Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2024/5269 E. 2026/641 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1169 E., 2024/993 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıkamış 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2015/433 E., 2018/767 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucu; Kars ili, Sarıkamış ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 19... parsel sayılı 1.975, 57... yüz ölçümlü taşınmaz, senetsizden 2 adet kargir ev, samanlık, ahır ve arsa vasfıyla ... adına tespit edilmiş, 04.05.2007 ilâ 04.06.2007 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılmış, askı ilan süresi itiraza uğramadığından 05.06.2007 tarihinde kesinleşerek aynı tarihte tapuya tescil edilmiştir.

Davacı ... ve müşterekleri; tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.

Davalılar; çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacıların hissesi oranında kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin kararının yerinde olduğu gerekçesi ile HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Mahkemece dava konusu taşınmazın dayanak tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.

Davacılar, murisleri adına kayıtlı bulunan tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak eldeki davayı açmışlardır. Dosya arasında bulunan kayıt incelendiğinde; revizyon durumunun sorulmadığı, usulüne uygun şekilde tapu kayıt uygulamasının yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davacı tarafın dayandığı 29.03.19 45... , 739, 740 numaralı tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritası mahalli Tapu Müdürlüğünden (eski yazılı tapu kaydı varsa Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından) ayrı ayrı sorulup getirtilmeli, tapu kaydının revizyon görüp görmediği araştırılarak revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, taşınmazların kadastro tespiti kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirtilmeli, taşınmazın tüm hudutlarını kapsayacak şekilde komşu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri varsa dayanağı kayıtlarla (tapu kaydı, vergi kaydı gibi) birlikte getirtilip dosya arasına alınmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, taşınmazın bulunduğu köyde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, ziraat mühendisi bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşifte öncelikle, yerel bilirkişiler ve teknik bilirkişi eliyle davacı tarafın dayandığı tapu kaydı, varsa krokisi/haritası zemine uygulanarak kaydın kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli; tapu kaydının krokisinin/haritasının bulunmaması veya uygulanamaması durumunda tapu kaydı, tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli; bilirkişilerin gösteremediği sınırlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı; komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu saptanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenerek tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmelidir.

Taşınmazın kısmen ya da tamamen tapu kaydının kapsamı dışında kalması halinde, davacı tarafça zilyetliğe de dayanılmış olması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın nizalı bölümlerinin öncesinin kime ait olduğu, kimden intikal ettiği, kim tarafından ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; teknik bilirkişi, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırları ve davacı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir, keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasında bulunan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın nizalı bölümlerinin sınırlarını, niteliğini ve kullanım durumunu belirtir şekilde rapor istenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve kullanım durumunu belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de davacılarının tapu kaydı ve miras paylarına göre hisselerinin hükümde açıkça belirtilmesi gerekirken, miras paylarının tespitine ilişkin alınan bilirkişi raporuna atıf yapılarak karar verilmesi de doğru değildir.

Davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§