Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1189 E. 2026/592 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1154 E., 2024/1300 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/232 E., 2024/194 K.

Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, mirastan yoksunluğun tespiti ile yoksun kalınan bedelin tahsili ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı dava dilekçesi ile; kök mirasbırakan dedesi ...'nun 04.09.1978 tarihinde vefat ettiğini, geride 5 kızı ve 1 oğlu kaldığını, mirasbırakanın köyleri ...'ın en varlıklı insanı olduğunu, kızlarını mirastan yoksun bırakarak tüm miras hakkını oğlu ...'ya intikal ettirdiğini, mirasbırakanın bıraktığı mirasın neler olduğunun tarafınca bilinmediğini, ... köyünde arsa-tarla ve sair taşınmazların ... tarafından sahiplenildiğini ve kız kardeşleri olan ..., ..., ..., ... ve ...'ün mirastan mahrum bırakıldığını, bu nedenle muris muvazaasına dayalı mirastan yoksun bırakılma davası açtığını ileri sürerek ara murisi annesi ...'in dedesi ... ve ... tarafından mirastan yoksun bırakıldığının tespiti ile asıl hak sahibi dedesi ...'nun Balıkesir ... köyündeki taşınır, taşınmaz, nakit paralarının oğlu ...'ya intikali ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin bu hakka ilişkin kurulduğunun ve annesi ...'in tüm bu haklardan tam 50 yıl süreye yakın yoksun bırakıldığının tespitine, davalı şirketler ve davalılar üzerindeki tüm taşınır ve taşınmazların muris muvazasına dayalı tapu iptali ve tesciline, müteveffa ...'nun hak ve hukuku olup ... adına iken davalı şirketler veya davalılar uhdesine geçirilen taşınmazın ayrıca tespiti ile mirastan yoksun bırakıldığının tespitine, müteveffa ...'ın mirastan yoksun bırakılması nedeniyle ... ve ...'ın miras haklarının kalan mirasçılar olan ..., ..., ... ve ... lehine pay edilmesine, manevi tazminat ve harca esas olarak bu aşamada talep ettiği 5.000.000 TL'nin tüm fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak suretiyle manevi tazminat talebi olarak dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek oranda yasal faizleri ile tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HMK'nın 119/1-ğ ve 119/2 maddeleri gereğince dosya üzerinden karar verildiğinden ve bu nedenle davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmediğinden davalılarca cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığından tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dilekçesi içeriği ve iddianın ileri sürülüş şekli ile talep sonucu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; eldeki davanın muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, Mahkemenin 17.07.2024 tarihli ara kararı ile davacı tarafa HMK md.119/1-ğ uyarınca talep sonucunu açıklamak ve bu bağlamda muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine esas dava konusu taşınmazların ilçe, mahalle, mevki, ada ve parsel numarasını içerir künye bilgilerini hükme esas olacak biçimde eksiksiz olarak bildirmek hususunda ara kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta kesin süre verildiği ve kesin süreye riayet edilmediği takdirde HMK md.119/2 uyarınca davanın açılmamış sayılacağı hususunun açıkça ihtarına karar verildiği, ara kararın davacıya 19.07.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine karşın davacı tarafından sunulan 25.07.2024 tarihli dilekçede Mahkemece istenilen hususlarda talep sonucunun bildirilmediği, bu cümleden olmak üzere her ne kadar davacı tarafça ibraz edilen 25.07.2024 havale tarihli talep sonucunu açıklar mahiyetteki beyan dilekçesi ekinde sunulan Kartal Tapu Müdürlüğü yazı cevabı içeriğindeki bir kısım davalıya ait taşınmaz bilgilerine yer verilmiş ise de Mahkeme ara kararında dava konusu haline getirilen taşınmazların ayrı ayrı ve açıkça bildirilmesinin usulünce ihtar edilmesi karşısında, söz konusu ara kararın ikmal edildiğinden söz edilemeyeceği, öte yandan tasarruf ilkesi (HMK md.24) ve taraflarca getirilme ilkesi (HMK md.25) gereğince, dava malzemesi haline getirilecek hususların tümüyle taraf uhde ve sorumluluğunda yer aldığı; bu çerçevede farklı yargı çevrelerinde yer alan farklı nitelik ve özellikteki taşınmazlardan hangisi yahut hangileri bakımından tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğunun bizatihi davacı tarafça ayrıca ve açıkça gösterilmesi zorunlu olup bu husustaki yükümlülüğün Mahkemeye yüklenmesinin usul kurallarına açıkça aykırı olduğu; öte yandan davacı tarafça talep sonucuna esas taşınmazların hangileri olduğunun açıkça bildirilmesinin tahkikatın seyrini ve yargılama sonucunda kabul-ret durumuna binaen yargılama giderleri ve nispi vekalet ücreti paylaştırılmasını dahi doğrudan etkileyeceği düşünüldüğünde, talep sonucunun mahkemece re'sen tamamlanmasının taraf açısından büyük sakıncalar da doğuracağı gerekçesiyle HMK md.119/2 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla

; davacının İlk Derece Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde dava konusu edilen taşınmazlar ile açıkça talep sonucunun belirtilmediği, Mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içinde dava konusu taşınmazların ve açık bir şekilde talep sonucunun bildirilmesi, bildirilmediği taktirde 6100 sayılı HMK'nın 119/2. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun usulünce ihtar edildiği, davacı tarafından 25.07.2024 tarihinde dilekçe sunulmuş ise de dilekçede de dava konusu edilen taşınmazlar ile açıkça talep sonucunun belirtilmediği, 6100 sayılı HMK'nın 24. maddesinde düzenlenen tasarruf ilkesi ve 6100 sayılı HMK'nın 25. maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesi gereğince dava malzemesi haline getirilecek hususların tümüyle davacı tarafın uhde ve sorumluluğunda yer aldığı, bu çerçevede farklı yargı çevrelerinde yer alan farklı nitelik ve özellikteki taşınmazlardan hangisi yahut hangilerinin dava konusu edildiğinin bizatihi davacı tarafça ayrıca ve açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu, gelinen bu aşamada davacının dava konusu ettiği taşınmazları ve talep sonucunu yani davasını açıklamayarak yargılamayı sürüncemede bıraktığı, HMK'nın 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurların düzenlendiği ve bu düzenlemenin yargılamaların makul süre içerisinde bitirilmesini amaçladığı anlaşılmakla, davacı tarafından talep sonucu ile dava konusu edilen taşınmazların Mahkemeye bildirilmediği dikkate alınarak yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacı ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Temyiz edilen davalılar vekille temsil olunmadığından ve duruşmaya katılmadıklarından duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§