Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1056 E. 2026/622 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/159 E., 2024/497 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/46 E., 2020/164 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucu Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 31... parsel sayılı taşınmaz, toprak tevzi komisyonunun 4 numaralı parselinin sınırları içerisinde ... köy orta malı olarak gösterildiği belirtilerek mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.

Davacılar; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.

Yargılama sırasında ..., çekişmeli taşınmazda kendisinin de hakkı bulunduğunu belirterek davaya müdahil olmuştur.

Davalı Hazine vekili; taşınmazın kadim mera niteliğinde olup zilyetlikle edinilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın mera veya kamuya tahsisli yerlerden olmadığı, evveliyatından itibaren şahıs arazisi olarak kullanıldığı, dosyaya sunulan jeodezi raporunda da 19 56... tarihli hava fotoğraflarında dava konusu taşınmaz üzerinde yapı olduğunun tespit edildiği, dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisabı için sadece ekilip biçilerek kullanılması gerekmediği de dikkate alınarak davacının evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde tesis edilen tapu kaydı öncesinde Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle davasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 31... parselin Hazine adına olan kaydının iptali ile davacılar ... ve ... adına tarla vasfıyla 1/3 oranında paylı mülkiyet olarak tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazda davacıların malik sıfatıyla nizasız - fasılasız zilyetliğinin olduğu, taşınmazın mera, köy orta malı, çayır veya yaylak olarak hiç bir dönemde kullanılmadığı, 1963 yılında Toprak Tevzi çalışmaları sonucunda 53 nolu Toprak Tevzi Komisyonunca mera olarak olarak tespiti yapılmış ise de hudutları itibariyle geniş alanı kapsadığı, 1963 yılına kadar zilyetlik koşullarının davacılar lehine oluştuğu, verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Ne var ki; Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği ile dava konusu taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmemiş, uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğrafları ile komşu parsel tutanak ve dayanaklarından usulünce yararlanılmamış, davacılar açısından usulünce senetsiz araştırması yapılmamış, çekişmeli taşınmazla ilgili toprak tevzi evrakı eksiksiz olarak getirtilmemiş, hükmün gerekçe kısmında dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile taleple bağlılık ilkesi gereğince davacılar ... adına 1/3 paylı olarak, ... adına 1/3 paylı olarak tapuya kayıt ve tescil kararı verildiği belirtilmesine karşın, hüküm kısmında 1 31... parselin tapu kaydının iptali ile davacılar ... ve ... adına tarla vasfıyla 1/3 oranında paylı mülkiyet olarak tesciline karar verilmek suretiyle gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratıldığı gibi, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının tümünün iptaline karar verilmesine karşın 1/3 payı hakkında tescil hükmü kurulmak ve açıkta pay bırakılmak suretiyle infazı kabil olmayacak şekilde karar verilmiştir.

Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmaza komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanakları getirtilmeli, çekişmeli taşınmazla ilgili toprak tevzi çalışmalarında yapılan işlemlere ilişkin evrak dosya arasına alınmalı, Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu bölgeyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit ve tevzi tarihlerinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik ve bindirmeli hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden, bu fotoğraflardan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ise ilgili kurumlardan getirtilmeli, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, davacılar ve murisleri adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenler bulunmakta ise tescil ilamları getirtilerek dosya içine konulmalı, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, bundan sonra Mahkemece mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek aynı köy ve komşu köyler halkından ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, önceki keşifte yer almamış jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başladığı, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri hangi hukuki nedene dayalı olarak kullanıldığı, kamu orta malı-mera niteliğinde olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı; toprak tevzi çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmazla ilgili ne gibi bir işlem yapıldığı belirlenmeli; keşifte alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ve toprak tevzi evrakı ile denetlenmeli; ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın önceki ve mevcut niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve komşu parseller ile nasıl ayrıldığını, komşu parseller ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, önceki ziraat bilirkşi kurulu raporunun da değerlendirildiği, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine taşınmazı kapsayan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesi istenilmeli ve taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu ve arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, komşu parseller ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını belirten rapor alınmalı; fen bilirkişisinden keşfi takibe elverişli ve toprak tevzi paftası ile kadastro paftasını çakıştırmalı olarak gösteren denetime uygun rapor alınmalı; belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1 ve 14. maddesinde öngörülen edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, açıklanan hususlar gözardı edilerek ve eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§