Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2024/4435 E. 2026/480 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/69 E., 2024/1655 K.

BİRLEŞTİRİLEN 2014/508 E. SAYILI

BİRLEŞTİRİLEN 2014/508 E. SAYILI

BİRLEŞTİRİLEN 2014/678 E. SAYILI...

BİRLEŞTİRİLEN 2014/678 E. SAYILI

İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2014/133 E., 2022/318 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili ile asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Asıl ve birleştirilen 2014/508 Esas sayılı dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen 2014/678 Esas sayılı dava muris muvazaası hukuki nedenine dayalı bedel istemine ilişkindir.

Asıl davada davacılar; mirasbırakanları ...’in 188,4 43... ,3 06... ve 9 parsel sayılı taşınmazlarını davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini, temliklerin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, ayrıca muris ...’nın kızkardeşi ...’un da çocuksuz ve dul olarak öldüğünü, ...’nin de bir kısım taşınmazını muvazaalı olarak davalı ...’ye satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazlar ile muris ... ‘nin terekesinin tespit edilerek terekesindeki taşınmazların miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Birleştirilen 2014/508 Esas sayılı davada davacılar; mirasbırakan anneanneleri ... ve teyzeleri ...’un kök 9, 188, 238, 275, 277, 4 17... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını vekilleri ... ve ... eliyle mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak davalı ...’ye satış suretiyle devrettiklerini, ayrıca vekillerin vekalet görevlerini kötüye kullandıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazlar ile muris ...‘nin terekesinin tespit edilerek terekesindeki taşınmazların miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Birleştirilen 2016/478 Esas sayılı davada davacılar, mirasbırakanları ... ve ...’un kök 9, 188, 238, 275 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını, vekilleri ... ve ... eli ile muvazaalı olarak davalı ...’ye devrettiklerini, taşınmazların imar ve ifrazı sonucu oluşan yeni parsellerin davalı ... tarafından dava dışı üçüncü kişilere satış suretiyle devredildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların dava tarihi itibari ile belirlenen bedellerinden miras paylarına isabet eden değerin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL ‘nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar; ... tarafından ...’ye, ... tarafından da davalı ...’ye devredilen herhangi bir taşınmaz bulunmadığını, ... ile annesi ... arasında bakım sözleşmesi bulunduğunu, ...’in sağlığında miras hakkından feragat ettiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince, davalı ...’a yapılan herhangi bir kazandırmanın bulunmadığı, davacılar tarafından temliklerin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen 2014/508 Esas sayılı davada davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden asıl ve birleştirilen davaların esastan reddine karar verilmiş, kararın asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; kök muris ... tarafından davalı ...’ye satış ve ölünceye kadar bakma akdi ile devredilen taşınmazlara ilişkin bir kısım mirasçı tarafından açılan 1997/520 Esas sayılı dosyada muvazaanın varlığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği ve kararın derecattan geçerek kesinleştiği, anılan dosyanın eldeki dava bakımından güçlü delil teşkil ettiği, bu nedenle davalı ... adına kayıtlı kök 188 parselin ifrazıyla oluşan 12... parsel sayılı taşınmazlar ile kök 238 parsel sayılı taşınmazın ifrazıyla oluşan 3 06... ve 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacılar murisi ... ve ... tarafından yapılan temliklerin ise mal kaçırma amacıyla yapıldığı iddiasının ispat edilemediği, muris ... tarafından davalı ...’ye yapılan bir temlik bulunmadığı, vekil ... ile ...’in vekalet görevini kötüye kullandığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile, asıl ve birleştirilen 2014/508 Esas sayılı davada davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden kök muris ... tarafından yapılan temlikler yönünden davanın kısmen kabulü ile dava konusu 12,13 3 06... ve 9 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptaline, muris ... tarafından yapılan temlikler yönünden talebin reddine, birleştirilen 2016/478 Esas sayılı davada davalılar ... ve ... yönünden davanın esastan reddine, davalı ... yönünden kök muris ... tarafından yapılan temlikler yönünden davanın kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 200.206,22 TL ödenmesine, muris ... tarafından yapılan temlikler yönünden talebin reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından tavzih talebinde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 18.07.2024 tarihli karar ile tavzih talebinin reddine karar verilmiş, 04.09.2024 tarihli ek kararla (tashih şerhi) hükmün (A) fıkrası 3 numaralı bendi düzeltilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili ile asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.

Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili ile asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Asıl ve birleştirilen 2014/508 Esas sayılı davada kabul edilen ve harcı tamamlanan 84.178,70'er TL üzerinden davacılar lehine 17.900 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine hükmedilmesi ve hükmedilen bu vekalet ücretinden sadece davalı ...’nin sorumlu tutulması gerekirken davalı ...’ın da sorumlu tutulması; birleştirilen 2016/478 Esas sayılı davada davalılar ... ve ... yönünden davanın tümden reddedilmesi, davalı ... yönündün ise kısmen kabul, kısmen reddedilmesi nedeniyle davalılar ..., ... ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, sadece davalılar ... ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi; asıl dava ve birleştirilen 2014/508 Esas sayılı davada kabul edilen dava değeri olan 84.178,70'er TL üzerinden 5.750,24'er TL harca hükmedilmesi gerekirken 13.579,96 TL harca hükmedilmesi ve bu harcın da davalı ...’den alınması gerekirken, alınması gereken karar ve ilam harcının yargılama giderlerine dahil edilerek buna göre belirlenen yargılama giderlerinin kabul ve reddedilen miktara göre oranlanması; asıl ve birleştirilen 2014/508 Esas sayılı davada davanın sadece davalı ... yönünden kısmen kabul edilmesi nedeniyle kabul edilen kısım için davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinden sadece davalı ...’nin sorumlu olması gerekirken, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinden davalı ... ile birlikte davalı ...’nin de sorumlu tutulması, asıl ve birleştirilen 2014/508 Esas sayılı davada kabul edilen kök 188 parsel sayılı taşınmazın ifrazı sonucu oluşan 12... parsel sayılı taşınmazların ada numaralarının hükümde belirtilmemesi doğru değildir.

Ne var ki, anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili ile asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 04.09.2024 tarihli tashih şerhi kararının ortadan kaldırılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hükmün (A) fıkrasında 2 nolu bendi ve 2. fıkrasında 2 nolu bendinde “ ... Mahallesi “ ibaresinden sonra gelmek üzere “ 350 ada “ ibaresinin eklenmesine, hükmün (A) fıkrası 3.bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “ 3- Harçlar Kanunu gereği alınması gerekli 5.750,24 TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına, hükmün (A) fıkrası 5. bendinde yer alan “ 31.807,84 “ TL ve “ ... “ ibarelerinin hükümden çıkarılmasına, yerine “ 17.900,00 TL “ ibaresinin yazılmasına hükmün (A) fıkrası 6. bendinde yer alan “ ...” ibaresinin hükümden çıkarılmasına hükmün (A) fıkrasında ikinci kez yazılan 5. bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “ 7-Davacı tarafından yapılan toplam 6.532,07 TL yargılama giderinin (kabul oranı: % 46,64, ret oranı: %53,36 dikkate alınarak) 2.077,57 TL'sinin davalı ... dan alınarak davacılara verilmesine, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.750,24 TL harcın davalı ... den alınarak davacılara verilmesine," cümlesinin yazılmasına; hükmün 2.fıkrası 3.bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “3- Harçlar Kanunu gereği alınması gerekli 5.750,24 TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına; hükmün 2.fıkrası 4. bendinde yer alan “ 31.807,84 TL “ ve “ ... “ ibarelerinin hükümden çıkarılmasına, yerine “ 17.900,00 TL “ ibaresinin yazılmasına; hükmün 2.fıkrası 5.bendinde yer alan “ ...” ibaresinin hükümden çıkarılmasına; hükmün 2.fıkrası 6. bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “ 6-Davacı tarafından yapılan toplam 80,00 TL yargılama giderinin (kabul oranı: % 46,64, ret oranı: %53,36 dikkate alınarak) 37,00 TL'sinin davalı ... dan alınarak davacılara verilmesine, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.750,24 TL harcın davalı ... den alınarak davacılara verilmesine," cümlesinin yazılmasına; hükmün 3. fıkrası 3. bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “ 3- Harçlar Kanunu gereği alınması gerekli 54.648,00 TL harçtan, peşin harç ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 34.926,54 TL nin mahsubu ile bakiye 19.721,46 TL karar ve ilam harcının davalı ...’den alınarak Hazineye irat kaydına, “ cümlesinin yazılmasına, hükmün 3.fıkrası 5. bendinde yer alan “ ... ve ...” ibaresinden sonra gelmek üzere “ ... ” ibaresinin eklenmesine, hükmün 3.fıkrası 6.bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “ 6-Davacı tarafından yapılan toplam 170,80 TL yargılama giderinin (kabul oranı: % 37,75, ret oranı: %62,25 dikkate alınarak) 64,47 TL'sinin davalı ... dan alınarak davacılara verilmesine” cümlelerinin yazılması suretiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§