"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2639 E., 2024/1359 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/148 E., 2020/187 K.
Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanlması hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; davalı ...'dan faizle 200.000,00 TL borç aldığını, bu borcun teminatı olarak taşınmaz satış yetkisi içeren vekâletname verdiğini, borcun 180.00,00 TL'sini ödemesine rağmen, vekil davalı ...'in kötü niyetli davranarak borcun vadesini beklemeden taşınmazları düşük bedelle kendi şirketi olan dahili davalı ... Danışmanlık üzerinden diğer davalı ve dahili davalılara sattığını, kendisi ve ailesinin davalı ...'e satılan dava konusu 77 04... parsel üzerindeki aile apartmanında oturduklarını, satış iradesi olmadığını ileri sürerek 77 04... parsel, 7 73... parseldeki 1, 2, 5, 10 nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiş, aşamada... Danışmanlık şirketi, ..., ..., ... ve ...'i davaya dahil etmiştir.
Davalı ...; 77 04... parseli davalı vekil ...'ten değil, malik olan dahili davalı ... Danışmanlık şirketinden emlakçı aracılığıyla taşınmazı görüp bedelini banka havalesiyle ödeyerek satın aldığını, kendisine kiraları ödemesi için ihtarname gönderdiğini, icra takibi başlattığını, tahliye davası açtığını ve davacının tahliyesine karar verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; 77 04... parselin dahili davalı ... Danışmanlık Şirketi tarafından bedeli karşılığı satın alındığını, bu şirketin ortağı olduğunu, davacının sözünde durmayarak taşınmazı boş vaziyette teslim etmediğini, 2011 yılında men'i müdahale ve ecrimisil davası açtıklarını, dairelerin davacı ve kardeşlerince işgal edildiğini, borç para verme gibi bir durumun olmadığını, işlemin gerçek bir satış olduğunu, ipotek ve haciz borçlarının Şirket tarafından ödendiğini, vekaletnamenin devir işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla verildiğini ve davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; inançlı işlem iddiasının yazılı delil ile ispatlanmadığı, dolayısıyla vekâletin kötüye kullanıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, kaldı ki davacının kardeşinin eşi tanık ...nın, ... ve ...'in kiracı oldukları, şirket tarafından oturdukları dairenin kendilerine teklif edildiği, davacıdan teslim alacakları evleri şirketten aldıklarını beyan ettiği, hiçbir tanığın davalı ... hakkında bilgi sahibi olmadığı, ...n de evi emlakçı aracılığıyla aldığına ve banka kredisi kullandığına dair evrak sunduğu, halihazırdaki tüm maliklerin iyiniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2021 tarihli kararıyla; inançlı işlem iddiası yönünden yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sunulmadığı, yemin deliline de dayanılmadığı,vekil davalı ...'ten taşınmazları satın alan şirketin davaya dahil edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen, davaya sonradan dahil edilmeleri mümkün olmadığı halde dahil edilen ..., ..., ...ve...hakkında usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına, davalı ..., ...ve dahili davalı şirket aleyhine yöneltilen davanın reddine, dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen ..., ..., ...ve...hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairenin 21.06.2022 tarihli ve 2022/2268 Esas, 2022/5031 Karar sayılı kararıyla; dava tarihinden önce kayıt maliki olan ..., ... ve ...'e husumet yöneltilmediği, dahili dava yoluyla da davaya katılamayacaklarından bu kişiler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine isabetsizlik olmadığı, ancak dava dilekçesi ve iddianın ileri sürülüş şeklinden davanın vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayandığı, davalı ...'e satılan 77 04... parsel sayılı taşınmaz yönünden bu hukuki sebebe yönelik inceleme ve araştırma yapılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalı vekilin de yetkilisi olduğu dahili davalı şirketten aldığı borca teminat olarak dava konusu vekaletle şirket çalışanı davalı ...'i 06.07.2010 tarihinde taşınmaz satış yetkisi içerecek şekilde vekil tayin ettiği, vekilin borcun muaccel olmasını beklemeden tüm dava konusu taşınmazları 09.07.2020 tarihinde 94.000,00 TL bedelle çalışanı olduğu dahili davalı şirkete ipotek yüklü olarak sattığı, ipoteğin 03.02.2011 tarihinde terkin edildiği, bozma sonrası davaya konu 77 04... parselin 17.12.2012 tarihinde bu sefer dahili davalı şirkete vekâleten davalı ... tarafından davalı ...'e 265.000,00 TL bedelle satıldığı, davacıya borç verenin dahili davalı şirket olduğu, davalı vekil ...'in de şirketin çalışanı olduğu, ilk el şirketin iyiniyetli olamayacağı, vekâletnamenin bu haliyle davacının iradesine aykırı ve zararlandırıcı şekilde kötüye kullanıldığı, ikinci el ...yönünden; tapudaki 265.000,00 TL bedel ile satış tarihindeki 850.000,00 TL tespit edilen değer arasında fahiş fark bulunduğu, üzerinde 6 daire ve iki dükkan olan aile apartman olarak kullanılan dava konusu taşınmazın emlakçı vasıtasıyla dışardan görülerek 460.000,00 TL bedelle satın alındığının savunulduğu, bedelin tamamen ödendiğinin belge ile ispatlanamadığı, ikinci el ...n TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı, diğer taşınmaz ve dahili davalılar yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına dair önceki kararın temyiz incelemesinde kesinleştiği gerekçesiyle ...deki taşınmazlar yönünden dahili davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ... ilçesi, Merkez mahallesi, 77 04... parsel yönünden davalılar ..., ...ve dahili davalı şirket hakkında davanın kabulü ile davalı ... adına tapu kaydının iptaline, davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ...,... Danışmanlık Şirketi ve ...vekilleri tarafından ayrı ayrı duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... vekili Av. ..., davalı asıl ..... ve vekili Av. ..., dahili davalı ... Danışmanlık Şirketi vekili Av. ... ...ile temyiz edilen davacı ... vekili Av. ...geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen asıl ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalı ..., ...ve dahili davalı Şirketten alınmasına, Aşağıda yazılı 65.942,39 TL bakiye onama harcının davalı ...'ten, 49.777,99 TL bakiye onama harcının dahili davalı Şirketten, 49.776,99 TL bakiye onama harcının davalı ...'ten alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.