Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2024/34 E. 2024/343 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/94 E., 2021/528 K.

HÜKÜM : Ret

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; mirasbırakan babası ...’nın 7 parsel sayılı taşınmazını davalı gelini ...’ye satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki payları oranında mirasçılar adlarına tesciline, olmadığı takdirde miras payına isabet eden bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı; babasından miras kalan taşınmazın satılıp satış bedelinin mirasbırakana verilmesi nedeniyle çekişme konusu taşınmazın kendisine devredildiğini, ayrıca mirasbırakanın bir çok rahatsızlığı olup ölene kadar kendisi tarafından bakıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Erbaa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli ve 2015/79 Esas, 2016/127 Karar sayılı kararıyla; muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairenin 29.06.2020 tarihli ve 2017/3066 Esas, 2020/3168 Karar sayılı kararıyla: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 184/2 nci maddesi hükmü gereğince tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra taraflara sözlü yargılama için duruşmanın başka bir güne bakılmasını isteyip istemediklerinin sorulması, talep halinde başka bir gün tayin edilmesi; başka bir duruşma gününü istememeleri halinde sözlü yargılama aşamasına geçilerek aynı Kanun'un 186 ncı maddesi gereğince taraflara sözlü yargılama yoluyla beyanda bulunma hakkı verilmesi, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen yasal düzenlemeler gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Erbaa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.2021 tarihli 2021/94 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakan ile davalının aynı evde ikamet ettikleri, davalının babasından kalan taşınmazı satıp parasını mirasbırakana verdiği, davalının mirasbırakanın bakım ve ihtiyaçları ile ilgilendiği, temlikin muvazaalı olmadığı, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mirasbırakanın dava konusu taşınmazı diğer çocuklarından mal kaçırmak amacıyla en büyük oğlu ...’in eşi olan davalıya satış suretiyle devrettiğini, yapılan temlikin gerçekte bir bağışlama olmasına rağmen resmi işlemlerde satış olarak gösterildiğini, taşınmazın resmi senette gösterilen bedeli ile temlik tarihindeki değeri arasında fahiş fark bulunduğunu, mirasbırakanın temlikten sonra da ölünceye kadar dava konusu taşınmazda yaşamaya devam ettiğini, mirasbırakanın taşınmazı satmaya ihtiyacının olmadığını, davalı ...’nin hiç bir gelirinin bulunmadığını, eşi ...’in de düzenli bir gelirinin olmadığını, davalının mirasbırakana bakmasının söz konusu olmayıp asıl mirasbırakanın sürekli davalılara maddi ve manevi destek olduğunu, mirasbırakana davacının da baktığını, davalı ve eşinin mirasbırakanın gelirleri ile geçimini sağladıkları, davalının ailesinden kalan taşınmazdan aldığı bedelin düşük olduğunu, ayrıca davalının bu bedel ile eşinin borçlarını ödediğini, davalı tanıklarının ailenin iç ilişkilerini bilmelerinin mümkün olmadığını, bu nedenle davalı tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, davalı tarafından yapılan bakım ve hizmetin normal bir bakımın üzerinde kabul edilerek ivaz olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, mirasbırakanın son 6 ay ayağının kırılması nedeni ile bakıma muhtaç hale geldiğini, mirasbırakanın sağlığında aşırı hizmete, paraya ve evini satmaya ihtiyacının olmadığının tanık beyanları ile ispat edildiğini, davalı tarafça semen kabul edilebilecek bir emek sarfının olmadığını, davacının evlenene kadar dava konusu taşınmazda mirasbırakanla birlikte oturduğunu, bu dönemdeki çalışmalarını mirasbırakana verdiğini, Mahkemece bedel isteğinin reddine karar verilmesinin de doğru olmadığını, yapılan temlik nedeniyle davacının saklı payına tecavüz olup olmadığının araştırılması gerektiğini, mirasbırakanın geriye başka taşınmazının kalmadığını davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde miras payı oranında bedel isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.4.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, 4721sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ıncı, 706 ncı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ncı ve 6100 sayılı HMK’nın 190 ıncı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Mirasbırakan ...’nın maliki olduğu 44 ada 7 parsel sayılı taşınmazını 18.06.1990 tarihinde intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini davalı gelini ...’ya satış suretiyle devrettiği, mirasbırakanın 18.09.1992 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.

2.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

16.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

...

§