"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İslahiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2003/222 E., 2016/272 K.
Mahkeme kararı davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu çekişmeli 1212 parsel sayılı taşınmaz hükmen payları oranında ... evlatları, ..., ... ve ... adına tescil edilmiştir.
Davacı ...; 1209, 1210, 1212, 1213 ve 1153 parsel sayılı taşınmazların murisi ...’a taksim ve pay temliki suretiyle intikal ettiği, ardından zilyetliğin kendisine geçtiğini iddia ederek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş, yargılama sırasında keşifte alınan ve imzasıyla tevsik ettiği beyanında 1209, 1210, 1213 ve 1153 parsellere yönelik davasından feragat ettiğini bildirmiştir.
Davalılar; taşınmazın hükmen tesciline esas dava dosyasına tutunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu 1212 parsel sayılı taşınmazın taksim sonucunda davacı ve murislerine intikal ettiği, davacının tespit tarihi itibariyle mülk edinmeye elverişli zilyetliğinin bulunduğu, taşınmazın hükmen tesciline esas dava dosyasının eldeki uyuşmazlık yönünden kesin hüküm teşkil etmediği gerekçesiyle dava konusu 1212 parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, 1209, 1210, 1213 ve 1153 parsellere yönelik davanın ise feragat nedeniyle reddine hükmedilmiştir.
Bilindiği üzere; tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davalarda husumetin tapu maliklerine, tapu maliklerinin ölü olması halinde ise mirasçılarına yöneltilmesi ve tüm mirasçıların davada yer alması zorunludur. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Kamu düzenine ilişkin bu hususun, yargılamanın her safhasında Mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; tapu maliki ... ile ...’ın karar tarihinden evvel vefat ettiği ne var ki adı geçen kayıt maliklerinden ...’in mirasçılarının davada taraf olarak yer almadıkları, ... mirasçılarının ise bir kısmının taraf sıfatının bulunduğu ancak tüm mirasçıların davada taraf olarak yer almadığı, karar tarihinden sonra tebligat icrası suretiyle taraf teşkilinin tamamlanamayacağı, bu haliyle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın tapu maliki olan ... ve ... mirasçılarının tamamını davaya dahil etmeleri için davacı tarafa süre ve imkan tanınmalı ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlandıktan sonra işin esasına geçilmelidir.
Uyuşmazlığın esası yönünden temyiz itirazları incelendiğinde ise iddianın kapsamına göre davacının çekişmeli 1212 parselin tapu kaydının iptali ile adına tescil isteğinde bulunduğu, murisinden intikal eden hakka dayandığı, taşınmazın ise murisine taksimen kaldığını iddia ettiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, davacıya taşınmazın kendisine intikali hususunda dayandığı hukuki sebepler ayrıntılı olarak sorularak açıklattırılmamış, temyize konu taşınmazın evvelinden itibaren kimin zilyetliğinde olduğu ve ne zamandan beri hangi sıfatla hangi silsile ile kullanıldığı maddi olaylara dayalı olarak araştırılmamış, bu husustaki son derece soyut beyanlara itibar edilmiştir.
Öte yandan, taşınmazın hükmen tesciline esas dava dosyasının eldeki uyuşmazlık yönünden güçlü delil teşkil edeceği göz önünde bulundurulmamış, eldeki dosyada toplanan deliller ile hükmen tescil dosyasında toplanan deliller arasında hasıl olan çelişki üzerinde durulmamıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, davacı tarafa taşınmazın hangi silsile ve hukuki nedenlerle adına tescil istediği açıklattırılmalı, bundan sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın evveli itibariyle kime ait olduğu, taşınmazların kim tarafından ne sebeple kullanıldığı, davacı ve murisinin zilyetliğinin dayanağının ne olduğu etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bu hususta özellikle taşınmazın hükmen tesciline esas dava dosyasında toplanan delillerden istifade edilmeli, böylelikle dava konusu taşınmazda kimin ne zamandır ve ne sıfatla zilyet olduğu açıkça belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan sebeplerle, davalılar ... ve ...'nın değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İslahiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.