"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/87 E., 2024/447 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/122 E., 2018/25 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili ... ve vekili Avukat ... ile temyiz eden davacılar ... vd. ve tereke temsilcisi ... vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin ve asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakanları ...’in maliki olduğu 2166/3, 141, 142, 143, 144, 146, 419, 71, 2138/1, 2140/1, 2141/1, 2142/1, 2143/1, 2144/1, 2145/1, 2146/1, 2147/1, 2148/1, 2151/1, 2153/2, 2158/2, 2210/7, 2211/1, 2212/1, 2249/1, 2250/1, 2255/1, 2264/1, 2266/1, 2268/1 parsel sayılı taşınmazlarını kız çocuklarından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı oğluna ve torununa devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında tescile, olmazsa tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, mirasbırakanın yapmış olduğu temlik bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, davalı ...’in yargılama sırasında ölümü ile terekesine diğer davalı oğlu ... tereke temsilcisi olarak atanmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2018 tarihli ve 2015/122 Esas, 2018/25 Karar sayılı kararı ile; davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden mirasbırakan tarafından yapılan temlik bulunmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil ile tenkis isteğinin reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.09.2018 tarih ve 2018/800 E., 2018/1314 K. sayılı kararı ile; davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden bir kısım taşınmazlar ihale ile satın alındığından mirasbırakan ile ilgisi bulunmadığı, diğer taşınmazlar senetsizden kadastro ile tescil edildiğinden 1974 tarih ½ İBK uygulanmayacağı gerekçesiyle, tenkis isteğinin ise süreden reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.11.2020 tarihli ve 2018/5187 E., 2020/6303 K. sayılı kararı ile; dava konusu 419, 71, 2138/1, 2140/1, 2141/1, 2142/1, 2143/1, 2144/1, 2145/1, 2146/1, 2147/1, 2148/1, 2151/1, 2153/2, 2158/2, 2210/7, 2211/1, 2212/1, 2249/1, 2250/1, 2255/1, 2264/1, 2266/1, 2268/1 parsel sayılı sayılı taşınmazlar bakımından kadastro tespit tutanakları ve tespite dayanak tapu kayıtlarının getirtilmesi, tapulu olanlarda mirasbırakanın tapu memuru huzurunda temlike ilişkin beyanı olup olmadığının tespiti, ölüm tarihi de gözetilerek 1.4.1974 tarih ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve lüzumu halinde davacıların bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazlar da dikkate alınarak tarafsız bilirkişi vasıtasıyla yeniden rapor alınmak suretiyle muris muvazaasına ilişkin ilkeler ve toplanan deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ... adına açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...'in kayıt maliki olmadığı, tapu iptal tescil davalarının tapu kayıt maliklerine karşı açılması gerektiği gerekçesi ile davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet (pasif taraf sıfatı) yokluğu nedeni ile reddine, dava konusu 141,142,143,1 44... parsel sayılı taşınmazlar Hazine adına kayıtlı iken ihale ile davalı ... tarafından satın alındığı ve 25.12.2013 tarihinde bu davalı adına tescil edildiği, 21 66... parsel (eski 104 ) sayılı taşınmazın 91/240 payının 21.03.2013 tarihli toplulaştırma işlemi ile davalı ... adına tescil edildiği, davaya konu taşınmazlarda muris tarafından davalılara yapılmış herhangi bir temlik işleminin bulunmadığı gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden davanın reddine, Batman ili, Merkez ilçesi, ... köyü 2266/1 ve 2268/1 parsel sayılı taşınmazların 25.05.1955 tarihinde, 2147/1 ve 2148/1 parsel sayılı taşınmazların 14.06.1955 tarihinde muris ... adına tapu kaydına dayalı olarak tespit ve tescil edildiği, Batman ili, Merkez ilçesi, ... köyü 2210/7 ve 2249/1 parsel sayılı taşınmazların geldisi 1 93... parsel sayılı taşınmazların ... Köyü 81 parselin ifraz işleminden oluştuğu, ... Köyü 81 parselin 09.06.1955 tarihinde tapu kaydına dayalı olarak ... adına tespit edildiği, murisin bahse konu taşınmazları kız çocukları olan davacılardan mal kaçırmak amacı ile oğlu davalı ...'e satış sureti ile temlik ettiği, sonrasında taşınmazların ara malikler kullanılmak sureti ile davalı ...’in oğlu diğer davalı ...'e satış gösterilmek sureti ile devredildiği gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, Batman ili, Merkez ilçesi, ... köyü 419, 2264/1, 2142/1, 2143/1, 2144/1, 2145/1, 2146/1 ve 2158/2 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına hükmen tescil edildiği, bu şekilde bu taşınmazların muristen gelmediği, tereke ile ilgisinin bulunmadığı kanaatine varılmakla bu taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine, Batman ili, Merkez ilçesi, ... köyü 2138/1, 2140/1, 2141/1, 2151/1, 2153/2, 2211/1, 2212/1 ve 2250/1 parsel sayılı taşınmazların 15.06.1955 tarihinde senetsizden mera vasfı ile ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edildiği, tespit gerekçesinin senetsizden olduğu, uygulanan tapu kaydı olmadığı, ...’in tapu memuru huzurunda ...’e temlikine ilişkin beyanının olmadığı, ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ... ’in 29.08.1955 tarihinde kadastro tespitine itiraz ettiği, itirazın sonucunun bilinemediği, bu şekilde bu taşınmazların muristen geldiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığı kanaatine varılmakla bu taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine, Batman ili, Merkez ilçesi, ... köyü 71... /1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin tapu kaydına dayalı olarak 04.06.1955 tarihinde muris ... adına yapıldığı, ... ‘ın 20.08.1955 tarihinde, ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in 29.08.1955 tarihinde kadastro tespitine itiraz ettiği, Batman Tapulama Mahkemesinin 1959/18 74... ... nolu kararı ile tespite itirazın kabul edildiği ve davalılardan ... ve ... adına yapılan tespitlerin iptaline karar verildiği, bu şekilde bu taşınmazların muristen geldiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığı kanaatine varılmakla bu taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine, mirasbırakanın ölüm tarihi gözetilmek suretiyle 12.03.2015 tarihinde açılan tenkis davasında, zamanaşımı süresi geçtiğinden davacılar ... ve ...'nın terditli olarak ileri sürdükleri tenkis talebinin davanın zamanaşımı süresinde açılmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1889 doğumlu mirasbırakan ...’in 07.10.1979 tarihinde ölümü ile geriye çocukları davacılar ...,...,..., davalı oğlu ... ve dava dışı kızı ...’nun mirasçı olarak kaldığı,
- dava konusu 141, 142, 143, 1 44... parsel sayılı taşınmazların Hazine adına kayıtlı iken ihale ile davalı ... tarafından satın alındığı ve 25.12.2013 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği,
-21 66... parsel (eski 104) sayılı taşınmazın 91/240 payının 21.03.2013 tarihli toplulaştırma işlemi ile davalı ... adına tescil edildiği,
- 22 68... ve 22 66... parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 34 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespitinin 25.05.1955 tarihinde ... adına yapıldığı, uygulanan tapu kayıtlarına ilişkin bilgi ve belge bulunamadığı için eski tapu kayıtlarının murise ait olup olmadığının bilinemediği, ...'in tapu memuru huzurunda ...’e temlikine ilişkin beyanının olmadığı, ... ’ın 20.08.1955 tarihinde kadastro tespitine itiraz ettiği, itirazın sonucunun bilinemediği,
- 21 47... ve 21 48... parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 85 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespitinin 14.06.1955 tarihinde ... adına yapıldığı, ...’in tapu memuru huzurunda ...’e temlikine ilişkin beyanının olmadığı, dava dışı şahısların kadastro tespitine itiraz ettiği, söz konusu taşınmazın 20.01.1971 tarihinde hükmen ... adına tescil edildiğinin yazılı olduğu,
- 2264/1 ve 419 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 78 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağı mevcut olmadığından kadastro tespitinin ne zaman kimin adına yapıldığı, tespit gerekçesi, uygulanan tapu kayıtlarının muris ...'a ait olup olmadığı, ...’in tapu memuru huzurunda ...’e temlikine ilişkin beyanının olup olmadığı, kadastro tespitine itiraz edilip/edilmediği ve itirazın sonucunun tespit edilemediği, ancak dosyada mevcut tapu Kütüğü fotokopisinden bu parselin 15.09.1969 tarihinde ... adına hükmen tescil edildiğinin yazılı olduğu,
- 2138/1, 2140/1, 2141/1, 2151/1, 2153/2, 2211/1, 2212/1 ve 2250/1 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 84 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 15.06.1955 tarihinde mera vasfı ile ... Köyü Tüzel Kişiliği adına yapıldığı, dava dışı şahısların kadastro tespitine itiraz ettiği, itirazın sonucunun bilinemediği,
- 2142/1, 2143/1, 2144/1, 2145/1, 2146/1 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 86 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağı mevcut olmadığından kadastro tespitinin ne zaman kimin adına yapıldığı, tespit gerekçesi, uygulanan tapu kayıtlarının muris ...’e ait olup olmadığı, ...’in tapu memuru huzurunda ...'e temlikine ilişkin beyanının olmadığı, kadastro tespitine itiraz edilip/edilmediği ve itirazın sonucunun tespit edilemediği, ancak dosyada mevcut tapu kütüğü fotokopisinden bu parselin 20.01.1971 tarihinde ... adına hükmen tescil edildiğinin yazılı olduğu,
- 2158/2 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 97 ( ifrazen 167) parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağı mevcut olmadığından kadastro tespitinin ne zaman kimin adına yapıldığı, tespit gerekçesi, uygulanan tapu kayıtlarının muris ...’e ait olup olmadığı, ...'in tapu memuru huzurunda ...’e temlikine ilişkin beyanının olmadığı, kadastro tespitine itiraz edilip/edilmediği ve itirazın sonucunun tespit edilemediği, ancak dosyada mevcut tapu kütüğü fotokopisinden bu parselin 15.07.1969 tarihinde ... adına hükmen tescil edildiğinin yazılı olduğu,
- 2255/1 ve 71 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 04.06.1955 tarihinde ... adına yapıldığı, uygulanan tapu kayıtlarına ilişkin bilgi ve belge bulunamadığından eski tapu kayıtlarının murise ait olup olmadığının bilinemediği, murisin tapu memuru huzurunda ...’e temlikine ilişkin beyanının olmadığı, dava dışı şahısların kadastro tespitine itiraz ettiği, Batman Tapulama Mahkemesinin 1959/18 74... ... nolu kararı ile tespite itirazın kabul edildiği ve davalılardan ... ve ... adına yapılan tespitlerin iptaline karar verildiği,
- 2210/7, 2249/1 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 1 93... parsel sayılı taşınmazların ... Köyü kök 81 parselin ifraz işleminden oluştuğu, ... Köyü 81 parselin kadastro tespitinin 09.06.1955 tarihinde ... adına yapıldığı, uygulanan tapu kayıtlarına ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunamadığından eski tapu kayıtlarının muris ...’e ait olup olmadığının bilinemediği, ...’in tapu memuru huzurunda ...’e temlikine ilişkin beyanının olmadığı, ... Köyü 81 parselin kadastro tespitine dava dışı şahıslar tarafından itiraz edildiği, Batman Kadastro Mahkemesinin 1984/4 28... /20 karar nolu ilamı ile davacı ...'in noter ve adi senetlere dayalı olarak açtıkları davalar yönünden görevsizlik kararı verilerek dosyanın Batman Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 81 parsel sayılı taşınmazın tespitinin ve 30.01.1980 tarih ve 1980/502 sayılı komisyon kararının iptali ile ...’nın kamulaştırma işlemi nedeniyle 81 parselin 193,194,195 parsellere ayrılmasına, 194 parselin Hazine adına tesciline, 1 93... parsellerin ...'in çocukları adına tespit ve tapuya tesciline karar verildiği,
- hükmen davalı ... adına tescil edilen taşınmazlardaki paylarını davalının 29.04.1998 tarihinde ...’e devrettiği, onun da 18.07.2003 tarihinde ...’e temlik ettiği, bilahare 21.07.2005 tarihinde ...’e satış suretiyle devredildiği ve onun da 15.02.2012 tarihinde taşınmazları ... ’ya temlik ettiği, onun da 02.02.2015 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ile durumun aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Öte yandan; 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere ''muris muvazaası, mirasbırakanın danışıklı olarak mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapuda kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklaması halinde, saklı pay sahibi olsun yada olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların görünürdeki satış sözleşmesinin BK'nun 18. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilmelerine olanak veren hukuki bir olgu'' olarak tanımlanmaktadır. Kural olarak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları konuları ile sınırlı, gerekçeleri ile aydınlatıcı ve sonuçları ile bağlayıcıdır. Butlan sonucunu doğurarak murisin temliki tasarruflarının iptaline imkan tanıyan 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanabilmesi için, temliki tasarrufa konu yapılan taşınmazın murisin tapulu malı olması, gerçekte bağışlamak istediği bu malı ile ilgili olarak tapu memuru huzurunda, iradesini satış doğrultusunda açıklaması icap eder.
Hemen belirtmek gerekir ki; haklarında red hükmü kurulan 141, 142, 143, 144, 146, 22 49... , 22 10... , 21 66... , 419, 2264/1, 2142/1, 2143/1, 2144/1, 2145/1, 2146/1, 2158/2, 2138/1, 2140/1, 2141/1, 2151/1, 2153/2, 2211/1, 2212/1, 2250/1, 71... /1 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak yapılan değerlendirmede; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bahsi geçen taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, davacıların tenkis taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.
Davalı ...'in haklarında kabul hükmü kurulan 2266/1, 2268/1, 2147/1, 2148/1, 2210/7 ve 2249/1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda da belirtildiği üzere 2210/7 ve 2249/1 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 1 93... parsel sayılı taşınmazların ... Köyü kök 81 parselin ifraz işleminden oluştuğu, ... Köyü 81 parselin kadastro tespitinin 09.06.1955 tarihinde ... adına yapıldığı, uygulanan tapu kayıtlarına ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunamadığından eski tapu kayıtlarının muris ...’e ait olup olmadığının bilinemediği, ...’in tapu memuru huzurunda ...’e temlikine ilişkin beyanının olmadığı, ... Köyü 81 parselin kadastro tespitine dava dışı şahıslar tarafından itiraz edildiği, Batman Kadastro Mahkemesinin 1984/4 28... /20 karar nolu ilamı ile davacı ...'in noter ve adi senetlere dayalı olarak açtıkları davalar yönünden görevsizlik kararı verilerek dosyanın Batman Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 81 parsel sayılı taşınmazın tespitinin ve 30.01.1980 tarih ve 1980/502 sayılı komisyon kararının iptali ile ...’nın kamulaştırma işlemi nedeniyle 81 parselin 193,194,195 parsellere ayrılmasına, 194 parselin Hazine adına tesciline, 1 93... parsellerin ...'in çocukları adına tespit ve tapuya tesciline karar verildiği,
- 22 68... ve 22 66... parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 34 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespitinin 25.05.1955 tarihinde ... adına yapıldığı, uygulanan tapu kayıtlarına ilişkin bilgi ve belge bulunamadığı için eski tapu kayıtlarının murise ait olup olmadığının bilinemediği, ...'in tapu memuru huzurunda ...’e temlikine ilişkin beyanının olmadığı, ... ’ın 20.08.1955 tarihinde kadastro tespitine itiraz ettiği, itirazın sonucunun bilinemediği,
- 21 47... ve 21 48... parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 85 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespitinin 14.06.1955 tarihinde ... adına yapıldığı, ...’in tapu memuru huzurunda ...’e temlikine ilişkin beyanının olmadığı, dava dışı şahısların kadastro tespitine itiraz ettiği, söz konusu taşınmazın 20.01.1971 tarihinde hükmen ... adına tescil edildiğinin yazılı olduğu görülmekle; bahsi geçen taşınmazların da mirasbırakan tarafından davalıya devredilmediği, bu durumda 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın dava konusu olayda uygulanamayacağı dikkate alınarak bu taşınmazlar yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edenlere iadesine, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalı ... vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davacılardan alınmasına,
Dosyanın kararı veren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.