"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2011/281 E., 2021/163 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; asıl dava ve birleştirilen davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, asıl davanın 05.02.1999 tarihinde, birleştirilen davanın ise 15.10.1999 tarihinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2008 tarih ve 1999/36 Esas, 2008/246 Karar sayılı kararı ile davacılar tarafından dayanılan tapu k...ın dava konusu taşınmaza uymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24.03.2011 tarih ve 2010/1964 Esas, 2011/1813 Karar sayılı kararıyla; davacılar murisi ...'nın 1977 tarihinde öldüğü, terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu ancak davacılar dışında da mirasçıların bulunduğu belirtilerek öncelikle davacılar dışındaki ... mirasçıların muvafakatının alınması ya da terekeye temsilci tayini suretiyle taraf teşkili sağlanması bundan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecinde Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.09.2013 tarih ve 2012/87 Esas, 2013/711 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davada davacılar murisi ... terekesine ... Barosu Avukatı ...'nun temsilci olarak atanmasına karar verildiği, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, terekeye temsilci tayini ile mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer.
Somut olayda; Mahkeme kararının tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmediği, karara karşı yalnızca asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz talebinde bulunduğu, ne var ki terekeye temsilci atanmakla mirasçıların davayı takip yetkisi sona erdiğinden ve bununla bağlantılı olarak hükmü temyiz etme hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçtiğinden asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
-K A R A R-
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın Selçuk 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2026
tarihinde oy birliği ile karar verildi.