"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/327 E., 2024/921 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/371 E., 2018/152 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu...ilçesi...köyü çalışma alanında bulunan 1 47... parsel sayılı 241, 00... yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ...Kaya adına tespit edildikten sonra, itiraz üzerine kadastro komisyonunca ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli 1 47... parsel sayılı taşınmazın 221, 00... 'lik kısımına zilyet olduğu, kadastroda kendi adına tescil edilen 1 47... parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde bulunduğu iddiasıyla taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı, çekişmeli taşınmaza uzun yıllardır zilyet olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince,davacının talep ettiği bölüm üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı ve sınır olarak yapıldığı iddia edilen istinat duvarının 2012 yılından sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmün miktar itibariyle kesin olması nedeniyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece ek kararla temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 25.10.20 21... /32 01... /6011 Karar sayılı kararı ile, “davanın açıldığı 12.06.2009 tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesinde temyiz edilebilen kararların belirlendiği, taşınmazın aynına ilişkin davaların taşınmazın değerine bakılmaksızın kanun yollarına tabi bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince işin esasına girilmesi" gerektiği belirtilerek temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.