"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1643 E., 2024/871 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Safranbolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/384 E., 2022/141 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; Karabük ili, Safranbolu ilçesi, ... Mahallesinde bulunan kayden maliki olduğu 5 93... parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümün davalıya satış suretiyle temlik edildiğini, öncesinde taşınmazın satışına ilişkin olarak 20.01.2021 tarihinde “Gayrimenkul Alım ve Satım Sözleşmesi” yapılarak satış bedelinin 400.000,00 TL olması ile 50.000,00 TL'lik 8 ayrı taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, ödemelerin yapılmaması halinde ise satışın iptali ile yerin iade edileceği konusunda anlaşmaya varıldığını, ancak taşınmazın devrinin yapılmasına rağmen satış bedelinin ödenmediği gibi davalının taşınmazı satışa çıkardığını ileri sürerek tapu kaydının 20.01.2021 tarihli sözleşme hükümleri ve inanç sözleşmesi uyarınca iptali ile adına tesciline kararı verilmesini istemiştir.
Davalı; davacının usulüne uygun şekilde delil bildirmesi gerektiğini, bildirilen delilleri kabul etmediğini, dava dilekçesinin HMK’nın 119/e-f. maddesine aykırı olarak hazırlandığını, zamanaşımı dolduktan sonra dava açıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin taşınmaz alım-satımına ilişkin olduğunu, inançlı işlemin söz konusu olmadığını, davacının ancak alacak talebinde bulunabileceğini, taşınmazı bedeli karşılığında devraldığını, adi yazılı şekilde yapılmış olan sözleşmenin hukuki bir sonucu olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, yazılı inanç sözleşmesi ile, satış bedelinin tamamının ödendiğine ilişkin resmi akit tablosunun aksini ispatladığı, bu durumda, satış bedelinin tamamını ödediğini savunan davalı ...'ın bu iddiasını miktar itibarıyla 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğu, davalı ... tarafından, satış bedelinin tamamının ve dolayısıyla dava ve takip konusu olan bakiyesinin ödendiğine ilişkin yazılı bir delil sunulmadığı, bakiye bedelin ödendiğine ilişkin savunmanın miktar itibarıyla tanık deliliyle ispatının yasal olarak mümkün olmadığı, davalı ... tarafından açıkça yemin deliline de dayanılmadığı, şu hale göre ispat yükü kendisinde olan davalı ... tarafından bakiye satış bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının inançlı işleme dayalı iddiasını 05.02.1947 tarih, 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belge ile ispat ettiği, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca taşınmazın bedeline yönelik sözleşmede kararlaştırılan ödemelerin yapılmaması halinde taşınmazın iadesinin kararlaştırıldığı, davalının sözleşme uyarınca gerekli ödemeleri yapmadığı dikkate alınarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının kayden maliki olduğu 5 93... parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümün 21.01.2021 tarihli akit ile davalıya satış suretiyle temlik edildiği, davalı ...’ın 07.01.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı vekâletname ile ...’a taşınmaz alım yetkisi verdiği, 20.01.2021 tarihli “gayrimenkul alım-satım sözleşmesi” başlıklı belgenin davalı ... vekili ... ile davacı arasında 5 93... parseldeki 5 nolu bağımsız bölümün 400.000,00 TL bedelle satışının yapılması, tapu devrinin 21.01.2021 tarihinde yapılarak satış bedelinin sekiz eşit taksitle ödenmesi, ödemelerin düzenli yapılmaması halinde daire satışının iptal edilerek yerin davacıya iade edilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder.
Somut olaya gelince, Mahkemece her ne kadar eldeki dava inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil olarak nitelendirilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen 20.01.2021 tarihli “gayrimenkul alım-satım sözleşmesi” başlıklı belgenin inançlı işlem sözleşmesi niteliğinde olmadığı, bu sözleşmenin taşınmaz alım-satımı sözleşmesi olduğu, ayrıca taksitle satışlarda inançlı işlemin söz konusu olamayacağı, şartları bulunması halinde davacının yalnızca bedel talebinde bulunabileceği, ne var ki eldeki davada davacının yalnızca tapu iptali ve tescil talebinin olduğu, bedel talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.