Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2024/5256 E. 2026/586 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/736 E., 2023/817 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Zara Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2013/205 E., 2020/69 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu, Sivas ili, Zara ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 05... parsel sayılı 6.678,31 metrekare yüz ölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilmek üzere ... adına; 1 05... parsel sayılı 5.277, 03... yüz ölçümlü tarla nitelikli taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 1 05... parsel sayılı 5.710, 77... yüz ölçümlü tarla nitelikli taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı vekili; dava konusu 1 05... , 38... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların davacının dedesi ... tarafından ...'den satın alınıp önce babasına intikal ettiğini sonra da davacıya bağışlandığını ileri sürerek tapu kayıtlarının kısmen iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı ...; dava konusu 1 05... parsel sayılı taşınmazın maliki ...'in oğlu olduğunu, 38 parsel sayılı taşınmazın ... adına tescil edildiğini, kadastro çalışmaları sırasında 38 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafça satın alındığını duyduğunu, davacının ...'den satın aldığı taşınmaza komşu olan kendilerine ait 37 parsel sayılı taşınmazı da sahiplenmeye çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili; davacının iddia ettiği satışa dair elinde herhangi bir senet olmadığını, taşınmazın yıllardır davalıların zilyetliğinde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmazların babası ... tarafından davacıya bağışlandığının tespit edilemediği, davacının dava ehliyetinin (aktif husumet) olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davasını ispatladığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ne var ki; dosya içeriğinden mahallinde yapılan keşifte mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazların kim tarafından kullanıldığını bilmediği, ortak tanık ... 'ın dava konusu taşınmazların davacının babası öldükten sonra mirasçıları arasında paylaşılıp paylaşılmadığını bilmediği, yine tanık ...'ün dava konusu taşınmazların davacının babası ...'den sonra ekilip biçildiğini görmediğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; davacı dava konusu taşınmazların kendisine ait olduğunu ispat edemediği gibi babası ...'den kendisine geçtiğini de ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

Davalı ... ve diğerleri vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenden ötürü kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın kararı veren Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§