Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2024/5421 E. 2026/2863 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/109 E., 2024/380 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, şirket hisse devirlerinin iptali, olmazsa tenkis isteklerine ilişkindir.

Davacılar; murisleri ...'in ölümünden sonra yaptıkları araştırma neticesinde murisin terekesinde dava dilekçesinde yazılı adresindeki taşınmaz haricinde hiçbir taşınmazın, aracın, banka hesabının ve şirket hissesinin kalmadığını tespit ettiklerini, bildikleri kadarı ile ......ilçesinde 2 adet ev,... köyü ve ...yolu üzerinde 2 adet arsa, ... ili, ...ilçesi, ...köyünde çok sayıda tarla olduğunu, ayrıca murisin kardeşleri ile ortak olduğu... Gıda. İnş. Taah. Turizm. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.n'de hissesinin bulunduğunu, murisin hissesinin davalılardan ...'e 10.07.2012 tarihinde devredildiğini Ticaret Sicil Gazetesi ile tespit ettiklerini, yine murise ait 06... plakalı aracın murisin ölümünden kısa bir süre önce satılarak bu satıştan elde edilen gelirle şirket adına olduğu tahmin edilen 06... plakalı aracın alındığını, herhangi bir ekonomik ihtiyacı olmayan murisin ölümünden yaklaşık 1 ay kadar önce başlayan ve devam eden malvarlığının (bizzat veya kardeş ...'e verilen vekaletname ile) devrinin açıklanır sebebi bulunmadığını, davalı ...'in vekalet görevini kötüye kullanarak bahsi geçen işlemleri yaptığını, bağışlama iradesi ile yapılan işlemlerin geçerli olamayacağını ileri sürerek muvazaalı işlemler ile satılan ve tespit edilecek tescile tabi tüm taşınır ve taşınmaz mal hisse ve haklara dair işlemlerin iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişler; bozmadan sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125. maddesinin uygulaması ile 952 parsel sayılı taşınmaz bakımından tapu iptali ve tescil isteklerini tazminata dönüştürmüşlerdir.

Davalılar; dava dilekçesinde belirtilen iddiaların doğru olmadığını, yapılan işlemlerin muvazaalı ve mirastan mal kaçırma amaçlı olarak yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar; seçimlik haklarını 25.04.2023 tarihinde ayından yana kullanmışlardır.

Mahkemece; 5 ve 16 numaralı bağımsız bölümler yönünden yapılan temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle iptal-tescil isteğinin kabulüne; 952 parsel sayılı taşınmaz ile davaya konu araçlar ve Şirket hisseleri bakımından ise muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 16.01.2019 tarihli ve 2016/3101 Esas, 2019/123 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 952 parsel sayılı taşınmaz yönünden de davacıların tapu iptali ve tescil taleplerinin kabulüne karar verilmesi, şirket hisseleri ve araç yönünden ise tenkis taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğine değinilerek karar bozulmuş, bozma kararına karşı davalılar vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 23.10.2019 tarihli ve 2019/2228 Esas, 2019/5464 Karar sayılı kararı ile; Dairemizin 16.01.2019 tarihli bozma ilamında “hal böyle olunca” ibaresinden sonra gelen “dava konusu 952 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacıların tapu iptali ve tescil taleplerinin kabulüne karar verilmesi” cümlesinin ilam metninden çıkartılarak yerine “davalı Kanber tarafından yargılama sırasında 3. kişiye devredilen çekişme konusu 952 parsel sayılı taşınmaz yönünden HMK'nın 125/1. maddesi gözetilerek gerekli usulü işlemlerin yerine getirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi” cümlesi eklenmek suretiyle" Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmadan önce 5 ve 16 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin tapu iptali ve tescil, araç ve Şirket hisselerine ilişkin tescil kaydı iptali ve tescil istemleri yönünden verilen hükmün bozma kapsamı dışında tutularak kesinleştiği, 952 parsel sayılı taşınmazın muris tarafından davalıya devrinin muvazaalı olduğu, bu sebeple davacıların miras payı oranında tazminat istemlerinin yerinde olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak; toplam 20.262,00 TL tazminatın taşınmazın devir tarihi olan 25.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara miras payları oranında verilmesine, davacı ...'in araç ve Şirket hisselerine ilişkin tenkis alacağı davasının saklı payının ihlal edildiği gerekçesiyle kabulü ile toplam 148.737,39 TL tenkis alacağının, tercih hakkının kullanıldığı 25.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ...'ın saklı payının ihlal edilmediği gerekçesiyle tenkis alacağı davasının reddine, davalı ... bakımından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- KARAR-

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye 8.658,26 TL onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın ... 38. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

09.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§