Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2024/4974 E. 2026/3452 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1895 E., 2024/2149 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/983 E., 2024/439 K.

Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı ...; muris babası ...'dan intikâl eden ... ilindeki dava konusu taşınmazlarla ilgili iş ve işlemler, tarım işleri ve intikâl işlemleri için davalı ...'i vekil tayin ettiğini, işsiz ve ilkokul mezunu olup okuma-yazması da az olduğundan vekâlette satış yetkisi olduğunu bilmediğini, davalının intikâl işlemi yapmakla yetineceği yerde vekil eden davacının bilgi ve talimatının dışına çıkıp vekâlet görevini kötüye kullanarak taşınmazları annesi olan davalı ...'a sattığını, vekalet ve satış arasında kısa süre olduğunu, kendisine bedel ödenmediğini, bedel ve değer arasında fahiş fark olduğunu, davalı ...'ın vekil davalı ile fikir ve işbirliği içinde olduğunu ileri sürerek davalı ...'a satılan dava konusu payının iptali ile adına tescilini, olmazsa dava konusu payının güncel değerinin davalılardan tahsilini istemiş; cevaba cevap dilekçesinde, mirasçılar arasında davalının savunduğu şekilde geçerli bir taksim yapılmadığını belirtmiştir.

Davalılar; davacının kötü niyetli olduğunu, tarafların da içinde bulunduğu kök muris ... ve ... ...'ın 26 adet mirasçısının şifahen miras taksimi yaptıklarını, kök murislerin 6 zümre mirasçısı olduğunu, ...'daki dava konusu taşınmazların kendilerine bırakılması karşılığında Bursa'daki taşınmazlardan feragat ettiklerini, mirasçıların sözlü olarak bu hususlarda anlaştıklarını, sözlü taksimden bahsetmeyen davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; tarafların kabulünde olduğu üzere davacının az düzeyde okuma-yazma bildiği, yeğenine güvenerek vekâlet verdiği, davalının ise dava konusu taşınmazları annesi olan diğer davalıya sattığı, davacının davalıdan almış olduğu herhangi bir taşınmaz bulunmadığı, davacı tanıklarının vekâletin amacının şahsi işlerin yürütülmesi ve abonelik işlemleri için verildiğini, taşınmazın devri konusunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını beyan ettikleri, davalı tanıklarının ise vekilin taşınmazı satması konusunda anlaşıldığını, davacının satıştan haberdar olduğunu beyan etmişler ise de tüm dosya kapsamına göre davalı tarafın davacının iddialarının aksini ispat edemediği, satış bedeli ile değer arasında fahiş fark olduğu, vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalı tarafça kök muris Kamil'den kalan dava konusu ...'daki taşınmazların, Bursa'daki dava dışı taşınmazlar karşılığı davalıya temlik edildiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davalılar vekili Av. ... ile temyiz edilen davacı vekili Av. ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınmasına, Aşağıda yazılı 235.998,63 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§