Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/102 E. 2026/2150 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/98 E., 2024/1887 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/22 E., 2022/387 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2024 tarihli ek kararı davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Asıl dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Asıl davaya ilişkin Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/466 esas sayılı dosyasında davacı ... vekili, davalı ...'in davacının babası, davalı ...'in ise davalının annesi olduğunu, davacı ve ailesinin yurt dışında yaşayıp gelir elde ettiğini, bu gelirlerle alınan taşınmazların babası ... üzerine kayıtlı olduğunu, taşınmazların babasından istenilmesi üzerine muris ...'in buna yanaşmadığını ve davacı ile kardeşi ...'ın Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2007/534 Esas sayılı davayı açtıklarını, davanın kabulle sonuçlandığını, davacının daha sonra Türkiye'deki işlerini takip etmesi için annesi ...'ı 11.02.2013 tarihli vekaletnameyle vekil tayin ettiğini, davalı ...'in davacının bilgisi dışında dava konusu taşınmazları önce davalı ...'in üzerine geçirdiklerini, davalıların, birlikte yaşadıkları oğulları ...'ın baskısıyla ve davacının eşi ...'le olan sorundan dolayı bu devirleri yaptığını ileri sürerek ... İlçesi 6 nolu dükkanın 1/2 payının, ... İlçesi 63 64... parseldeki 5 nolu bağımsız bölümün tamamının, ... İlçesi 110 11... parselin 1/2 payının, ... İlçesi 2 03... parseldeki 9, 10, 11, 12... nolu bağımsız bölümlerin 1/2 payının, ... İlçesi 106 87... parsel sayılı taşınmazdaki 5/14 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini; birleştirilen Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/534 Esas sayılı dosyasında ise davacı ... vekili, davalı ...'a yönelttiği davasında asıl davadaki açıklamalarına yer vererek davalı ...'ın 11.02.2013 tarihli vekaletnameyle davacının bilgisi dışında dava konusu Kuşadası İlçesi 1 49... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payı devrettiğini, ... Bankasındaki 53.376,82 euroyu çektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 420.000 TL tazminat talep etmiştir.

Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/466 esas sayılı dosyasında davalılar ... ve ... vekili, dava konusu taşınmazların davalı ... tarafından satın alındığını; birleştirilen Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/534 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili, bankadaki paranın davalının eşi ...'e ait olduğunu, dava konusu taşınmazı da muris ...'in satın aldığını, taşınmazın davacının bilgisi dahilinde satıldığını, paranın da davacının bilgisi dahilinde çekildiğini belirterek her iki davanın reddini savunmuştur. Davalı ...'ın ölümü ile mirasçılarından ... ve ... de davaya dahil edilmiştir.

Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/534 Esas sayılı dosyasının, Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/466 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş. yargılama 2016/466 Esas sayılı dosya üzerinden görülürken dosyanın yeni Mahkemeye sevki ile yargılamaya Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/22 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'in vekalet görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle asıl davada Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/533 Esas, 2008/108 Karar sayılı ilamı ile davacı adına tescil edilen taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, diğer taşınmazlar yönünden davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/533 E.- 2008/108 K. sayılı ilamı ile davacı adına tescil edilen taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de davalı ...'in vekalet yetkisini kötüye kullandığı anlaşıldığından vekaletnameyle devrettiği tüm taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek tarafların istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş; davacı vekilinin tavzih talebi üzerine 14.11.2024 tarihli ek kararıyla maddi hata sonucu unutulan " 53.376,86 Euro'nun infaz tarihindeki kur karşılığı olmak üzere davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine" hükmün ve buna ilişkin vekalet ücretinin düzeltilmesine karar verilmiştir.

Bilindiği üzere; Medeni Yargılama Hukukuna hâkim olan ilkelerin bir bölümü HMK'da açıkça düzenlenmiş ve 26. maddesinde "Taleple bağlılık ilkesi"ne yer verilmiştir. Taleple bağlılık ilkesi, hâkimin tarafların talepleriyle bağlı olduğunu, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceğini, ancak duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceğini ifade eder.

Taleple bağlılık ilkesinin taşıdığı ilk anlam, tarafın talep etmediği husus hakkında Mahkemenin karar veremeyeceğidir. Buna göre hâkim, tarafların dilekçelerinde talep edilen hususları karşılar. Hâkimin, tarafların talep etmediği bir hususta karar vermesi mümkün değildir. Tarafın neyi talep edip etmediği ve hâkimin ne hakkında karar verip veremeyeceği dava dilekçesine bakılarak tespit edilir. Bu tespitin konusunu, istenilen hukuki sonuç oluşturur. Bu itibarla hâkimin karar verme sınırı dava dilekçesi ile belirlenmiş olur ( Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2026 tarihli ve 2025/10-136 Esas, 2026/81 Karar sayılı kararı, § 10).

Taleple bağlılık ilkesinin taşıdığı ikinci anlam ise mahkemece tarafın talebinden fazlasına karar verilememesidir. Tarafın maddî hukuktan kaynaklanan bir hakkının, bazı istisnaî durumlar hariç olmak üzere sadece bir kısmını ileri sürmesine bir engel yoktur. Bu durumda mahkemece talep edilenden fazlasına karar verilemez. Taleple bağlılık ilkesine yüklenen bu anlam aynı zamanda HMK'nın 24. maddesinde ifade edilen "tasarruf ilkesi" ve 25. maddesinde yer alan "taraflarca getirilme ilkesi" ile de bağlantılıdır ( Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2026 tarihli ve 2025/10-136 Esas, 2026/81 Karar sayılı kararı, § 11).

Somut olayda, davacı vekili 21.07.2017 tarihli dava dilekçesinde, davacının ... Bankası hesabından çekilen 53.376,82 Euro bedel için dava açıldığı tarihteki kur üzerinden 220.000 TL talep ettiği, davacı vekili 30.12.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle de tapu iptali ve tescil talepleri yönünden eksik harcı yatırdıklarını, 53.376,82 Euro ( 220.000 TL) yönünden dava açılırken tam harç yatırıldığından ayrıca bir harç yatırmadıklarını ifade ettiği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince davacının talebiyle bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken 14.11.2024 tarihli ek kararıyla maddi hata sonucu unutulan "53.376,86 Euro'nun infaz tarihindeki kur karşılığı olmak üzere davalı ...'dan alınarak, davacıya verilmesine" dair hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi kararda herhangi bir gerekçeye yer verilmemesi de doğru değildir.

Davacı vekili, davalı ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin değinilen yön itibariyle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2024 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§