Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2024/3586 E. 2026/477 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/534 E., 2024/889 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/87 E., 2018/100 K.

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil; kamulaştırılan taşınmazlar için ise bedel istemine ilişkindir.

2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu Artvin ili, Yusufeli ilçesi, ... köyünde bulunan 1 16... ve 1 15... parsel sayılı taşınmazların senetsizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edildiği, 1 16... parsel sayılı taşınmazın 2.11.2015 tarihinde kamulaştırıldığı, 1 15... parsel sayılı taşınmazın ifrazı sonucu 1 15... ve 61 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 1 15... parsel sayılı taşınmazın 4.11.2015 tarihinde kamulaştırıldığı anlaşılmıştır.

Davacı; 1 16... ve 1 15... parsel sayılı taşınmazların kendisine ait olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak davalı adına tespit ve tescil edildiğini, 1 16... parsel sayılı taşınmazın tamamının, 1 15... parsel sayılı taşınmazın ise üzerindeki yapılar ile birlikte 343, 95... ’sinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını, 1 15... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan alanının 1 15... parsel, kamulaştırma dışında kalan kısmının ise 1 15... parsel olarak tescil edildiğini, sadece 1 15... parsel sayılı taşınmazın içerisinde kalan ve üç katlı konut olarak kullanılan binanın arsasını davalı ile birlikte 1/2’şer paylı olarak ...’tan satın aldıklarını, bu hisse dışında davalının taşınmazda hiçbir hakkının bulunmadığını ileri sürerek 1 16... parsel ve 1 15... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedeli olarak 244.365,00 TL‘nin kamulaştırma tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 1 15... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı; dava konusu taşınmazların malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, ancak kendisinin yurt dışında olması nedeniyle taşınmazları davacının kullandığını, bu zilyetliğin kendisi adına olduğunu, yurt dışından geldikten sonra taşınmazları kendisinin kullandığını, aldığı kamulaştırma bedellerini tüm çocukları arasında paylaştırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların davalı tarafından satın alındığı ve davalı tarafça kullanıldığı, davacı ile davalının baba-oğul olup bir müddet önce birlikte yaşadıkları, dava konusu taşınmazı da aile mensupları ile birlikte kullandıkları, davalının yurt dışında bulunduğu süreç içinde dava konusu alanı davacının kullanmasının örf adet gereği olduğu, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve vekalet ücretine ilişkin olarak davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı lehine, harcı tamamlanan 289.683,41 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken daha az vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilininin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak vekalet ücreti yönünden hüküm düzeltilip yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§