"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2983 E., 2024/2036 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/177 E., 2022/244 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat Dr. ... ile temyiz eden davalı ... ve vekili Avukat Dr. ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali- tescil ve bedel istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların murisleri ... ...'nun 22.05.2017 tarihinde, ...'nun 11.10.2017 tarihinde öldüğünü, davalının, muris ... ... ve ...'nun 1 89... parsel 33 nolu bağımsız bölümdeki paylarını çok düşük bedelle vekaleten dava dışı ...’e temlik ettiğini, ayıca muris ... ...’nun, 40 39... parsel sayılı taşınmazdaki payını davalıya satış suretiyle devrettiğini, temliklerin muvazaalı ve kız çocuklarından mal kaçırmak amaçlı yapıldığını ileri sürerek 1 89... parseldeki 33 nolu bağımsız bölümün davacıların miras payına isabet eden bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, 40 39... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; tarafların murisi ... ...’nin emekli polis memuru olduğunu, muris ...’in de ev hanımı olduğunu, murislerin, tek erkek evlatları olduğu için davalı ile 17 yıl aynı dairede ve son 3 yıl da bir üst dairede olmak üzere 20 yıl süre ile birlikte yaşadıklarını, davalının murislerin tüm bakımları ile ilgilendiğini, tüm ihtiyaçlarını karşıladığını, 40 39... parsel yönünden satış bedelinin ödendiğini, muristen kalan ... Trafik Siciline kayıtlı ... plakalı bir taksinin bulunduğunu, bu taksideki miras paylarının tamamının davacılar ve dava dışı mirasçı tarafından davalıya satıldığını, yine muris ... ...’den kalan dört parça taşınmaz bulunduğunu, temliklerin iddia edildiği gibi davalıları mirastan mahrum bırakmak amacı ile yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; 40 39... parsel sayılı taşınmaz yönünden satış bedelinin ödendiğinin kanıtlanamadığı ve temlikin muvazaalı olduğu, dava konusu 1 89... parseldeki 33 nolu bağımsız bölüm yönünden ise iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu 40 39... parsel sayılı taşınmazın satış bedelinin ödendiğinin kanıtlanamadığı, murisin bağış amacı ile hareket ettiği ve temlikin muvazaalı olduğu, dava konusu 1 89... parseldeki 33 nolu bağımsız bölüm yönünden muris tarafından doğrudan davalıya yapılan bir devir olmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK' nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak; davacıların dava konusu ettikleri 40 39... parsel sayılı taşınmazın 40 39... parseldeki 6 nolu bağımsız bölüm olduğu, murisin 40 39... parseldeki 6 nolu bağımsız bölümdeki ½ payını 28.12.2001 tarih, ... yevmiye nolu satış akdi ile davalıya temlik ettiği, İlk Derece Mahkemesince anılan taşınmaz yönünden davanın kabulüne ve “... ili, ... ilçesi 40 39... nolu davalıya ait taşınmazdaki” denilmek suretiyle iptal-tescile karar verildiği, oysa dava konusu edilen taşınmazın tapu kaydından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde olduğu anlaşılmakta olup mahalle adı yazılmaksızın ve taşınmazda kat irtifakı tesis edildiği gözetilmeksizin infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, taraf vekillerinin temyizi üzerine re'sen yapılan inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının; 2. bendinde geçen “... ili, ... ilçesi 40 39... nolu” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 40 39... parseldeki 6 numaralı bağımsız bölümün” ibaresinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan, gelen temyiz eden davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.