"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/43 E., 2024/182 K.
Dava; vekalet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde bedel isteğine ilişkindir.
Davacı; mirasbırakan annesi ...’ın çok yaşlı olması, hulus ve saffetinden yararlanılması suretiyle 11.05.1999 tarihinde vekil tayin edilen davalı torunu ...’nın mirasbırakana ait 84... parsel sayılı taşınmazı 15.11.1999 tarihinde iş arkadaşı davalı ...’a satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin muvazaalı olup davalılar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olabileceğini, mirasbırakana satış bedeli ödenmediğini ileri sürerek 84... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tescilini, olmadığı taktirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.000.000.000 ETL bedelin reeskont faiziyle birlikte ödenmesini istemiş; birleştirilen davayı davalı ... ile birlikte diğer davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığına yönelterek aynı taleplerde bulunmuş; 28.01.2004 tarihli ıslah dilekçesiyle taşınmazın değerinden miras payına isabet eden 32.945.000.000 ETL’nin reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar ... ve ... , mirasbırakanın vekaletname tarihinde hukuki işlem ehliyetini haiz olup davalı vekil ...’nın dava konusu 84... parsel sayılı taşınmazla ilgili davalı ... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, mirasbırakana verilecek üç daireden iki tanesini 21.10.1999 tarihinde, diğer daireyi de 09.11.1999 tarihinde davalı ...’a sattığını, mirasbırakanın satış bedelini elden ve nakden aldığını, mirasbırakanın satıştan yaklaşık iki yıl sonra öldüğünü, satış işleminin muvazaalı olmayıp davalı ...’un üç daireyi de alım gücü bulunduğunu, mirasbırakanın satış bedelini kendisine ve hayır işlerine harcadığını; birleştirilen davada davalı ..., davalı ... ile 12.05.1999 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, taşınmazda kat irtifakı tesis ederek 1, 2, 3. kat daireleri arsa sahibine verdiğini bildirip davanın reddini savunmuşlar; birleştirilen davada davalı ... Belediyesi aşamalarda, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 04.06.2015 tarihli ve 2013/103 Esas, 2015/347 Karar sayılı kararı ile; iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davalı ... ve ... ... yönünden davanın kabulüne, davacının miras payı oranında iptal-tescile, birleştirilen davada davalılar ... ve ... Belediyesi yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın asıl ve birleştirilen davada davacı ... ile davalılar ... ve ... tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.12.2018 tarihli ve 2015/16554 Esas, 2018/15651 Karar sayılı kararıyla; vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı iptal-tescil istemli davada tereke elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan dava dışı kalan mirasçıların davaya muvafakatlerinin alınması ya da miras şirketine TMK'nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile yargılamanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu göz ardı edilerek esas hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının eldeki uyuşmazlıkta vekalet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayanarak taşınmazların terekeye iadesini istediği, mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, bozma ilamı doğrultusunda murisin terekesine temsilci atanarak yargılamaya devam edildiği, mirasbırakanın 11.05.1999 tarihli vekalet ile davalı torunu ...’yı satış ve inşaat yaptırma konusunda vekil tayin ettiği, yine 11.03.1999 tarihli vekalet ile davalı ...’yı kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulması konusunda yetkili kıldığı, davalı ...’nın 11.05.1999 tarihli vekalete dayalı olarak davalı ... ile 12.05.1999 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı, anılan sözleşmeye göre 84... parsel sayılı taşınmaza bodrum+zemin+4 normal katlı bina yapılacağının, bir bodrum, zemin ve galeri kat, 4. kat ve hava boşluğunun yükleniciye verileceğinin, 1, 2, 3 normal katların arsa sahibine ait olacağının kararlaştırıldığı, davalı ... Belediye Başkanlığının müzekkere cevabında mirasbırakana ait 84... parsel ile Belediyeye ait 84... parsel sayılı taşınmazların birleştirilmesi ile dava konusu 84... parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, 20 parsel sayılı taşınmaza davalı ...’nin paydaş olup taşınmaz üzerinde inşaa edilen binada 13.10.1999 tarihinde kat irtifakı kurulduğunun, anılan parsele 28.10.1999 tarihinde yapı ruhsatı verildiğinin bildirildiği, dava konusu 84... parsel sayılı taşınmazın 19/132 payı davalı ..., 113/132 payı mirasbırakan adına kayıtlı iken mirasbırakana vekaleten davalı ... ile davalı Belediyenin 13.10.1999 tarihli işlem ile dava konusu taşınmaz üzerinde inşaa edilecek kargir apartmanın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 nolu bağımsız bölümlerinde mirasbırakan lehine, 8 nolu bağımsız bölüm üzerinde davalı ... Belediyesi lehine kat irtifakı tesis ettikleri, dava konusu 84... parsel sayılı taşınmazda bulunan 2, 3, 4, 5, 6, 7 nolu bağımsız bölümlerin mirasbırakan adına kayıtlı iken davalı vekil ...’nın 11.05.1999 tarihli vekaletnameye dayalı olarak 2 ve 3 nolu bağımsız bölümleri davalı ...’a, 4, 5, 6, 7 nolu bağımsız bölümleri davalı ...’a 21.10.1999 tarihinde; 1 nolu bağımsız bölümü davalı ...’a 09.11.1999 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği, 8 nolu bağımsız bölümün 13.10.1999 tarihinde kat irtifakı tesisi yolu ile davalı ... Belediyesi adına tescil edildiği, dinlenen tanıkların beyanlarından davalılardan ...'in, murisin vekalet verdiği ...'nın arkadaşı olduğu, aralarında taşınmazların satışı ile ilgili bir para alışverişinin olmadığı, davacının yaşı itibariyle satış yapmaya ihtiyacının bulunmadığı, satış bedelinin harcandığı ya da terekede muhafaza edildiği yönünde herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafın davacı ile ölmeden önce müteveffanın görüşmesini engellediğinin tanık beyanlarıyla ispatlandığı, yüksek bedelin elden murise verilmesinin hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, kaldı ki 3 adet dairenin bedelinin ölümden önceki 1 yıl içinde muris tarafından harcanmasının mümkün olmadığı, vekaletname ile işlem yapan davalı ... ile satın alan davalı ...'in iş arkadaşı olduğu, davalı ...'in ard arda daireleri satın almasında bir sebep ileri sürmediği ve banka kayıtlarından da satış bedellerini hangi surette ödediği hususlarının ispatlanamadığı, satışların ölüm tarihine yakın olduğu, gerçek bedel ile satış bedeli arasındaki fahiş fark bulunduğu, murisin mal paylaştırma amacının olmadığı, taşınmazı satın alan açısından dahi gerçek bir satış iradesinin bulunmadığı dikkate alındığında davalı alıcı ...'in kötü niyetli olduğu, davalı ...'nın vekalet görevini kötüye kullandığı, diğer davalı ...'in bu durumu bildiği veya gerekli özeni gösterse idi bilebilecek durumda olduğu, murisin terekesinin çıkarlarının korunması gerektiği, davalı taraf murise bakım yaptıkları iddiasında ise de ölümden önceki son 2 yıl murisin yanlarında kaldığı, öncesinde davacının murisin bakımını üstlendiği davalının eylemlerinin evlatlık duygularından kaynaklı insani davranışlar olduğu, davalı ... ve ...'ya karşı açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, diğer davalılara karşı açılan dava açısından satıştan önceki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin murisin menfaatlerine ters düşmediği anlaşılmakla sözleşmenin feshi istemine itibar edilmediği, ... hakkındaki davanın reddinin gerektiği, ayrıca vekalet sözleşmesinin ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmayan belediye hakkındaki davanın husmetten reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davalı ... ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... hakkında açılmış davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak ve davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalktığından, davayı takip yetkisi sona eren davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edene iadesine,
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 2.536,76 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen taraf vekilleri için 40.000,00'er TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine, Dosyanın Sinop 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.