"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1478 E., 2024/2000 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/68 E., 2024/197 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; yurt dışında yaşarken davalı babasına ... . Noterliğinin 13.10.2011 tarihli ... yevmiye numaralı çok geniş yetkiler içeren bir resmi vekaletname verdiğini, yurt dışında sağladığı tüm gelirleri babasına vererek ülkesinde yatırım yapmak istediğini, 5371, 5372, 53 73... parsel sayılı taşınmazların vekaletnameye dayanılarak davalı tarafından satın alındığı, sonrasında dava dışı ... ...’e satılarak tekrar davalı adına tescil edildiğini, ...’in davalının yakın arkadaşı olduğunu, yurt dışında olmasından dolayı kendisine sağlıklı bilgi verilmediğini, satış bedelinin ödenmediğini ileri sürerek taraflar arasında benzer Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/294 Esas sayılı dava ile birleştirilme talepli olarak tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiş, Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/396 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dava Mahkemece tensiben 22.11.2019 tarihli karar ile 2019/294 Esas sayılı dava ile birleştirilmiş, bilahare 30.05.2023 tarihli duruşmada 2019/396 Esas sayılı dosyasının tefrikine karar verilmiş ve eldeki dava esasına kaydı yapılmıştır.
Davalı vekili; taşınmazı davacının almadığını, satmaya karar verdiğini duyunca kendisinin almaya karar verdiğini, dava dışı ...’e yapılan satışın geçerli olduğunu, kötüniyetin davacı tarafından ispatı gerektiğini, vekaletin kötüye kullanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2023 tarihli ve 2023/382 Esas, 2023/469 Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararının davalı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2023 tarihli ve 2023/1964 Esas, 2023/2374 Karar sayılı kararı ile; davalının yemin deliline dayandığı ancak hatırlatılmadığı, kabule göre de toplulaştırma sonrası dava konusu taşınmazlardan gelen payın tespiti ile bu pay üzerinden karar verilmesi ve temlikte kullanılan vekaletnamenin dosya arasına alınması gerektiği gerekçesiyle karar kaldırılmış, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının satış bedelini davacıya teslim ettiğini ispatlayamadığı, davalının taşınmazları ... ... 'e devrettikten çok kısa bir süre sonra tekrar devraldığı, davalı tarafından davacının borçlarının ödendiği iddia edilmiş ise de borçların ödendiğine ilişkin herhangi bir delil ileri sürülemediği, davalı tarafından yemin deliline de dayanılmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıya ödeme yapılmadığı, davalının savunmasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/(1).b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak; Mahkemece dava konusu toplulaştırma ile oluşan taşınmazda 54371/167083 payın iptali ile davacı adına tescile, kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken davalı yönünden de tescil hükmü kurularak dava konusu olmadığı halde davalı uhdesinde kalan payın tescil nedeninin değiştirilmesi isabetli olmamıştır.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Açıklanan nedenden ötürü davalı vekilinin temyizi üzerine re’sen yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “kalan payın davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline” ibaresinin çıkarılarak yerine “tesciline, bakiye payın davalı üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.