söz konusu olmadığını, taşınmazı davacının oğlu ...’ın borcuna karşılık devraldığını, borcun ... tarafından ödenmeyince, ...’in babası olan davacının kendisine başvurarak oğlunun borcunu kapatmak amacıyla dava konusu taşınmazı satma teklifinde bulunduğunu, davacının okuma - yazma bildiğini, resmi senede de “okudum” ibaresini yazarak imza attığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın 29.03.2017 tarihinde davalıya satış suretiyle devredildiği, resmi satış sözleşmesinde bedelin 31.000,00 TL belirtildiği, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın değerinin daha yüksek olduğu belirlenmiş ise de tarafların gabin iddiasının olmadığı, davacının Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına 14.12.2018 tarihinde başvurduğu, bu tarihin hileyi öğrenme tarihi olduğu, Adli Tıp Kurumu raporuna göre resmi senetteki “okudum” yazısının kuvvetle muhtemel ...’ın eli ürünü olduğunun bildirildiği, davacının okuma yazma bilmediği ve temlikin hile ile yapıldığı iddialarının ispatlanmadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı, davacının iddialarını kesin delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; davacının iradesinin hile ile fesada uğratıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, dinlenen tanık beyanlarının da hile olgusunun kabulü için yeterli olduğunu söyleme olanağının bulunmadığı, ayrıca yargılama sırasında vefat eden davacı ...'ın tüm mirasçılarına ait usulüne uygun vekaletnameler Av. ... tarafından dosyaya sunulmasına rağmen karar başlığında mirasçı ... dışındaki mirasçıların davacı olarak gösterilmemesinin mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak Mahkemece davanın reddine karar verilmesi nedeniyle maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüld -K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL
temyiz giderinin temyiz eden davacı mirasçılarından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.