Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2024/437 E. 2026/2972 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1762 E., 2023/2098 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/734 E., 2022/333 K.

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.

Davacı; Antalya'da yaşadığını, davalı ...'nin 1982 yılından beri babası 1926 doğumlu ... ...'nin sekreterliğini yapmakta olduğunu, babasının, bütün yatırımlarını arsa üzerine yaptığını, davalı ...'nin de bu alım satım işlemlerinde babasına yardım edip güven sağladığını, 20.03.2017 tarihinde kendisini arayarak ...'da ve...da bulunan taşınmazlarına müşteri çıktığını ve iyi bir bedelle satılacağını, babasının acil vekaletname göndermesini söylediğini bildirip whatsapp üzerinden satış vekaletnamesinde olması gereken bilgileri gönderdiğini, davalının sözlerine inanarak aynı gün vekaletname düzenleyip onun bildirdiği adrese yolladığını, ...'da bulunan dava konusu 2251 parsel sayılı taşınmazının vekil davalı ... tarafından 06.04.2017 tarihinde çok düşük bedelle davalı ...'e devredildiğini, yine...da bulunan dava dışı 1025 parsel sayılı taşınmazının da 28.03.2017 tarihinde vekil ... tarafından dava dışı ... ...'a değerinin çok altında bir bedelle temlik edildiğini, vekil ...'nin 15.08.2017 tarihinde yeniden kendisine ulaşarak sahibi olduğu üçüncü ve son taşınmaz için vekaletname göndermesini, taşınmaza müşteri çıktığını söylediğini, bunun üzerine babası ile iletişime geçtiğini, vekaletnamelerden ve satış işlemlerinden babasının haberinin olmadığını öğrendiğini, davalı ...'nin, hastalığı nedeniyle yaşanan olayları hatırlayamayan babasının hastalığından istifade ederek ve babasının durumdan bilgisi varmış gibi göstererek vekaletname alıp taşınmazlarını kötü niyetli şekilde devrettiğini, davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ederek kendisini zararlandırdıklarını, satış bedellerinin ödenmediğini, hatta daha önce 18.05.2000 tarihinde babasına verdiği vekaletnameye istinaden verilen başka bir vekaletname kullanılarak 3. taşınmazının da satılmaya çalışıldığını, bu hususun 23.02.2018 tarihinde Büyükçekmece Tapu Müdürlüğünden yapılmak istenen işlemden şüphelenen bir memur tarafından aranması ile ortaya çıktığını, bunun üzerine babasını vermiş olduğu tüm vekaletnamelerden azlettiğini ileri sürerek 2251 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmazsa taşınmazın rayiç değerinin en yüksek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ...; dava konusu taşınmazın gerçekte davacıya değil babası ... ... ...na ait olduğunu, 40 yılı aşkın zamandır yanında çalıştığı ... ...'nin emlak sektöründe maruf olup satın aldığı taşınmazların bir kısmını çocukları adına tescil ettirip bu taşınmazları satacağı zaman da kendisine veya gösterdiği kişi/kişilere verilen vekaletnamelerle satışı gerçekleştirdiğini, dava konusu taşınmazın satışının da bu şekilde vekaletname ile yapıldığını ve satış bedelinin aynı gün, davacının bilgi ve talimatı doğrultusunda ... ...'nin hesabına yatırıldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; taşınmazı emlakçı aracılığıyla bulup 1.000.000,00 TL bedelle satın aldığını, satış bedelini davacının vekili olan diğer davalı ...'ye nakden verdiğini, vekaletnameye güvenilerek işlem yapıldığını, satın almadan itibaren taşınmazı zilyetliğinde bulundurduğunu, iyi niyetli olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kendi rızası ile davalı ...'ye dava konusu taşınmazın satışına ilişkin özel vekaletname verdiği, vekil ...'nin bu vekaletname ile taşınmazı diğer davalı ...'e devrettiği, satış bedelinin vekil tarafından taşınmazın gerçek sahibi olan davacının babası ... ...'ye ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... ...eldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına, Aşağıda yazılı 462,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi

§